8. bölüm / 11
GİZLİ BAĞKabullenme Zorluğu
Bölümler 11Şu an: Kabullenme Zorluğu
- 1 Maziye sürüklenme1.508 kelime
- 2 Ansızın Gelen Ayrılma2.134 kelime
- 3 Kaybetme Korkusu2.855 kelime
- 4 Beklenmedik Geliş3.462 kelime
- 5 Mutluluk3.394 kelime
- 6 Ben Deli Değilim4.154 kelime
- 7 İyi Değilim5.242 kelime
- 8 Kabullenme Zorluğu3.037 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 Yakınlaşma Hissi4.190 kelime
- 10 Kaybolmuş Hisler2.464 kelime
- 11 Ben Anne Olamayacak Mıyım?2.756 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Boynumda hissettiğim derin nefes ile gözlerimi araladım. Kafamı hafif eğdiğimde kolları belime sarılı,ayakları ayaklarıma dolanmış, bunlarla kalmayıp kafasını boynuma gömmüş Beria'yı görmemle yüzüme büyük bir tebessüm yansımıştı, ne kadar ani bir şekilde ailemize katılsa da onun bana karşı olan yaklaşımından mıdır bilmiyorum ama onunla oynamak bana iyi geliyordu. Yandan telefonumu aldığımda saatin 10.00 olduğunu görmemle üstümdeki Beria'yı uyandırmamaya çalışarak yana kaydırmaya çalıştım,mırıltılar çıkarmasına rağmen uyanmaması iyi olmuştu, bugün baya işlerimiz vardı, onun da enerjisi olması gerekiyor ki bizimle gelebilsindi. Yataktan kalktığımda bavuluma ilerledim , gerekenleri aldığımda lavaboya doğru ilerledim. Lavaboya geldiğimde günlük rutinimi yaptıktan sonra sessiz bir şekilde banyodan çıktım Beriaya baktığımda derin uykuda olduğunu fark edip derin bir nefes çektim. Odadan çıktığımda Açelyanın odasına doğru ilerlerken telefonuma da bakmayı ihmal etmiyordum. Açelyanın odasına geldiğimde kapıya çalmayı zahmet etmeyip hızla içeri girdiğimde yatakta beş karış yatan Açelyayı görmemle sinsi bir şekilde gülümsedim.
Hızla Açelyaya ilerledim yatağın yanına geldiğimde bodoslama Açelyanın üzerine atlarken
"Uyuyan güzel uyan bakalım!"
Diye bağırmamla çığlık atmış,gözlerini ise fal taşı gibi açmıştı.
"Ne yapıyorsun kızım ya!"
"Ne sen yapınca oluyor!"
"Ben böyle mi uyandırıyorum seni!"
"Yani pek öyle olmasa da benziyor diyelim"
Bana tip bir bakış attıktan sonra yataktan çıkmıştı.
"Demir evde mi?"
"Ooo hemende kocasını ararmış"
Tabi benden bu sözleri beklemiyordu ki, yanakları kızarmıştı.
"Ya sussana Efs!"
"Tamam be tamam ya hem şaka da değil ki şunun şurasında bir kaç saat kaldı. Ondan sonra zaten kocan olucak"
"Cidden, saat kaçta nikah olucak?"
"Bilmiyorum, hadi sen giyin, git bir abime sor bende kahvaltı hazırlayayım."
"Tamam, ben sorar gelirim kahvaltı için benide bekle."
Aynen ondan dercesine bakış attığımda odasından çıkmış, mutfağa gelmiştim.
Bir süre ne yemek yapmalıyım diye düşündüm, en sonunda kuymak, yumurta kırması ve patates kızartması yapmaya karar verip işe koyuldum.
Patatesleri tavaya attığımda abim ve Açelya yanıma gelmişti. Abim salona geçti, Açelya ise kahvaltıyı hazırlamama yardım etti. Kahvaltı hazır olduğunda Uras hala aşşağıya inmemişti.
"Uras neden uyanmadı acaba?"
"Bilmem, sen bir bak istersen"
"Ben neden bakıyorum sen baksana Açel"
"Benim şimdi işim var sen bak bir"
Yalan attığına o kadar emindim ki. Ama yapabileceğim bir şey yoktu, bakarız, dünde razı değilmişim gibi bunları demeyi bende beklemiyordum.
