13. bölüm · GÜNDÜZÜN GECESİ
13. BÖLÜM: BİR NUMARA VE SESSİZ BİR BAŞLANGIÇ
Gündüz’ün kolundaki serum yavaş yavaş biterken hemşire gelip iğneyi çıkardı. Gece, kardeşinin işlemlerini tamamlayıp onu dikkatlice arabaya bindirdi ve eve getirdi. Yaşadığı ağır sancının ve serumun verdiği mahmurlukla Gündüz, odasındaki sıcacık yatağına geçer geçmez yeniden derin bir uykuya daldı.
Gece ise salonda bir süre oturduktan sonra içi rahat etmedi. Aklı, hastanede bir an bile tereddüt etmeden kardeşine yardım eden o gence takılmıştı. Tam hastaneden çıkacakları sırada Ömer'in aslında hemen gitmediğini, acil servisin bahçesinde arabasının yanında beklediğini fark etmişti. Adam, sadece yardım edip fırlayan biri değildi; teslim ettiği canın güvende olduğundan emin olmadan oradan ayrılmayacak kadar ince düşünceliydi.
Gece, telefonunu eline alıp o anı hatırladı. Hastane koridorunda Ömer ile helalleşip ayrılmadan hemen önce, bu duru ve güvenilir adama yaklaşarak numarasını rica etmişti:
"Kardeş, bu devirde senin gibi delikanlı, samimi bir dost bulmak zor. Bir ihtiyacın olur, bir gün bir çayımızı içersin... Numaralarımızı kaydedelim, haberleşelim."
Ömer ise o sırada Gece'nin bu teklifiyle içten içe derin bir sevinç yaşamıştı. Gece ile iletişimde kalmak, cami avlusundaki o ilk andan beri aklından çıkaramadığı, yavaş yavaş kalbini kaptırmaya başladığı o kıvırcık saçlı kadına—Gündüz'e—bir adım daha yakın olabilmek demekti. Hiç ikiletmeden numarasını vermiş, iki genç adam samimiyetle el sıkışmıştı.
Şimdi Gece salonda koltukta otururken, Ömer'in kaydettiği numarasına baktı. Aralarında kurulan bu yeni dostluk köprüsü, Gündüz’ün haberi olmadan fatehli bir hikayenin ilk sessiz adımı olmuştu. Ömer, telefonun başında Gece’den gelecek bir haberi, Gündüz'ün iyi olduğu bilgisini beklerken; kalbindeki o tatlı sızı her geçen saniye daha da büyüyordu
