3. bölüm · GÜNDÜZÜN GECESİ

3. BÖLÜM: IŞIKLAR, GÖLGELER VE SESSİZ SIĞINAK

Çağla Özyürek

Bölümler
1 1. BÖLÜM: YARA İZLERİ VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ 2 2. BÖLÜM: BÜYÜK SAHNE VE İLK GÖLGE 3 3. BÖLÜM: IŞIKLAR, GÖLGELER VE SESSİZ SIĞINAK 4 4. BÖLÜM: GERÇEĞİN YÜZÜ VE GERİ TEPEN TUZAK 5 5. BÖLÜM: GÜNDÜZ'ÜN CEVABI VE DÜŞEN MASKELER 6 6. BÖLÜM: YALANLAR VE ADRESS COVER’I 7 7. BÖLÜM: GERÇEĞİN SOĞUK YÜZÜ VE DÜŞEN MASKELER 8 8. BÖLÜM: BİR CAMİ AVLUSUNDA BAŞLAYAN KADER 9 9. BÖLÜM: BİR KAHVE KOKUSU VE UNUTULAN KİTAP 10 10. BÖLÜM: ZOR BİR GÜN VE BEKLENMEDİK YARDIM 11 11. BÖLÜM: YANLIŞ ANLAŞILMA VE HASTANE TELAŞI 12 12. BÖLÜM: BİR TEŞEKKÜR VE SESSİZ VEDA 13 13. BÖLÜM: BİR NUMARA VE SESSİZ BİR BAŞLANGIÇ 14 14. BÖLÜM: KESİŞEN YOLLAR VE EVDEKİ HESAPLAŞMA 15 15. BÖLÜM: KADERİN GÜZEL TESADÜFÜ 16 16. BÖLÜM: BİR CÜMLE, BİR TOKAT VE KANAYAN YARALAR 17 17. BÖLÜM: KENDİ BEYİTLERİMİZ, KENDİ HİKÂYEMİZ 18 18. BÖLÜM: BÜYÜK FİNAL PROVASI, BASIN SIZINTISI VE HESAPLAŞMA 19 19. BÖLÜM: BİR ÇİÇEK, BİR VEDA VE DÜŞEN UMUTLAR 20 20. BÖLÜM: BÜYÜK FİNAL VE KANATLARINI AÇAN KADINLAR 21 21. BÖLÜM: BÜYÜK MAHKEME, İSTEME MERASİMİ VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ 22 22. BÖLÜM: GÖNÜL TELİ, İLÂHÎ BİR SES VE SÜKSE 23 23. BÖLÜM: KALBİN DİLİ VE EDİP BİR İTİRAF 24 24. BÖLÜM: ÇİFTE DÜĞÜN, İHANET VE NAMUS DAVASI 25 25. BÖLÜM: YARALARIN ŞİFASI, MUCİZE BİTİŞ VE YENİ HAYAT 26 27. BÖLÜM: BİR MELEĞİN VEDASI, KANLI YEMİN VE ÖLÜMSÜZ MİRAS 27 26. BÖLÜM: BÜYÜK YARIŞMA, TEHLİKELİ ŞART VE VEDA BUSELERİ 28 28. BÖLÜM: BİR KABUSUN ARDINDAN GELEN IŞIK VE GERÇEK MUTLULUK

Yarışmadaki o unutulmaz birinciliğin ardından Gündüz ve Gece ismi bir anda tüm ülkenin gündemine oturdu. Gazeteler, dergiler ve dijital medya organları bu iki genci konuşuyor, peşlerini bir an olsun bırakmıyordu. Sahne arkasındaki o görkemli röportaj alanında kameramanların ışıkları göz alıyordu.
Gündüz, kıvırcık kahkülünü hafifçe düzeltip gözlüğünün arkasından mütevazı bir tebessümle mikrofonlara baktı. Muhabirin "Bu başarının sırrı ne, nasıl bu kadar içten söylüyorsunuz?" sorusuna Gece mikrofonu alarak cevap verdi:
"Biz sahnede rol yapmıyoruz. Yaşadığımız acıları, yaralarımızı ve birbirimize olan kardeşlik bağımızı şarkılara döküyoruz. Bizi biz yapan şey geldiğimiz yer ve durduğumuz saf."
Röportaj büyük bir sükseyle tamamlanırken, kulis koridorunun karanlık bir köşesinde Kaan ve Melis ellerindeki telefonla sinsi bir memnuniyetle gülümsüyordu. Kaan, röportaj öncesinde kulis odasının kapısı hafif aralıkken gizlice çektiği fotoğrafı ekranda Melis’e gösterdi. Fotoğrafta; Gece ve Gündüz’ün şov dünyasının o gürültülü hengamesinin ortasında, kendi küçük seccadeleri üzerinde huzurla namaz kıldıkları o samimi an vardı.
"Bakalım bu muhafazakâr ve duru duruşları pırıltılı medya dünyasında nasıl karşılanacak," dedi Kaan, parmağını ekrana basıp fotoğrafı sosyal medyada büyük bir iddiayla dolaşıma sokarken.
Fotoğraf dakikalar içinde sosyal medyanın en çok konuşulan olayı haline geldi. Birkaç saat içinde yüz binlerce yorum yağdı. Bir taraf bu samimi ve manevi duruşu sonuna kadar destekliyor, "Sahnede devleşip kuliste Yaratıcıya sığınan gerçek sanatçılar" diyerek onları el üstünde tutuyordu. Diğer taraf ise acımasızca linç kampanyası başlatmış, "Prim yapıyorlar", "Şov dünyasına din karıştırıyorlar" diyerek ağır eleştiriler yağdırıyordu.
Kulis odasının kapısı çalındığında dışarıdaki bağrışmalar ve flaş patlamaları içeriye kadar ulaşıyordu. Gündüz, telefonundaki linç yorumlarını gördükçe gözlüklerinin arkasındaki gözleri doldu, alnındaki kahkülün gizlediği o yara izi sanki tekrar sızlamaya başladı.
Gece, Gündüz’ün elindeki telefonu yavaşça alıp kapattı. Yanına oturup abla/kardeş şefkatiyle gözlerinin içine baktı. "Bize atılan hiçbir çamur üstümüzde kalmaz Gündüz. Biz o namazı insanlara şov yapmak için kılmadık ki, onların linçleriyle yıkılalım. Biz sadece O’na sığındık."
Gündüz derin bir nefes alarak başını salladı. Rakiplerinin kurduğu bu ilk tuzak onları ayırmaya yetmemiş, aksine aralarındaki sarsılmaz bağı ve inançlarını daha da kenetlemişti. Şimdi hem sosyal medyadaki bu fırtınaya göğüs germeleri hem de yaklaşan yeni aşamada sanatlarıyla cevap vermeleri gerekiyordu.