4. bölüm · GÖLGENŞN ARDINDAKİ SIR
BÖLÜM 4
1.4. ŞAFAK SURLARININ DÜŞÜŞÜ
Gökyüzündeki kapkara devasa geminin karnı açıldığında, etrafa yayılan mekanik çark sesleri fırtınanın uğultusunu bastırdı.
Gemi, sıradan bir asker birliği indirmiyordu. Açılan kapaktan, surların üzerine doğru katran karası, kütlesiz bir sıvı fışkırmaya başladı. Sıvı taş zemine temas ettiği an, canlı bir yaratık gibi sürünerek büyüdü ve içinden onlarca küçük, örümceksi zırhlı mekanizma fırladı. Bunlar, siyah ateşi doğrudan bünyelerinde taşıyan Kadim Sürü'ydü.
"Geri çekilin!" diye bağırdı Alistair, gümüş kanatlarını açıp Elara ve Lumissy'nin önüne geçerek. Mızrağını yere saplayıp etraflarında dairesel bir koruma kalkanı oluşturdu. "Bu kadar çok siyah ateşle aynı anda savaşamayız. Elara'nın gücü henüz tam uyanmadı!"
"Geri çekilecek bir yer kalmadı Alistair!" Thorne erimiş kalkanını bir kenara fırlattı, sırtındaki çift el fırtına kılıcını iki eliyle kavradı. Yüzündeki ter ve kan bir birbirine karışıyordu. "Şafak Krallığı'nın kapısı burası. Surları geçerlerse arkadaki şehri bir saatte küleye çevirirler!"
"Thorne haklı," dedi Elara, nefes nefese.
Mührü fırlattığı o devasa patlamadan sonra sağ kolu tamamen hissizleşmiş, derisi mor damarlarla kaplanmıştı. Her nefes alışında göğsüne saplanan o keskin acıya rağmen ayakta durmaya çalıştı. "Sadece surları savunmuyoruz. Eğer bu gemi güneye ilerlerse Draconis ve Valeria da hazırlıksız yakalanır. Onları burada durdurmak zorundayız."
Lumissy asasını toprağa değil, doğrudan surların harcındaki kadim taşlara sapladı. "O zaman bana birkaç saniye verin!" diye çığlık attı. Yeşil gözleri kor gibi parladı. Surların altındaki dağdan fırlayan devasa sarmaşıklar ve taş bloklar, yaklaşan siyah sürünün önüne aşılmaz bir barikat örmeye başladı. "Eldoria'nın son nefesi bile olsa bu kapı kapanmayacak!"
Ancak yukardaki devasa gemi, surlardaki bu direnişe karşılık ana silahını devreye soktu. Geminin ön kısmında toplanan siyah ateş, tek bir noktada yoğunlaşarak devasa bir küreye dönüştü. Havadaki tüm oksijen ve ışık o noktaya çekilirken, etraf zifiri karanlığa büründü.
"Hepiniz arkama geçin!" diye kükredi Thorne. Kılıcını göğsüne paralellerken bedenini kızıl bir savaş enerjisi kapladı. "Şafak'ın muhafızları asla diz çökmez!"
Siyah ateş huzmesi gemiden patlayarak surlara doğru çakıldı.