Uras'ın odasının önüne geldiğimde derin bir nefes aldıktan sonra kapıyı üç kere tıklatmama rağmen içeriden ses gelmemişti.
"Uras, içeriye giriyorum!"
Yine ses gelmeyince yavaş bir şekilde kapıyı araladığımda içeriye girdim. Yatağa baktığımda, ellerini başının altında birleştirmiş, beline kadar gelen örtü ile bütün kaslarının ortada olduğu Uras'ı görmemle yerimde kalakalmıştım. Gözlerim ilk önce karın kaslarına sonra da kol kaslarına kaymıştı, bu kadar çekici bir vücudu olması normal miydi yoksa ben mi yanlış anlıyordum anlamadım. Düşüncelerimden çıkmak istedim ama onu böyle gören kimse rahat duramazdı, yavaşça yanına yaklaştığımda up uzun kirpiklerini görmemle içgüdüsü olarak ellerim kirpiklerine dokunmak istedi, tam dokunuyordum ki ani bir şekilde Uras'ın gözlerini açıp hızla beni bedeninin altına almasıyla kalp ritimlerim hızlandı.
"Gizlice beni izlemek de neyin nesi Efsel?"
Ağır bir şekilde yutkundum.
"B-ben sadece kahvaltının hazır olduğunu söyleyecektim, üstümden kalkar mısın Uras?!"
"Senin kahvaltı yapana gerek kalmadı, beni izlerken doymuş olmalısın"
Ne dedi bu?
Hızla ellerimi çıplak göğsüne koyup onu üstünden ittirmeye çalıştım,kıpırdamadı bile. Ne bekliyordum ki bir itme ile kocaman üsteğmeni mi ittireceğim!
"Üstümden çekilir misin Uras? Herşeyi yanlış anlıyorsun,üstümden kalk hemen!"
"O zaman neden beni inceledin Efsel?, buna da bir cevabın vardır diye düşünüyorum."
Nefes alamadığımı hissettim, aklım o güne gitti, sanki karşımdaki Uras değil de o gün ki adamdı.
"Lütfen bana dokunma, kalk üzerimden!"
"Ne sikim oluyor lan!"
Uras'ın hızla üzerimden kalkmasıyla derin nefes almaya çalıştım,alamıyordum.
Ellerimi boğazıma attığımda derin nefesler almaya çalışıyordum. Uras'ın komidinin çekmecesini açtığını gördüm, içinden çıkardığı astım ilacım ile gözlerim şaşırmayla büyümüştü.
Benim için odasında astım ilacı mı taşıyordı?
Senin için neden taşısın Efsel, belki başka biri için vardır diye düşündüm, yanıma geldiğinde
"Al, hadi nefes al."
İlacı dudaklarıma dayadığında içime ferah bir nefes çekmem ile rahatladığımı hissettim, Uras'a döndüğümde telaşa kapılmış bir şekilde bana baktığını görmemle içimin sımsıcacık olduğunı hissettim, benim için endişeleniyordu, bunu hissetmek beni mutlu etmişti.
"İyi misin?"
"İyiyim, teşekkür ederim."
"Kusura bakma, böyle olacağını düşünemedim."
Gözlerine baktım, pişmanlık akıyordu gözlerinden, kendimi değişik hissettim, onun bir suçu yoktu aslında.
"Ben ineyim, sende kahvaltıya gelirsin."
Ayağa kalktığımda bir adım atıyordum ki bileğimi tutması ile korksam da ona döndüm.
"Neden bu kadar korktuğunu söylemeyecek misin Efsel?"
Böyle bir şeyi duymayı beklemiyordum ki vücudumu panik sardı.
"K-korkmadım, sadece bir ataktı."
Tedirgin bir şekilde bana baktığında inanamadığı bariz bir şekilde belli oluyordu ama beni sıkmamak için kafasıyla onayladığında bileğimi bırakmıştı.
"Tamam, sen in ben üstümü giyindikten sonra gelirim."
Onaylar bir şekilde kafamı salladığımda hızla odadan çıktığımda sırtımı kapıya yasladım.
Derin nefesler almaya çalıştım,üstümdeki korkuya inat yüzüme bir gülümseme yayıldı. Neden bilmiyorum ama Uras'ın yanında kalp ritimlerim normalden hızlı atıyordu. Düşündüğüm şey olmasın dedim ama oluyordu işte, hayatım boyunca asla olmayacağına emin olduğum şey oluyordu.
