28. bölüm / 43
HİNDİBARüzgar
Bölümler 43Şu an: Rüzgar
- 1 1. Bölüm “Başlangıç”355 kelime
- 2 2. Bölüm “İLK KARŞILAŞMA”2.087 kelime
- 3 3. Bölüm “TEVAFUK”1.634 kelime
- 4 4. Bölüm “ İLK KEZ”611 kelime
- 5 5. Bölüm “ İSİMSİZ ÇOCUK”812 kelime
- 6 6. Bölüm “ACİZLİK”914 kelime
- 7 7. Bölüm “TANIŞMA”1.533 kelime
- 8 8. Bölüm “ BEKLENMEDİK HAMLE”706 kelime
- 9 9. Bölüm “İDDİA”970 kelime
- 10 Rüzgar117 kelime
- 11 10. Bölüm “ŞEMSİYE”792 kelime
- 12 11. Bölüm “ENKAZ”1.089 kelime
- 13 12. Bölüm “GÖREV BAŞLIYOR”632 kelime
- 14 13. Bölüm “ACI İNTİKAM”869 kelime
- 15 14. Bölüm “GÖREV TAMAMLANDI”1.174 kelime
- 16 Rüzgar287 kelime
- 17 15. Bölüm "DERSKOLİK - İLK BULUŞMA"474 kelime
- 18 16. Bölüm "MÜKEMMEL YAKALANIŞ"1.696 kelime
- 19 17. Bölüm "DEDİKODU"955 kelime
- 20 18. Bölüm "AYNI KADER"695 kelime
- 21 19. Bölüm "NE KADAR TANIYORUM"1.327 kelime
- 22 20. Bölüm " YANLIŞ ANLAŞILMA"614 kelime
- 23 21. Bölüm "GİZLİ MİSAFİR"1.242 kelime
- 24 22. Bölüm "TRİPKRALİÇESİ - ŞÜPHE"826 kelime
- 25 23.Bölüm " LİMONBANK"805 kelime
- 26 24. Bölüm "TANIŞMA VAKTİ"1.017 kelime
- 27 25. Bölüm "KAÇAMAK CEVAP"1.794 kelime
- 28 Rüzgar362 kelime · Okuduğun bölüm
- 29 26. Bölüm "PROJE"868 kelime
- 30 27.Bölüm "ENDİŞELENME"829 kelime
- 31 28.Bölüm "DERSKOLİK - DAVETSİZ MİSAFİR"782 kelime
- 32 29. Bölüm "YARA"1.212 kelime
- 33 30. Bölüm "GİZLİ KUTU"1.286 kelime
- 34 31. Bölüm "KULAK MİSAFİRİ"1.262 kelime
- 35 32. Bölüm "KÜTÜPHANE"1.310 kelime
- 36 33. Bölüm "TUZAK"539 kelime
- 37 34. Bölüm "TRİPKRALİÇESİ - TOKA"840 kelime
- 38 35. Bölüm "ÖDEV KURTARMA OPERASYONU"731 kelime
- 39 36. Bölüm "PRENS VE PATATES"1.000 kelime
- 40 37. Bölüm "KABUS"976 kelime
- 41 38. Bölüm "OYUN BAŞLIYOR!"960 kelime
- 42 39. Bölüm "DERSKOLİK - KOLYE"1.217 kelime
- 43 40. Bölüm " İKİ İNATÇI KEÇİ"1.362 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️
Rüzgar,
Tahta sıranın üzeri yaptığı resimlerle doluyken -aslında çiziklerle- o daha büyüğünü yapmak için tenefüs zilinin çalmasını bekledi. Zil çaldığı anda koşarak beyaz tebeşiri alıp, hayat bilgisi kitabında gördüğü resmi yapmak istedi. Büyük uçan balonları. Neredeyse boyunun uzanabildiği kadar kocaman bir yuvarlak yaptı ve yuvarlağın altına da yamuk bir şekilde iki tane çizgi çekti. Yuvarlağa balonun çizgilerini eklerken unuttuğu detayı hatırlatmak adına omzuna dokundum. O masum ifadesiyle birlikte heyecanla gülümserken, öğretmenin masasından aldığım pembe tebeşirle o iki çizginin altına sepeti çizdim. Bunu yaptığımda öylesine mutlu olmuştu ki geriye çekilerek çizdiğimiz resme hayranlıkla bakıp "İşte balonumuz hazır. Buna binip bulutlara dokunabiliriz artık değil mi?" diye sorduğunda "Evet. Hatta gökkuşağına bile dokunuruz." dedim. O küçük dudaklarını büzdü.
"O zaman bunun gerçeğini almamız gerekiyor. Ama çok uzakta dedi öğretmenimiz."
Onu üzgün görmeye katlanamadığım için o anda aklıma gelen ilk fikrimi söyledim. "Buldum. Babamdan bana aldığı uçağın daha büyüğünü isterim. Hem istediğimiz her yere götürür o bizi. Söz." O büzülen dudakları bir anda tatlı gülümsemesiyle renklendi. Ellerini birbirine kenetleyip çenesinin altına getirerek yerinde hafifçe sallandı.
"Yakında biniceğiz. Samet'le birlikte gökyüzüne uçacağız. Bulutlara dokunacağız. "
O bulutlara bensiz uçalı tam on bir sene oldu. Onsuz geçen her günü içime gömeli tam on bir yıl oldu. Kalbimi o gülüşüyle mühürleyeli de..
Ve on bir sene sonra aynı hayali söyleyen o kız, anılarımın kilitlerini teker teker açmaya başladı. Gözleri aynı onun kadar parlaktı söylerken, dudakları onun kadar neşeliydi gülümserken.. Sanki o bulutlardan tekrar uçup yeryüzüne, benim yanı başıma konmuştu. Eğer çocuk olsaydım inanırdım belki ama masallara inanamayacak kadar büyüdüm artık. Sadece bir rastlantı deyip kulak ardı etmem gerekti. Fakat o mühürlenmiş kalbimi çözmek istermişcesine beni kendine çekmeyi başardı. Uzaklaşmak istediğimde ayaklarıma dolanan sarmaşık duygularıyla kendisine hapsetti. Öyle bir kurgunun içerisindeyim ki ne bir adım ileri ne bir adım geriye gidebiliyordum. Aptal gönlüm her seferinde o bakışlarına yenik düşüyordu. Kendime itiraf edemediğim duygularımı zapdetmeye çalıştıkça daha da dibe batıyordum. Bütün bunlar yetmezmiş gibi birde etrafında dolanan o erkekleri teker teker yok etmek istiyordum. Peki ama hangi sıfatla? Artık kendime gelmem gerektiğinin farkına vardım. Yarım kalan o hayali ancak yarım kalan bir adam olarak gerçekleştirebilirdim. Verdiğim o onca yıllık sözü, daha hayatıma henüz girmiş bir kadın için heba edemezdim.
☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️☁️
Bölüm etkileşimi
