Gülerken ağlamak(Gerçek ailem) kitap kapağı

11. bölüm / 13

10. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: 10. Bölüm

Videoyu izleyen Sancak ailesi her şeyi anlamıştı. Demir neden böyle bir şey yaşandığını sorgularken, Elif ve Furkan denizin yüzündeki o hayal kırıklığının neden bu kadar büyük olduğunu sorguluyordu ve ikisi de bunun ilgi çekmek için yapılmamış bir hareket olduğunu ilk defa fark etmişlerdi. Ve Kuzey, kuzeyin kafasını kurcalayan tek şey Denizin neden gülmediğiydi. Deniz için gülmek duygularını saklamanın yoluydu fakat bunu bile yapamayacak kadar üzülmüştü anlaşılan. Faruk bey ve Ceylin hanım üzülmüşlerdi ama ebeveyin ve yetkili olan kişi kendileriydi bu yüzden
"Hepimiz dağılıp arayalım" dedi Ceylin hanım.
SAATLER SONRA
Aramadıkları yer kalmamıştı fakat hiç biri onu bulamadı. Hepsi pes edip evin önünde buluştu, polisi aramak üzereyken Elifin aklında bir fikir parladı.
"Siz eve gidin ben gelicem. Ve sakın polisi aramayın" dedi hepsi kafası karışmış bir şekilde ona bakıyordu. İlk başta hiç biri onaylamadı ama onun kararlı ifadesini görünce hepsi kabul edip eve girdiler.
Elif o şehirdeki çoğu kişiyi tanırdı. Baya sosyal birisiydi. Sarenin numarasını bulması çok zor olmadı.
"Alo kimsiniz"
"Sana sadece bir soru sorcam Deniz üzülünce nereye gider"
"Neden ki"
"Sen söyle kardeşim nereye gitmiş olabilir"
"Genelde hep ağaçlarla dolu bir yere gidip orada oturur" dedi Sare şaşkın bir şekilde.
"Bu yer nerelerdedir peki"
Sare konumu tarif etti. Elif telefonunu kapatıp doğruca oraya gitti.
DENİZİN ANLATIMIYLA
Okuldan çıktığım gibi herzamanki yerime gelmiştim. Her hayal kırıklığına uğradığımda buraya gelirdim. Saatlerdir buradaydım.
"Ben ölsem ne olurdu acaba gerçek ailem ne tepki verirdi. Bence Elif ve Furkan mutlu olurdular ve kesin "İlgi çekmek için öldü" derler. Demir ve Kuzey nötr olur herhalde. Furkan bey ve Ceylin hanım üzülürler galiba." sesim ağlamaktan çatallaşmıştı. Yavaş yavaş çıkmaya başlayan aya baktım.
"Bir türlü ölemedim gitti ya. Acaba ölmek için uçurumdan falan mı atlasam hem geri dönüşü olmaz" ciddi bir şekilde bunu düşünürken bir an durdum. "Neden bu kadar düşünüyorum ki" çantamdaki makası aldım ve yukarıya kaldırdım "Söyleyeceğim son şey olcaksa hımmm..." bir süre düşündüm.
"Gülmekten nefret ediyorum. Evet çok gülüyorum ve bundan o kadar nefret ediyorum ki anlatamam" dedim ve tam makası bileğime saplıyacakken bir elin beni durdurmasıyla makas olan elim hareket etmeyi bıraktı.
YAZARIN ANLATIMIYLA
Elif, sarenin söylediği yere son sürat geldiğinde Denizi aramaya başladı. Kısa süre sonra denizi bulmuştu fakat denizin arkası dönüktü ve biriyle konuşuyordu. Bu durumu garip bulan elif çevresine bakındı ama kimse yoktu. Denizi duyabilecek kadar yaklaştığında kanı çekilmiş gibi hissetti. Kardeşi, onun karseşi intihar etmeyi düşünüyordu ama bundan daha da şoke olmasını sağlayan şey denizin o ölse elifin ve furkanın mutlu olcağını ve kuzeyle demirin bunu nötr karşılayacağını düşünmesiydi. O bunları düşünürken deniz bir anda çantasını karıştırmaya başlamıştı. Denizin arkası ona dönük olduğu için ne yaptığını göremiyordu fakat birden elini havaya kaldırmasıyla elindeki makası görmüştü. "Yapma, olmaz ki, sensin olmaz" diye durdurmak istedi ama hareket bile edemiyordu. Sonra denizin sesi yine kulaklarına doldu. Öğrendiği herşeyle daha çok şaşıran elife asıl bitirici darbe denizin gülmekten nefret ettiğini dumuş olmasydı. Deniz sustuktan kısa süre sonra eli hızla aşağı inmeye başlamıştı. Bunu fark eden elif hemen kendini toparladı ve denizin elini yakaladı.
DENİZİN ANLATIMIYLA
Beni durduran kişiye bakmadım ama çok fazla seçenek geçti aklımdan. Arkamı döndüğümde gördüğüm kişiyle gözlerim fal taşı gibi açıldı. Elif. En son beklediğim kişi bile değildi. Ama bir dakika neden bu kadar yıkılmış gözüküyordu.
"Elif, neden buradasın"
"Zararımı var" dedi ,sesi titriyordu ve o an anladım.
"Duydun mu"
Ses yok
"Neden beni dinliyorsun ki sana ne ne dediğimden. Belki de deliyim ve kendi kendime konuşmak hobilerim arasın-"
Ne yaptı. O bana mı sarıldı. Hadi canım. Hayatta inanmam.
Şaşkınlıktan konuşamıyordum
"Yalvarırım bir daha düşünme. Özür dilerim. Belki geç belki hala bir ümit var ama yine de özür dilerim"
İşte bu çok tuhaf gerçekten çok tuhaf.
"Sakin ol. Söz vermeyeceğim ama deniycem. Deniycem de bu seni neden makyajının akmasına sebep olcak kadar yıktı ki"
"Hepsi senin suçun. Hıh! Bir daha böyle bir şey olursa" bir an duraksadı.
"İlk gelceğin kişi ablan olacak"
İşte bu söz bana bir hayat amacı olabilirdi belki de.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

110okunma 1beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…