Ben Uras'dan hoşlanmaya başlıyordum.
Bunu fark etmek benim için bir işkence gibiydi.
Ama biliyordum, bu sevme değil sadece bir beğeniydi, ya da benim kendimi avutmak için yaptığım bir savaştı.
Ben erkekleri sevemezdim.
Beria'nın ağlama sesini duyduğumda hızlı odaya doğru ilerledim. Odaya geldiğimde yeni uyandığı uzaktan böyle olan Beria'nın yatakta oturur bir şekilde ağladığını gördüm. Yanına geldiğimde ona sımsıkı bir şekilde sarıldım.
"Neden Ağlıyorsun Beria?"
"Ben tok kolkunc bil gabus göldüm"
"Tamam sorun yok ben buradayım korkmana gerek yok."
Küçük ellerini korkuyla sırtıma sarmıştı.
" biliyor musun senin için mükemmel ötesi bir kahvaltı hazırladık hadi üstümüzü giyip kahvaltıya inelim ne dersin?"
"Oluy"
Beni onaylamasıyla ona tebessüm ettikten sonra Beria'yı kucağıma aldığımda lavaboya geçtik.
" şimdi yüzünü yıkayalım"
Küçük başıyla beni onayladığında yüzünü yıkadıktan sonra kahvaltı etmek için aşşağıya indik. İçeriye girdiğimizde abim bir sandalyede onun yanında Açelya onların tam karşısında ise Uras oturuyordu. Kucağımdaki Beria abimi görmesiyle sevinçle konuşmaya başlamıştı.
"Ben geldim Demil!"
Abim Berianın bu tatlı davranışına dayanamamış olacak ki sandalyesinden kalkıp kucağımdaki Beriayı kendi kucağına almış, yanaklarından öpmüştü.
"Acıktın mı bakalım fıstığım?"
Beria onu kafasıyla onayladığında Açelyanın yanına tekrardan geçti. Beriayı ortalarına koyduklarında bende başka sandalye olmamasına saydırıyordum, mecburen Uras'ın yanına oturduğumda garip bir şekilde bana hiçbir zaman bakmamıştı.
Kahvaltı boyunca bazen konuşmuş, bazen de ortaya sessizlik çökmüştü, bunları pek sorgulamadım ama Uras'ın benimle pek muhattap olmaması içimi daraltıyordu. Odada yaşananlardan önce hiç böyle davranmıyordu, bu yüzden bana mesafe koyduğunu düşünmek çok kötü hissettiriyordu, ondan hoşlandığımı daha yeni anlamışken onu kendimden soğutmak asla istemiyordum. Kapıdan abimin sesi geldiğinde yönümü ona çevirdim.
"Beria'ya girdirecek bir şey aldınız mı Efsel?"
"Ben almıştım abi"
"Tamam o zaman verir misin abicim?"
Odada benim ve Beria'ya aldığım kıyafet poşetinin içinden Beria'nın kıyafetini çıkarttığımda onu abime verdim. Abim odadan çıktığında nikaha bir kaç saat kaldığından dolayı duş almam gerekiyordu, sonrasında ise hazırlanırım diye düşündüm. Banyoya girdiğimde üstümdekileri çıkarttıktan sonra duşakabine girdim. Suyu açtığımda buz gibi suyun bedenime çarpmasıyla irkildim, sonrasında su ılıklaşmaya başladığında rahatladım. Duştan çıktığımda üstümden bir ton ağırlık kalkmış gibiydi. Nikah için Açelyanın ısrarla aldırdığı siyah uzun kollu, kollarının bilek kısımları daha bol olup ortaya daha şık bir şey çıkaran, en sorun ettiğim ise kalçamın tam altlarında bitmesiydi. Ama bu Açelyayı kırabileceğim anlamına gelmiyordu, bunu sorun etmemeye çalışarak elbiseyi üstüme geçirdiğimde aynanın karşısına geçtim. Aynadan kendime bakarken sanki bu ben değildim de başka biri vardı karşımda. Kabul ediyorum ki bu elbise bana çok yakışmıştı, normalinde de kendimi çirkin bulmazdım ama bu elbise ekstra bir yakışmış gibi hissettim. Yüzüme kondurduğum tebessüm ile komidinin üstündeki makyaj malzemelerinin arasından kapatıcı, rimel, siyah bir göz far'ı, eyeliner ve olmazsa olmazım Emily 203'ü aldığımda aynanın karşısına oturdum.
