1. bölüm · İBLİSLERİN KRALİYETİ
1)Kanlı Fıçı
Yatağıma sessizce uzandım. İçimdeki heyecan dürtüsünü bastırmaya çalışıyordum, nefeslerimi kontrol etmeliydim ayrıca. Zordu ama yapabilirdim, hayat ilklerle var oluyor…
Nefeslerim düzene girdikten sonra öğrendiğim her şeyi bir bir yapmaya başladım. Bedenim gevşedi, rahatladım, huzuru bedenimden öte ruhumda bulmaya çalıştım. Kendimi oldukça hafif hissediyordum.
Ruhumun bedenimden yavaş yavaş uzaklaştığını hissettim, ölüm gibiydi ama her şeyi görüyordum, yani her şey; koca bir siyahlık görüyordum ve bu her şeydi sanırım. Bedenim yükseliyor, heyecanım kendisini az da olsa korkuya bırakıyordu.
Ruhumu hissettim ama aynı bedenimdeymiş gibi, sanki ruhani değil, bedensel olarak göğe çıkıyordum.
Sonra bir şey oldu, ruhum ağırlaştı. Kendimi ateşlerle kaplanmış hissediyordum, kırmızıklar ve sarılıklarla çevrelendi etrafım. Koca karanlık kendisini bir anda ateşe teslim etti. Ruhum aynı bedenim gibi ağırlaştı.
Ve kendimi yapış yapış bir suyun içerisinde buldum. Bu da neydi böyle? Su ama bir yoğunluğu vardı. Karanlıkta hiçbir şey göremiyordum. Ben… Umarım bir şeyleri yanlış yaparak başka bir evrene düşmemişimdir. Buna dikkat etmiştim. Ama bu ıslaklık, ayrıca ağır kokusuyla beni çevreleyen bu su..
Hayır. Hayır bu su değildi!
-Bu fıçı da nedir Katerina?
-Kraliçenin akşam yemeği için özel getirilen kan efendim.
-Kapağını açın bakalım nasılmış.
Eyvah…
