13. bölüm · İBLİSLERİN KRALİYETİ
13) Başını Dik Tut
Refleksle kapıyı kapattım ve utançtan kızaran yanaklarımla elimi ağzıma kapattım. Havluyu hızla bedenime sardım ve üstüme yatağın üzerindeki beyaz işlemeli çarşafı omuzlarımın üzerinden dolayıp tekrar kapıyı açtım.
Kırmızı ve tuhaf bakışlarına yarım açılmış dudağı da eşlik etti. Sonra konuşmaya başladı.
“Kraliçe Via sizi çağırıyor, en geç yarım saat sonra huzurunda olun ve size, kraliçenin huzuruna çıkarken giyinmeniz için konulan kıyafetleri giyinin. Saçınız için on beş dakika sonra iki çalışan göndereceğiz.”
“Tamam, tamam hazır olacağım. Ayrıca şunu söylemeliyim ki, insan kız oldukça saçma bir tabir.”
“Lanetli veya kurban mı demeliyim?”
“Bana olan nefretinizi kendinize saklayın. Malum, hayatın ne getireceği belli olmaz Başmuhafız.”
“Aynen öyle, hayatın ne getireceği belli olmaz.”
Uzun dişlerini göstererek gülümsedi ve hızla yürüyerek uzaklaştı.
…
Üzerimde özellikle kraliçenin karşısına çıkarken giyinmem için komidinimin üzerine konmuş kadife kırmızı elbise vardı. Altın sarısı işlemeleri belimin çevresinde bir asma yaprağı dalı gibi dolanıyor, benimi daha da belirginleştiriyordu. Omuzlarından dirseklerine kadar yapışmış kolları, bileklerine kadar yelpaze kol şeklindeydi. Hafif bir göğüs dekoltesi, belime tam oturan kısmında sonra genişçe açılan eteği ile gerçekten mükemmel bir elbiseydi.
Gerçekten de tam on beş dakika sonra iki kız gelmiş ve saçlarımı hızla ama özenerek tarayıp salaş bir saç örgüsü yapmışladı.
Aynada kendime baktım.
Burada tek aynaya bakabilen bendim… Tanrım!
“Hazırsanız çıkalım Lena Hanım. Kalfa Katarina sizlere eşlik edecek.”
Daha bu sabah zindandan çıkarılmıştım ve şimdi Hanımdım. Lena Hanım.
Başımı salladım ve kapıya doğru yöneldim. Kapıdan çıkınca yüzüne aşina olduğum Kalfa Katarina koluma girdi, artık daha da gevşek sıkıyor, bir tutukludan ziyade sadece eşlik etmek için koluma giriyordu.
“Lena”
Diye fısıldadı kulağıma eğilerek.
“Kraliçe aslında seni sevdi. Saygını koru, sen onun için kıymetlisin bunu görebiliyorum.”
“Nasıl bir kıymet bu?”
“Bunu ilerleyen zamanlarda kendin anlayacaksın. Başını hep dik tut Lena ama saygını koru, kraliçeye önce baş eğeceksin, eğdikten sonra ise tam gözlerine bakacaksın ki cesaretin görünsün.”
“Cesaret beni bu korkunç durumlardan nasıl durdurabilir ki Katarina? Kurban benim, gün geçtikçe söneceğim.”
“Kurban tekrar dirilirse, bu sefer önünde kimse duramaz.”