Makyajımı yaptığımda, saçlarımı da hafif dalgalandırınca şimdi hazırdım. Aynanın karşısına tekrardan geçtiğimde tam olarak uyumlu bir kombin ve makyaj seçtiğimi düşünürken bir yandan ise makyajımın abartılı olup olmadığı aklımı kurcalıyordu, normal günlerde pek makyaj yapan biri olmadığımdan dolayı böyle düşündüğümü kendime ikna ettiğimde Açelya'ya bakmak için odadan çıktım.
Açelya'nın odasına geldiğimde kapıyı iki kere tıklattığımda Açelya'dan gelen
"Gelll!"
Sesini duyunca rahatlıkla odasına bir adım attığımda karşımda yerde oturarak makyajının son dokunuşlarını yapan Açelya, onun yanında ise kendine allık sürmeye çalışan Beria'yı görmem ile yüzüme koskocaman bir gülümseme yayıldı. Sonunda onlar da anlaşabilmişti. Açelya'ya detaylı bir şekilde baktığımda balık model, hafif sade ama göğüs ve kuyruk kısımlarında açık bir dekolte bulunan straplez tam vücuduna oturmuş onu daha iddalı gösteren kıyafetler ile Açelyayı görmemle onu ne kadar beğendiğimi çekinmeden hemen söyledim.
"Kızım çok güzel olmuşsunn!"
"Beria ile iki saat uğraştık bir zahmet olsun, değil mi Beria?"
"Ebet, hem ben Acilya abılaya giyinerken yaldım ettim."
Küçük kızın heyecanla söyledikleriyle sık bir kahkaha atmıştım.
"Aferinn sanaa çok güzel olmuşsunuz ikiniz de."
"Sende cok güsel olmussun."
Ona göz kırptığımda Açelya'ya tekrardan dönmüştüm.
"Kızım ateş atıyorsun, ben demiştim işte bu elbiseyi alalım diye!"
"Kendini övmeden de duramazmış."
"Eeee tabi ne sandın"
Tabiki de bunları kendini bilmiş bir şekilde söylemişti.
"Eee abim nerde, ne zaman çıkıyoruz?"
"Biraz sonra gelirler."
"Tamam o zaman, senin yapacak bir şeyin kaldı mı?"
"Yok, sadece Beria'nın yüzünü temizliyecektim, malum paylançoya benzetti kendini."
Beria'ya baktığımda şu an gerçekten öyle duruyordu, mavi bir farı çok bilmiş gibi göz kapaklarının üstüne sürmüş, allığı ise yanaklarına bocalamış, çok komik görünüyordu.
"Beria, güzel oldun mu bari?"
"Ebet, ben col sevdim makyasımı"
"Ne güzel, ne güzel ama şimdi makyajımızı çıkarma vakti geldi tamam mı?"
"Olmas ya ben col sevmistim"
"Ama bunları küçükler sürmez ki, hem şimdi demir de gelecek"
"Demil boyle yaptım diye kızal mı ki?"
"Hayır tabiki kızmaz ama seni böyle daha güzel, daha tatlı görmek ister"
"O zaman ben nasıl tatlı olcam?"
"Bak ne diyorum ben sana, benim sana yakışacak mükemmell bir tokam var, onu takalım saka istersen?"
"Ben onu bilmiyolum, ama olur."
İşte şu anda onu küçükken ki Efsel'e benzettim, çocuk haklıydı, daha küçücük, toka nedir bilmez. İşte bu an onun mutlu olması için elimden geldiğince her şeyi yapmaya yemin ettim. Belki abim ve Açelya ile yuva kurmasını çok istiyordum ama Beria'yı hiç yanlız bırakmayacaktım.
Daha ben konuşmadan Açelya'nın konuşmasıyla daha da gülümsediğimi hissettim.
"Biz sana en güzellerini alırız aşkım"
Beria'ya baktığımda mutluluktan dolayı olmalı ki otuz iki dişini gösterir bir şekilde gülümsüyordu.
"Hadi bakalım sen gel benimle Açelya da hazırlansın tamam mı?"
