4. bölüm / 7
Gökyüzünün Mirası4.BÖLÜM
Bölümler 7Şu an: 4.BÖLÜM
Sabahın ilk ışıkları odanın taş duvarlarına vurduğunda, gözlerimi hafifçe araladım. Güneş, odanın penceresinden içeri sızıyor, koyu kadife perdelerden sızan ışık, odada altın rengi gölgeler bırakıyordu. Uyanmak istemiyordum, ama sarayın katı kuralları beni harekete zorluyordu. Derin bir nefes alıp yataktan kalktım.
Tam yüzümü yıkarken, kapı usulca tıklatıldı. " Aurora," dedi tanıdık bir ses. "Kahvaltı hazır."
"Lara," dedim iç çekerek, "geliyorum." Hizmetkârım Lara her zamanki gibi dakikti. Üzerime sabah için uygun bir elbise geçirdikten sonra aynada kendimi kontrol ettim. Kolyemi boynuma takıp odadan çıktım.
Kahvaltı salonuna girdiğimde, büyük bir masada yengem ve amcam beni bekliyordu. Yengem, güne her zamanki zarif tavrıyla başlamıştı. Altın işlemeli ince kahve fincanını nazikçe elinde tutuyor, çayından küçük yudumlar alıyordu. Amcam ise, her zamanki gibi ciddi duruşunu bozmadan, önündeki belgeleri inceliyordu.
"Günaydın, Aurora," dedi yengem gülümseyerek. "Umarım güzelce dinlenebilmişsindir."
Başımı salladım. "Evet, yengem, teşekkür ederim. Siz nasılsınız?"
Ö"Gayet iyiyim. Bugün güzel bir gün olacak gibi," dedi yumuşak bir sesle. Amcam ise beni başıyla selamladı, ama dikkatinin bir kısmı hâlâ elindeki belgelere odaklanmıştı.
Kahvaltı sırasında yengemle hafif bir sohbet ettik. Amcam, nadiren lafa katılıyordu. O sırada kapı bir kez daha açıldı ve amcamın muhafızlarından biri içeri girdi. Sessizce amcamın kulağına eğilip bir şeyler fısıldadı. Amcamın yüzünde tuhaf bir ifade belirdi. Bir an için gözleri irileşti, sonra muhafıza gitmesi için işaret etti. Muhafız hızla odadan çıktı, ancak amcamın yüzündeki o anlık rahatsızlık beni düşündürmüştü.
Yengem sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu, ama amcamın tavırları bana normal gelmemişti. Yine de, içimdeki şüpheyi bastırmaya çalışarak kahvaltıma devam ettim. Amcamın bu anlık tuhaflığını pek kafaya takmamaya karar verdim. Belki de sıradan bir meseleydi.
Yemek bittiğinde, hizmetkârlar sessizce masayı toplarken ben de ayağa kalktım. Lara yanıma geldi. "At arabası hazır, prensesim," dedi.
Başımı sallayıp onun peşinden dışarı çıktım. Avluda bekleyen siyah at arabası, beni okula götürmek için hazırlanmıştı. Arabanın içine girip pencerenin kenarına yaslandım. Sarayın taş duvarları yavaş yavaş arkamda kalırken, dışarıdaki yeşil ormanları ve yolları izledim. Yolculuk kısa sürdü ve sonunda okulun büyük demir kapıları önümde belirdi.
İçeriye girdiğimde dünkü gibi beni en çok seven öğrencilerim etrafımı sardı. Günyadınlaşıp bir güzel sohbet ettik, sonrada ben yine okula girdim ve ders için hazırlandım. Bugünde her zamanki gibi ekstra b ir şey yoktu, sınıflara girip dersi bir güzel anlatacak ve çıkacaktım.
Öğretmenlik, gerçekten gurur duyulacak bir meslek. Zorlayıcı bir o kadarda güzel, sadece kendi branşım değil, her türlü branşın ayrı bir zorluğu ayrı bir güzelliği vardı. Ama ben mesleğini severek yapan insanlardandım. Sadece bazı şahıslar, amcam öldükten sonra tahtın başına benim geçeceğimi bildikleri için gereksiz iş yaptığımı düşünürlerdi. Ancak bu durum benim safımdan böyle işlemiyordu. Ben, tabii ki amcam öldükten sonra onun yerine geçecektim ancak o zamana kadar sevdiğim işi yapmak kendimi iyi hissettiriyordu.
Ders zili çaldığında, hızlı adımlarla dersine gireceğim sınıfa girdim. Dün quiz yaptığım sınıftı. Yaptığım quizleri dün dinlenmek istediğimden dolayı hemen okumamıştım, Bugünde ilk onların quizlerini okur, sonrada ders işlemeye devam ederim diye düşünüyorum.
Sınıfa girdiğimde, öğrenciler ayağa kalktı. Ben onlara “Günaydın.” Dedim onlarda bana “Günaydın.” Dediler ve onlara oturmalarını söylediğimde oturdular. “Bugün quizlerinizi okuyacağım.” Dedim, onlarsa çok takmamışlardı, belikli yüksek notlar bekliyorlardı, göreceğiz.
Öğretmenler masasına geçtim, çantamı ve dosyamı masaya bıraktım. Sandalyeye oturdum ve çantamdan bir kalem çıkararak quizleri kontrol etmeye başladım, kontrol ederken de, quizini okuduğum öğrencilerimi yanıma çağırarak yanlışlarını söyleyip, hatalarını nasıl düzeltebileceklerini anlattım.
