6. bölüm · Hayal Kırıklığı

6.Bölüm(Çarşamba)

Zeynep

Çarşamba günüydü.

Nehir o sabah alarm çalmadan uyanmıştı. Odanın içi hâlâ karanlıktı. Telefonunu eline aldı.

Hâlâ mesaj yoktu.
İçi garip şekilde sıkıştı ama belli etmemeye çalıştı. Sonuçta kendine sürekli aynı şeyi söylüyordu:

“Abartıyorsun.”

Ama insan bazen en çok, kendini kandırırken yoruluyordu.

Okula giderken kulaklığını taktı. Dün dinlediği şarkıları yeniden açtı. Belki bazı şeyler aynı kalırsa içindeki his de değişmez sanıyordu.

Ders boyunca dikkati sürekli dağılıyordu. Defterine bir şeyler karalıyor, sonra üstünü çiziyordu.
Öğle arasında arkadaşlarından biri yanına oturdu.
“Elinde telefonla niye bu kadar dalıp gidiyorsun sen?” diye güldü.
Nehir sadece “Bir şey yok,” dedi.

Tam o sırada telefonu titreşti.
Kalbi yine hızlandı.
Bu kez gerçekten Yasin’di.
Nefesi istemsizce yavaşladı. Mesajı hemen açtı.
“Dün biraz yoğundum.”
Nehir mesajı görünce birkaç saniye sustu.
Kırılmış mıydı, yoksa rahatlamış mıydı kendisi de bilmiyordu.

Parmakları hızlıca ekrana dokundu.
“Sorun değil.”
Ama aslında sorun olmuştu.
Yine de bunu söylemedi.

Akşam olduğunda yeniden konuşmaya başladılar. Her şey normale dönmüş gibiydi. Yasin yine hikâyelerden bahsediyor, saçma şakalara gülüyor, Mişa’nın perdeleri tırmaladığını anlatıyordu.
Nehir de gülüyordu.

Ama artık konuşmaların arasında küçük boşluklar vardı.
Eskisi kadar hızlı cevap vermiyordu Yasin.
Bazen çevrimiçi oluyor ama yazmıyordu.
Nehir fark etmemeye çalışıyordu.
Aradan belli bir süre geçti ve Yasin tekrar mesaj attı.
"Sana söylemek istediğim bir şey var." Nehir ne diyeceğini merak ederek"Evet, dinliyorum."dedi. Görüldü oldu ama mesaj yok.
Nehir bu durumdan artık sıkılmıştı. Engellemek üzeriydi Yasin'i ama mesaj geldi.

"Benim hayatımda biri var."

Nehir önce anlamadı.
Sonra bir mesaj tekrar geldi
"Bi sevgilim var. Buluştuk hatta bana kek de yapıp getirdi."
Nehir ne yazacağını bilemiyordu,bilincini kaybetmiş gibi hissediyordu.

Telefon hâlâ elindeydi ama parmakları hareket etmiyordu.
Kalbi kırılınca insanın içinde gerçek bir ağrı oluşuyormuş, bunu ilk kez hissediyordu.
Dakikalar boyunca hiçbir şey yazamadı.

Çünkü bazen insanı en çok yaralayan şey, kandırılması değil…
Kurduğu hayallerin tek taraflı olduğunu öğrenmesiydi.