"Timam"
"Biz şimdi odaya çıkıyoruz çıkacakken çağırırsınız."
"Tamam o zaman."
Açelya beni onayladığında yanımdaki Beria ile odaya çıktım. Odaya girdiğimizde ilk olarak banyoya ilerledim, bu yaşta böyle şeyleri yüzüne sürmesi riskli olduğundan dolayı ondan onay aldığımda bir bacağımı havaya kaldırarak Beria'yı o kucağıma oturttuğumda yüzünü yıkamaya başlamıştık.
Beria'nın üstüne dikkat ederek yüzünü yıkadığımda odaya geri döndük. Beria'yı makyaj masasının önündeki sandalyeye oturttuğumda çantamdaki pembe ve beyaz çıtçıtlı tokayı aldığımda tekrardan Beria'ya döndüm.
"Şimdi bunları saçlarına takacağız."
İlk bir an tokaya baktığında mutlu olduğu yüzünden belli oluyordu.
"Pempeee"
"Evet pembee sen çok mu seviyorsun pembeyi?"
"Ebett ben cok sevdimm, senin en sevdıgın renk ne?"
"Ben siyah ve lacivert rengini çok severim."
"Ama onlar çok karanlık deyil mi?"
"Tek karanlık olan onlar değil."
Sessizce mırıldandığım şeyleri duymamış olacak ki halendaha sorumu cevaplamam için bana bön bön bakıyordu.
"Ben seviyorum ya, şimdi sen bunların bırak, gel bakalım saçlarını yapalım."
Dediğim şeyi onayladığında makyaj masasının önündeki sandalyeye daha da yerleşti. Saçlarını yapmam için bana doğru döndüğünde elimdeki tokayı saçlarını acıtmadan kafasına yavaşça yerleştirdiğimde aynadan kendine baktı.
"Cok güsel oldum cok güsell, dimi abıla?"
"Evet Beria prenses gibi oldun, tam uydu sanada"
"Ebett, ebett diyerinide takalımm"
"Dön bakalım"
Kafasını döndüğünde hala otuz iki dişimiz görünür bir şekilde gülümüsüyorduk. Diğer tokasını taktığımda tam olmuştu. Kapıdan gelen öksürük sesi ile ikimizin de kafası o tarafa dönmüştü. Kapıya baktığımda hiç beklemediğim biri oradaydı, evet Uras tam olarak oradaydı.
"Ne zaman geldin sen Uras?"
"Bir süre önce."
"Peki neden geldin?"
Hafif kaşları çatıldığında konuşmaya devam etti.
"Kızım ne sorguya çekiyormuş gibi davranıyorsun?"
"Yok yanlış anladın sen ben sadece bir an seni kapıda görünce şey ettim."
"Tabi tabi şey etmişsindir, neyse siz hazır mısınız?"
"Üstüme kabanımı aldığımda hazır olmuş olucaz."
"Tamam sen kabanını al ben Beria'yı alıyorum."
"Tamam, hadi Beria sen Uras abin ile git ben üstümü giyinip geleceğim."
"Timam Efsel abıla"
Uras, Beria'yı kucağına alıp odadan çıktığında derin bir nefes aldım. Onun yanında belli etmemeye çalışsam da nefes hızım bile düzensizleşmeye başlamıştı. Üstüne giydiği siyah takım elbise onu olduğundan daha yakışıklı ve karizmatik gösteriyor, bu yetmiyormuş gibi sırtının genişliğini de ortaya seriyordu. Büyülenmiş bir şekilde yatağın üstüne ayırdığım kabanı alıp üstüme geçirdiğimde son olarak tekrar aynadan baktığımda şimdi tam olarak hazırdım. Çantamı da aldıktan sonra odadan çıkmış aşşağıya iniyordum. Oturma odasının girişine geldiğimde içeriden gelen sesler ile durdum.
"Efsel abıla cok güsel olmus deyil mi ulas abi?"
Uras'ın ilk önce bir duraksadığını gördüm. Ne cevap vereceğini çok merak etmiş ve kalp ritmim hızlanmaya başlamıştı. Ben onun bir cevap vermesini beklerken o sadece kafasını sallamak ile yetinmişti. Ne kadar yüzüm düşsede modumu yüksek tutmaya çalışaraktan içeriye girdim. İçeriye girdiğimi anlaması ile bakışları bana dönmüştü, gözlerimiz kesiştiğinde karnımın içindeki kelebeklerin hareketlendiğini hissettim.
