3. bölüm · GÜNDÜZÜN GECESİ
3. BÖLÜM: IŞIKLAR, GÖLGELER VE SESSİZ SIĞINAK
Yarışmadaki o unutulmaz birinciliğin ardından Gündüz ve Gece ismi bir anda tüm ülkenin gündemine oturdu. Gazeteler, dergiler ve dijital medya organları bu iki genci konuşuyor, peşlerini bir an olsun bırakmıyordu. Sahne arkasındaki o görkemli röportaj alanında kameramanların ışıkları göz alıyordu.
Gündüz, kıvırcık kahkülünü hafifçe düzeltip gözlüğünün arkasından mütevazı bir tebessümle mikrofonlara baktı. Muhabirin "Bu başarının sırrı ne, nasıl bu kadar içten söylüyorsunuz?" sorusuna Gece mikrofonu alarak cevap verdi:
"Biz sahnede rol yapmıyoruz. Yaşadığımız acıları, yaralarımızı ve birbirimize olan kardeşlik bağımızı şarkılara döküyoruz. Bizi biz yapan şey geldiğimiz yer ve durduğumuz saf."
Röportaj büyük bir sükseyle tamamlanırken, kulis koridorunun karanlık bir köşesinde Kaan ve Melis ellerindeki telefonla sinsi bir memnuniyetle gülümsüyordu. Kaan, röportaj öncesinde kulis odasının kapısı hafif aralıkken gizlice çektiği fotoğrafı ekranda Melis’e gösterdi. Fotoğrafta; Gece ve Gündüz’ün şov dünyasının o gürültülü hengamesinin ortasında, kendi küçük seccadeleri üzerinde huzurla namaz kıldıkları o samimi an vardı.
"Bakalım bu muhafazakâr ve duru duruşları pırıltılı medya dünyasında nasıl karşılanacak," dedi Kaan, parmağını ekrana basıp fotoğrafı sosyal medyada büyük bir iddiayla dolaşıma sokarken.
Fotoğraf dakikalar içinde sosyal medyanın en çok konuşulan olayı haline geldi. Birkaç saat içinde yüz binlerce yorum yağdı. Bir taraf bu samimi ve manevi duruşu sonuna kadar destekliyor, "Sahnede devleşip kuliste Yaratıcıya sığınan gerçek sanatçılar" diyerek onları el üstünde tutuyordu. Diğer taraf ise acımasızca linç kampanyası başlatmış, "Prim yapıyorlar", "Şov dünyasına din karıştırıyorlar" diyerek ağır eleştiriler yağdırıyordu.
Kulis odasının kapısı çalındığında dışarıdaki bağrışmalar ve flaş patlamaları içeriye kadar ulaşıyordu. Gündüz, telefonundaki linç yorumlarını gördükçe gözlüklerinin arkasındaki gözleri doldu, alnındaki kahkülün gizlediği o yara izi sanki tekrar sızlamaya başladı.
Gece, Gündüz’ün elindeki telefonu yavaşça alıp kapattı. Yanına oturup abla/kardeş şefkatiyle gözlerinin içine baktı. "Bize atılan hiçbir çamur üstümüzde kalmaz Gündüz. Biz o namazı insanlara şov yapmak için kılmadık ki, onların linçleriyle yıkılalım. Biz sadece O’na sığındık."
Gündüz derin bir nefes alarak başını salladı. Rakiplerinin kurduğu bu ilk tuzak onları ayırmaya yetmemiş, aksine aralarındaki sarsılmaz bağı ve inançlarını daha da kenetlemişti. Şimdi hem sosyal medyadaki bu fırtınaya göğüs germeleri hem de yaklaşan yeni aşamada sanatlarıyla cevap vermeleri gerekiyordu.
