HİNDİBA kitap kapağı

22. bölüm / 43

HİNDİBA

20. Bölüm " YANLIŞ ANLAŞILMA"

Vaveyla Yazarı: Merve Bahar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 43Şu an: 20. Bölüm " YANLIŞ ANLAŞILMA"
  1. 1 1. Bölüm “Başlangıç”355 kelime
  2. 2 2. Bölüm “İLK KARŞILAŞMA”2.087 kelime
  3. 3 3. Bölüm “TEVAFUK”1.634 kelime
  4. 4 4. Bölüm “ İLK KEZ”611 kelime
  5. 5 5. Bölüm “ İSİMSİZ ÇOCUK”812 kelime
  6. 6 6. Bölüm “ACİZLİK”914 kelime
  7. 7 7. Bölüm “TANIŞMA”1.533 kelime
  8. 8 8. Bölüm “ BEKLENMEDİK HAMLE”706 kelime
  9. 9 9. Bölüm “İDDİA”970 kelime
  10. 10 Rüzgar117 kelime
  11. 11 10. Bölüm “ŞEMSİYE”792 kelime
  12. 12 11. Bölüm “ENKAZ”1.089 kelime
  13. 13 12. Bölüm “GÖREV BAŞLIYOR”632 kelime
  14. 14 13. Bölüm “ACI İNTİKAM”869 kelime
  15. 15 14. Bölüm “GÖREV TAMAMLANDI”1.174 kelime
  16. 16 Rüzgar287 kelime
  17. 17 15. Bölüm "DERSKOLİK - İLK BULUŞMA"474 kelime
  18. 18 16. Bölüm "MÜKEMMEL YAKALANIŞ"1.696 kelime
  19. 19 17. Bölüm "DEDİKODU"955 kelime
  20. 20 18. Bölüm "AYNI KADER"695 kelime
  21. 21 19. Bölüm "NE KADAR TANIYORUM"1.327 kelime
  22. 22 20. Bölüm " YANLIŞ ANLAŞILMA"614 kelime · Okuduğun bölüm
  23. 23 21. Bölüm "GİZLİ MİSAFİR"1.242 kelime
  24. 24 22. Bölüm "TRİPKRALİÇESİ - ŞÜPHE"826 kelime
  25. 25 23.Bölüm " LİMONBANK"805 kelime
  26. 26 24. Bölüm "TANIŞMA VAKTİ"1.017 kelime
  27. 27 25. Bölüm "KAÇAMAK CEVAP"1.794 kelime
  28. 28 Rüzgar362 kelime
  29. 29 26. Bölüm "PROJE"868 kelime
  30. 30 27.Bölüm "ENDİŞELENME"829 kelime
  31. 31 28.Bölüm "DERSKOLİK - DAVETSİZ MİSAFİR"782 kelime
  32. 32 29. Bölüm "YARA"1.212 kelime
  33. 33 30. Bölüm "GİZLİ KUTU"1.286 kelime
  34. 34 31. Bölüm "KULAK MİSAFİRİ"1.262 kelime
  35. 35 32. Bölüm "KÜTÜPHANE"1.310 kelime
  36. 36 33. Bölüm "TUZAK"539 kelime
  37. 37 34. Bölüm "TRİPKRALİÇESİ - TOKA"840 kelime
  38. 38 35. Bölüm "ÖDEV KURTARMA OPERASYONU"731 kelime
  39. 39 36. Bölüm "PRENS VE PATATES"1.000 kelime
  40. 40 37. Bölüm "KABUS"976 kelime
  41. 41 38. Bölüm "OYUN BAŞLIYOR!"960 kelime
  42. 42 39. Bölüm "DERSKOLİK - KOLYE"1.217 kelime
  43. 43 40. Bölüm " İKİ İNATÇI KEÇİ"1.362 kelime

Ders çıkışına kadar sessizce oturdu yanımda. Ondan beklenmeyen hareketler sergilemesi şaşırttı. Normal bir zamanda gıcıklık yapmadan durmazdı. Bugün beni azat etmişti resmen. Kabanımı giyerken arka sıraya doğru döndüm. Yiğit ile mutlaka görüşmem gerekti. O gün dedikleri kulağımdan bir türlü silinmedi.

"Kafede tanıştığım çocuk varya Yiğit."

Furkan imalı bir tavırla "Ee.." dedi.

"Şey o hangi günler orada çalışıyor. Onunla bir şey konuşmam gerekte."

Sırıtan suratı yanlış anladığını belli ediyordu.

"Yiğit demek.. Hafta sonları çalışıyor diye biliyorum. Ben ona sorarım istersen. Buluşmada ayarlarım kanka.. Orası bende." dediğinde heyecanla susturmaya çalıştım.

"Ya hayır. Öyle bir şey değil. Tamam sen yazarsın bana."

Biz konuşurken Samet deri ceketini üzerine geçirdikten sonra masamın üzerindeki sarı kartonu dürüm gibi hızla sardı. Başı eğik halde yüzümüze bakmadan elini sallayarak uzaklaştı. Ne değişik bir insansın.
Gerçekten nasıl bir bulmacasın sen?
Ben neden çözmek zorundayım seni?