"Demir ve Açelya hala gelmedi mi?"
"Geliyordular en son"
"Bekleyelim o zaman"
Diyerek Beria'nın boş olan yanına geçtiğimde Beria'nın bakışları bana dönmüştü.
"Açıktın mı Beria?"
Kafasını iki yana sallayarak açıkmadığını belirttiğinde bende onu kafamı sallayarak onaylamıştım. Odaya sessizlik çöktüğünde içeriye giren Açelya ve abime baktığımda gerçekten yakıştıklarını hissettim.
"Hazır mısınız?"
"Biz hazırız sizde hazır görünüyorsunuz."
Hafif ima yaparak dediklerim ile Açelya otuz iki diş sırıtırken Uras ona nasıl baktıysa yüzündeki ifadeyi hemen düzeltmişti. Bir düşününce Uras'a da hak veriyordum, ama bunu takibide Açelya'ya belli edecek halim yoktu.
"Hazırsanız gidelim,geç kalacağız yoksa."
Herkes Uras'ı onayladığında ayağa kalktık. Açelya ve abimin tek gitmesini istediğim için hızla Beria'yı kucağıma aldım.
"Eee ama ben Demil ile gidiciktim."
"Demir ile Açelya gidecek sen bu sefer bizimle gel olur mu?"
"Sen öle diyosan olsun"
Bu kızı yiyecektim, her şeyi onaylıyor hiç sorun çıkartmıyordu ve bu benim onu daha çok ısırma isteğimi güçlendiriyordu. Çocukları severdim, ama bunu pek belli etmezdim, sebebi de yoktu ya da ben bunun farkında değildim,bilmiyordum
"Şimdi nasıl gidiyoruz?"
"Benim arabam ile Demir ve ben gidelim sizde bir arabada gidin olur mu?"
"Sen tehsişi koymuşsun bile güzelim, senin sözünün üstüne söz mü olur. Ama unutmayın ki gözüm üzerinizde."
Uras'ın dedikleriyle hepimiz gülmüştük, evet hepimiz diyorum çünkü Beria bile be olduğunu anlamadığına emin olsam da şen bir kahkaha atmıştı. Gülme faslımız bittiğinde arabaya doğru ilerledik. Arabaya geldiğimizde arkaya yönelerek Beria'yı koltuğa oturtup kemerini taktığımda kapıyı kapattım. Ön koltuğa geçtiğimde Uras da sürücü koltuğuna geçmiş, yerini almıştı.
Nikah salonuna gelene kadar hiç konuşmamış sadece yolu izlemiştim. Zaten açabileceğim bir konu da yoktu. Araba durduğunda Beria'ya döndüm, onu cama yaslanarak uyurken gördüğümde arabadan indim. Arka koltuğa geldiğimde ilk kemerini açtım sonra ise yavaşça onu kucağıma aldım.
"Bana ver istersen, sen yorulma."
Uras'ın teklifini reddemedim, onaylar bir şekilde kafamı salladığımda Beria'yı kucağına almış, kafasını boynuna yaslamıştı. Hep birlikte içeriye girdiğimizde nikah memuru bizi masada bekliyordu. Masaya geldiğimizde nihak memuru abim ve Uras ile sırasıyla tokalaşmıştı. Masaya oturduğumuzda Uras Beria'ya dikkat ederek sandelyeye oturmuş ben ise tam onların yanında oturuyordum.
"Hazırsanız başlayalım."
Açelya ile abimin bakışları saniyelik olarak birbirine döndü, sonrasında ise nikah memurunu onaylar bir şekilde ses çıkardığında nikah memuru konuşmaya başlamıştı.
Nikah memuru bir kaç şey söyledikten sonra asıl konuya geldiğinde hele şükür dememek için kendimi zor tuttum.
"Belediyenin bana verdiği yetki ve irade ile ikinizi de karı koca ilan ediyorum."
Bu sesi duyduğumuzda hepimiz ayağa kalkmış Açelya ise yüzündeki derin tebessüm ile Aile cüzdanını elinde tutuyordu.
Abimden gelen ses ile herkes ona dönmüştü, ben, Açelya ve nikah memuru gülerken Uras pek de gülüyor gibi durmuyordu.
