17. bölüm · GÜNDÜZÜN GECESİ

17. BÖLÜM: KENDİ BEYİTLERİMİZ, KENDİ HİKÂYEMİZ

Çağla Özyürek

Bölümler
1 1. BÖLÜM: YARA İZLERİ VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ 2 2. BÖLÜM: BÜYÜK SAHNE VE İLK GÖLGE 3 3. BÖLÜM: IŞIKLAR, GÖLGELER VE SESSİZ SIĞINAK 4 4. BÖLÜM: GERÇEĞİN YÜZÜ VE GERİ TEPEN TUZAK 5 5. BÖLÜM: GÜNDÜZ'ÜN CEVABI VE DÜŞEN MASKELER 6 6. BÖLÜM: YALANLAR VE ADRESS COVER’I 7 7. BÖLÜM: GERÇEĞİN SOĞUK YÜZÜ VE DÜŞEN MASKELER 8 8. BÖLÜM: BİR CAMİ AVLUSUNDA BAŞLAYAN KADER 9 9. BÖLÜM: BİR KAHVE KOKUSU VE UNUTULAN KİTAP 10 10. BÖLÜM: ZOR BİR GÜN VE BEKLENMEDİK YARDIM 11 11. BÖLÜM: YANLIŞ ANLAŞILMA VE HASTANE TELAŞI 12 12. BÖLÜM: BİR TEŞEKKÜR VE SESSİZ VEDA 13 13. BÖLÜM: BİR NUMARA VE SESSİZ BİR BAŞLANGIÇ 14 14. BÖLÜM: KESİŞEN YOLLAR VE EVDEKİ HESAPLAŞMA 15 15. BÖLÜM: KADERİN GÜZEL TESADÜFÜ 16 16. BÖLÜM: BİR CÜMLE, BİR TOKAT VE KANAYAN YARALAR 17 17. BÖLÜM: KENDİ BEYİTLERİMİZ, KENDİ HİKÂYEMİZ 18 18. BÖLÜM: BÜYÜK FİNAL PROVASI, BASIN SIZINTISI VE HESAPLAŞMA 19 19. BÖLÜM: BİR ÇİÇEK, BİR VEDA VE DÜŞEN UMUTLAR 20 20. BÖLÜM: BÜYÜK FİNAL VE KANATLARINI AÇAN KADINLAR 21 21. BÖLÜM: BÜYÜK MAHKEME, İSTEME MERASİMİ VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ 22 22. BÖLÜM: GÖNÜL TELİ, İLÂHÎ BİR SES VE SÜKSE 23 23. BÖLÜM: KALBİN DİLİ VE EDİP BİR İTİRAF 24 24. BÖLÜM: ÇİFTE DÜĞÜN, İHANET VE NAMUS DAVASI 25 25. BÖLÜM: YARALARIN ŞİFASI, MUCİZE BİTİŞ VE YENİ HAYAT 26 27. BÖLÜM: BİR MELEĞİN VEDASI, KANLI YEMİN VE ÖLÜMSÜZ MİRAS 27 26. BÖLÜM: BÜYÜK YARIŞMA, TEHLİKELİ ŞART VE VEDA BUSELERİ 28 28. BÖLÜM: BİR KABUSUN ARDINDAN GELEN IŞIK VE GERÇEK MUTLULUK

Dizlerinin üzerinde dökülen o acı gözyaşları ve odada yankılanan Hassas melodisi, Gündüz’ün içindeki fırtınayı durdurmaya yetmemişti. Kapının ardında duran Gece, kardeşinin bu derin sessizliğine ve hıçkırıklarına daha fazla dayanamadı. Kapıyı sakince açıp içeri girdi, diz çökmüş duran Gündüz’ün yanına oturup onu sıkıca kucakladı.
"Ağla Gündüz," dedi Gece, sesi şefkat dolu bir fısıltıyla. "Ama kimsenin ön yargısının senin ışığını söndürmesine izin verme. Biz bu zamana kadar kimsenin onayına sığınarak yürümedik bu yolu."
Gündüz başını Gece’nin omzuna dayadı, gözlüklerini çıkarıp gözyaşlarını sildi. Kıvırcık kahkülünü geriye iterken gözlerindeki o kırgınlık, yerini yavaş yavaş çelik gibi bir kararlılığa bıraktı.
"Haklısın Gece," dedi sesi titreyerek ama net bir tonla. "Biz başkalarının yazdığı hikâyelerde figüran olmayacağız. Kendi acımızı da, kendi hakikatimizi de kendimiz yazacağız."
İki kardeş, yaralı kalplerinin verdiği o büyük ilhamla salona geçtiler. Gece duvardaki gitarını, Gündüz ise köşedeki bağlamasını kucağına aldı. Ne başkalarının şarkıları ne de ön yargılı insanların sözleri... Şimdi kendi kalplerinden dökülen o ilk özgün besteyi yapma vaktiydi.
Gece gitarın tellerine hüzünlü ama güçlü bir ritimle dokunurken, Gündüz bağlamanın mızrabıyla melodiyi tamamladı. İkili, yaşadıkları haksızlıkları, sokakların soğuğunu, cami avlusundaki o duru duaları ve en nihayetinde yüzlerine çarpılan ön yargıları mısra mısra kâğıda döktü.
“Ön yargının soğuk duvarı bölse de yolu,
Bizim sığınağımız sadece Hak’kın kulu...
Sözümüz sazımızdan, acımız özümüzden,
Kimse silemez bu sevdayı gözümüzden...”
Evlerinin o sıcak ve sade atmosferinde, tamamen doğal bir ortamda bağlama ve gitar eşliğinde bu yeni parçalarını seslendirdiler. Gece, telefonunu bir kenara sabitleyip bu samimi anı kayda aldı ve hiçbir süsleme yapmadan sosyal medya hesaplarından paylaştı: "Bizim Adresimiz, Bizim Müzik."
Video yüklendikten sadece birkaç saat sonra adeta bir dijital kasırga koptu. Samimiyetleri, kırgınlıkları ve pes etmeyen duruşları milyonların kalbine dokundu. Paylaşım yüz binlerce beğeni ve yorum alarak trendlerin ilk sırasına yerleşti.
O sırada evinde oturan Hilal, videoyu izlediğinde gözleri dolarak Gece’ye destek mesajı attı: "Siz tüm ön yargılardan uzakta, çok temiz bir yerdesiniz. Yolunuz açık olsun."
Ömer ise kendi odasında, izlediği video karşısında vicdanının ağır baskısıyla eziliyordu. Yanağında hâlâ Gündüz’ün tokatının sıcaklığı vardı ama kalbinde açtığı o derin yaranın utancı çok daha ağırdı. Gündüz’ün bağlamaya her vuruşunda, kendi kibirli ve kaba sözlerinin ne kadar büyük bir haksızlık olduğunu anlamıştı.
Akşam ezanı okunduğunda sazlarını kenara koydular. Gece öne geçip imame oldu, Gündüz ise her zamanki gibi saygıyla ve hürmetle arkasında saf tuttu. Yan yana, aynı kıbleye yönelerek seccadelerinde namaza durdular. Kendi besteleriyle verdikleri bu güçlü cevap, sadece müzik dünyasına değil, kalplerini kıran herkese verilmiş en asil cevaptı. Şimdi önlerinde, bu kendi besteleriyle çıkacakları devasa büyük final sahnesi vardı.