Çocuklara" İyi akşamlar" dedikten sonra siyah kartonu alıp dışarı çıktım..

Aklıma takılan sorular eşliğinde kızlarla bulaşmak üzere çarşıya indim. Meydanla birleşen bu cadde akşam saati olmasına rağmen epey hareketli olurdu. Işıkları güneşe meydan okuyan dükkanlar, iştahımızı açan sokak satıcıları, sesleri birbirine karışmasına rağmen aldırış etmeyen insan kalabalığı... Bu akşama yakışır en güzel yerlerden birini seçtik kendimize. Sıcak ortamı, sakin müzikleri ve rahatça sohbet edeceğimiz yuvarlak masalarıyla her daim mekanımız olmuştur. Her zamanki yerimize otururken siyah kartonu kırışmasın diye önem vererek sandalyeme yasladım.. Üzerimi çıkarırken kızlar kartona bakmak için çabalıyordu. Aldırış etmedim. Garson menüyü önümüze koyarken bakmadan siparişleri verdik. Ve artık muhabettimize başlayabilirdik.

Hilal sırtını sandalyesine doğru yaslayıp "Ee! Dökülün bakalım kızçeler. " dedi. Nur "önce ben itiraz etmek yok." diyerek her zaman ki gibi başlangıcı yapmıştı ve devam etti. "Hakan yine mesaj attı." Biraz merakımızı artırmak için lafı dolandırdıktan sonra sonunda öğrendik.

"Şöyle yazdı: Sayfa 13'teki grafiğin yorumu yarım bırakılmış. Hatırlıyor musun devamını?"

Cemre meraklı gözlerle Nur'a doğru yaklaşıp "Hatırladım deme sakın!" dediğinde "Sence? Psikopat hatırladı. Geçen seneki dersin notunu nasıl hatırlar diye çocuk şok oldu." dedim.

Boşuna arşiv demiyordum Nur'a. Bir şey aklıma takılsa hemen ona sorardım. Ezberi çok iyidir. Bu yüzdende genel olarak yüksek alırdı sınavlardan.

Cemre "Yuh kanka! Artık bişey diyemiyorum sana. Bravo!" diyerek alkışladı.

Sena kahkalarımızı bölmek için elini kaldırıp "Sırada ki ben!" diyerek devam etti.
"Şuan Umut'la baya ilerledi konuşmamız. Ailelerimize anlattık. Yani yakında söz var kızlar hazırlıklı olun."

Hepimizin sevinç çığlıkları arasında bu anı ölümsüzleştirmek için videoya aldık. Cemre "Kim kaldı? Neyse sırayı bozmadan devam edeyim." dedi. Hilal Cemre' ye bulaşmadan duramazdı.

"Dur! Anlatmadan sen tahmin yürütelim. Yine kavga ettiniz. Sen ayrıldın, oda özür dilemek için birşeyler yaptı."

Cemre gayet ciddi bir tavırla "Hayır yanlış tahmin canım. Bir haftadır kavga etmiyoruz. Baya gelişme var bizde." diyerek kahvesini yudumladı. Hayatımda bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. Cemre ve erkek arkadaşı liseden beri birliktelerdi. Normalde bu kadar uzun ilişkilerde kavga oranı düşük olması gerekirken bizimkilerde gittikçe artmıştı. Gerçi bu durumun nedeni süre değil, karakterlerinin birbirine benzer olmasıydı. İkiside inatçı, alttan alan taraf yoktu. Bu yüzden surekli didişirlerdi. Kızlara şöyle bir bakınca sıranın bana geldiğini anladım.

"Başlıyorum o halde" diyerek bugün olanları heyecanla anlattım. Nur ciddi bir tavırla "Kanka sizde bir şey olacak bence, içime doğdu." dediğinde Hilal "Ben Nur'a katılmıyorum. O çocuk kızımıza göre değil. Dengesiz birine benziyor. Öyle değil mi ama?" diyerek omzuma dokundu. Sena "Doğru diyor Hilal. Bir de Allah için yakışıklı çocuk. Yetişemezsin. Çapkın olur öyle tipler. Üzülürsün." diye tamamladı.

Üzgün bir ifadeyle önümdeki çay bardağına doğru baktım ve düşüncelere kaptırdım kendimi. Beni önemsedikleri için böyle konuştuklarını bilsemde içim rahat değildi. Onlarca olumsuz yorumları beynim algılarken, kalbim sadece bir olumluyu kabul edilir hale getirdi. Kendim ile muhasebeleşme zamanım geldi sanırım. Çok geç olmadan kendime engel olmalıydım. İçimi kemiren bu sızıntıyı bir şekilde başımdan atmalıydım. Bu kadar emir kipinden sonra geriye kalan tek şey ama kelimesiydi.. Ve beni en çok korkutan da buydu.. Ama...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.