Yani, diğer quizlerine kıyasla daha iyi notlar almışlardı, bu da çok sıkıntı değil düzeltilebilir bir konuydu.
Teneffüs zili çaldığında bende dahil tüm sınıf dışarı çıktı, nedendir bilinmez ama tüm ders boyunca bahçeden kalabalık sesler geliyordu, sonradan hatırladığımda bugün bir kutlama olduğunu hatırlamıştım.
Bu aralar çok unutkandım, neyden dolayı bilmiyorum ancak yorgun olduğum içinde unutkanlığım baş gösterebiliyordu.
Bu yıl, okulumuzun yüzüncü yıl ellinci yıl dönümüydü,tam elli yıldır bu okulda eğitim gören, meslek sahibi insanlar ve krallar kraliçeler çıkmıştı.
Bende bu okuldan mezun olmuştum. Her türlü bilgiyi en ince ayrıntısına kadar öğrenmiş ve birincilikle okulu bitirmiştim. Şimdi ise Gökyüzü krallığının gelecek kraliçesi ve bu okulda yabancı dil öğretmeniydim.
…
Gün biterken, zihnim dolu ama bir o kadar da yorgun hissediyordum. At arabasıyla okulu terk edip saraya geri dönerken, dışarıda başlayan akşamın serinliği içimi rahatlatıyordu. Ancak, tam sarayın arka ormanlarına yaklaştığımızda at arabası birden durdu. Arabadan dışarı baktım ve ormanın içinde, ağaçların arasında bir hareketlilik fark ettim.
Gözlerim kısık da olsa amcamı tanıdım. Yanında bir adam vardı. Karanlıkta ne konuştuklarını duyamıyordum, ama tartışıyor gibiydiler. Amcamın sert tavırları ve adamın savunmacı hareketleri dikkatimi çekti. Kalbim hızla atmaya başladı. Amcamın bu gizemli buluşması ne anlama geliyordu? Bir an için ne yapmam gerektiğini bilemedim, ama arabadan çıkmak istemedim.
Amcam, adamı eliyle iterek sert bir şeyler söyledi ve ardından arkasını dönüp saraya doğru yürümeye başladı. Adam ise aynı hızla ormanın derinliklerinde kayboldu. Bu sahne, kafamda sayısız soru işareti bıraktı.
Saraya döndüğümde kendime çeki düzen vermeye çalıştım, gördüklerimin normal olacağını düşündüm, çünkü her zaman olayları onlar. Amcama karşı çıkıp, kurallara uymayan insanlardandır diye düşünüyordum yada öyle olmasını dilerdim.
Amcam gerçekten iyi bir insandı ancak bana karşı olan tavırları soğuktu, ilgisini üzerimden eksik etmezdi ama bazen düşmansı bakışlarıyla da yüzleşmek zorunda kalıyordum. Büyüdükçe de umurumda olmadı asla, ne yaparsa yapsın şu an bile beni ilgilendirmemeliydi.
İçeriye girdiğimde ilk olarak Biricikle karşılaştım, beni ilk defa kapıda bekleyen Lara’ya anlamsız bir bakış yolladım. O da kendisine attığım bakışı anladı, önce sağı solu kısacası tüm her yeri kontrol etti, kapıdaki muhafızlardan başka kimseyi göremeyince yanıma geldi, koluma girdi ve gizemli bir tınıyla bana “Amcan net bir şeyler karıştırıyor.” Diye fısıldadı. Lara’ya anlamayarak bakmaya devam ettim “Neyden bahsediyorsun ve ne alaka?” dedim, bende onun gibi fısıldayarak.
“Ama o adamın sana ne diyeceğini asla öğrenemeyecekmişsin?”dedi Lara, kaşlarımı çattım ve “Neden?” Diye sordum. “Çünkü amcan, muhafızlarından birisine, o adam için infaz görevi vermiş. Maalesef adam artık hayatta değilmiş.” Lara'nın anlattıkları biraz gerilmememe, bayada bir hayal kırıklığına uğramama sebep olmuştu. Normalde amcam bir karıncayı bile incitmezken, neden o adam bana bir şey itiraf edecek diye öldürtür ki?
“Sonra bir şeyler duyabildin mi?” diye sorduğumda olumsuzca başını salladı. “Bir anda yine muhafızlar intikal ettiler odaya, bende ayrıldım yanlarından, uzaktan gördüğüm kadarıyla da amcan muhafızlarla bir yere gidiyordu.” Dediğinde, içimde büyük bir şüphe oluşmuştu, bu adam gerçekten bir şeyler karıştırıyordu ama hadi hayırlısı(!)
“Bilmiyorum.” Diye fısıldadım yorgun ve bitkin bir sesle. “İçimde de kötü bir his oluştu şimdi, biliyorsun, gün boyu nasıl hissedersem altından elbet bir mesele çıkıyor.” Diye de devam ettim. “Biliyorum Aurora, ancak içini ferah tut, elbet bir gün bu meselede çözülür diğerleri gibi.” Dediğinde içime su serpmeye çalışan Biriciğe bakıp gülümsedim. Sarıldım sonrada “İyi ki varsın.” Diye fısıldadım “İyi benim arkadaşımsın” dedim.
Yorgunluğumdan ötürü kendimi hemen odama attım ve uyku kıyafetlerimi giyerek yatağıma uzandım, bu gece uyuyabilir miydim olanlardan sonra ve hissettiklerimden dolayı, orası bir bilinmezlik olsa da, Lara’nın dediği gibi bu işin içinden de elbet bir gün çıkacaktım.
Bölüm etkileşimi
