4. bölüm · Hayal Kırıklığı
4.Bölüm(Pazartesi)
Hafta sonu bitmişti.
Pazartesi sabahı alarm sesiyle gözlerini açtığında Nehir’in içi garip bir şekilde hafifti. Uzun zamandır ilk kez güne başlamak ona bu kadar zor gelmiyordu.
Telefonunu eline aldı.
Yasin’den gece atılmış kısa bir mesaj vardı.
“Uyudun mu?”
Nehir istemsizce gülümsedi.
Normalde sabahları telefonu eline almak bile istemezdi. Ama şimdi ilk yaptığı şey mesajlara bakmak olmuştu.
Okula hazırlanırken bile aklı sürekli Yasin'deydi.
Kulaklığını taktı. Her sabah yürüdüğü o uzun yol bugün eskisi kadar yorucu gelmiyordu.
Çünkü artık biri vardı.
Gün boyunca çok konuşamadılar. Dersler, öğretmenler, kalabalık… Ama kısa kısa mesajlar atıyorlardı birbirlerine.
“Ders sıkıcı.”
“Benimki de.”
“Uyuyacağım birazdan.”
“Aynı ben.”
Basit cümlelerdi.
Ama Nehir için uzun zamandır hiçbir şey bu kadar iyi hissettirmemişti.
Ders arasında telefonu titreşti.
Yasin mesaj atmıştı.
“Sesini merak ettim.”
Nehir mesajı görünce birkaç saniye ekrana baktı.
Kalbi hızlanmıştı.
Ne cevap vereceğini düşünürken istemsizce saçını kulağının arkasına attı. Sanki Yasin onu gerçekten görebiliyormuş gibi…
“Benim de,” diye yazdı sonunda.
Mesajı gönderdikten sonra yüzünde küçük bir gülümseme oluştu. Kimse fark etmeden eski bıkkın ifadesini taktı,bir maske takar gibi.
O gün hava soğuktu.Dışarıda şiddetli bir yağmur vardı. İnsanlar hızlı hızlı yürüyordu. Okul koridorları her zamanki gibi kalabalıktı.
Ama Nehir’in içindeki o eski boşluk ilk kez biraz doluydu.Ruhu hafiflemiş gibiydi.
Okuldan çıktı. Kırtasiyeye uğrayıp birkaç not çıkardı. Eve varana kadar hava kararmaya başlamıştı.
Eve gidince yaptığı ilk şey okul formasından kurtulmak oldu. Kalpli bir efoşman takımı üstüne geçirip mutfağa annesinin yanına gitti.
Annesi Nehir'i pembe eşofman giydiğini görünce şaşırmadan edemedi.
"Kızım siyah eşofman giymemişsin."
Nehir bile şaşırmıştı kendine.
"Evet anne,giymedim. Hep aynı renk giyiniyorum bugün bir değişiklik yapayım dedim."
Yemekler hazırdı, Nehir tabağındakileri bitirip odasına çekildi.
Akşam olduğunda yine konuştular.
Bu kez konuşmaları daha da uzun olmuştu.
Yasin sürekli yeni şeylerden bahsediyordu. Yazdığı hikâyelerden, dinlediği şarkılardan, Mişa’nın yine kablolara saldırdığından…
Nehir onu dinlerken farkında olmadan hayal kurmaya başlamıştı.
Belki birlikte kitap yazabilirlerdi.
Belki bir gün gerçekten karşılaşabilirlerdi.
Belki bu kez biri gitmezdi.
“Bazı insanlar hayatına çok kısa süreliğine girer… ama bıraktıkları his, herkesten daha uzun kalır.”