"Kızım ne gerçekten eğleniyor gibi ayağına basıyorsun!"
"Eh abi bunda sorgulama bari, adetten diye şey ettim ben."
"Bence de ondan şey et sen!"
İstemsizce kıkırdamıştım, galiba birtık fazla kıkırdamış olmalıyım ki Uras'ın ters bakışları bana dönmüştü. Mecburen gülmeyi bıraktığında o da önüne dönmüştü. Açelya baktığımda ise yüzündeki derin tebessüm ile elindeki Elizanına bakıyordu, ona bakmayı bırakıp abime döndüğümde açelya'nın bu tepkisine şaşırmış olacak ki şaşkın bir tebessümle ona bakıyordu. Bilmiyorum ama içimden abimin Açelya'ya ısındığını ve ona karşılığı ılımlı davrandığını hissediyorum. Düşüncelerimden çıkmamı sağlayan birinin bakışlarını üstümde hissetmem de. Basımı kaldırdığımda uraz kucağındaki yeni uyanmış Beria'ya bakıyor açelya ve abim ise nikah memuru ile konuşuyordu. Birinin bana baktığını hissetmiştim ama buna takılmamaya çalışarak önüme döndüm. Nikah memuru odadan çıktığında,
"Haydi gidelim o zaman."
Hepimiz abimi onayladığında tam ayaklanmıştık ki çıkış kapısından gelen çok tanıdık bir ses ile Beria dahil hepimizin bakışı oraya dönmüştü. Çıkış kapısına baktığımda ne zaman sinirlensek kaşlarını çattığında küçük çukur ortaya çıkmış, üstündeki heybet ile babamın bize doğru ilerlemesi pek hayra alamet değildi ,ki bunu sadece ben anlamış olmalıyım ki abimin bakışı saniyelik olarak bana dönmüştü, kaşlarını çatmış bir şekilde babamın bize doğru gelmesini izlemeye başlamıştı. Yanımıza vardığında tam abimin karşısına dikildi, ne ara elini kaldırdığını anlamadığım bir hızla eline abimin yanağına indiriyordu ki onun elinin üstüne kapanıp abime vurmasına izin vermeyen el ile duraksamıştı, elin sahibine baktığımda abimin önünde tüm heybeti ile dikilen Uras'ı görmem ile ona hayranlıkla baktım.
" hop! Orada dur amca!"
" seni severim Uras ama bu seni ilgilendiren bir şey değil, çek şimdi o elini!"
"Bırak Uras ."
Abimin sakin bir şekilde dedikleri ile Uras babamın kolunun üstündeki elini geri çekti.
"Senin burada ne işin var demir, hemen bana bu saçmalığı açıkla !"
" saçmalık dediğin şey ben nişanlandım!"
" gelmiş karşıma ben nişanlandım mı diyorsun lan, kafana taş mı düştü senin!"
" kafama taş düştüğü yok baba!"
" peki bana bunu ne zaman söyleyecektin demir?"
Abime baktığımda yüzünde en küçük pişmanlığa bile yer yoktu.
" gerçek bir evlilik olmadığından dolayı sana bunu söylemedim, askeriyeye uğradıktan sonra eve gelip sana bunu söyleyecektim zaten."
Bakışlarım babama çevirdiğimde ifadesi biraz yumuşasa da hâlâ seninle olduğu belli oluyordu, haklılık payı vardı ama yine de daha sakin olabilirdi değil mi çünkü onun sakin olduğu bir zaman bile yoktu .
" bunları sonra konuşuruz şimdi buradan çıkalım, başka bir randevu olabilir."
"Efsel doğru söylüyor, dışarıda konuşmaya devam edersiniz."
Uras beni aradığında babam önde olmak üzere hepimiz dışarıya çıkmıştık.
Dışarıya çıktığımızda babamın gözleri ben ve abim arasında gidip geldi sonrasında konuşmaya başladı.
" siz ikiniz benimle geliyorsunuz, olanların hepsini evde bana tek tek anlatacaksınız."
Abim babamı kafasıyla onayladığında ne kadar kadar panik olsam da ben de onu onaylamıştım.
abimin bakışları diğer tarafa döndüğünde ilk olarak Uras'a bakıp konuşmaya başladı.
"Beria sana ve Açelya'ya emanet ben gelene kadar ona iyi bakın akşama doğru geliriz."
" o iş bizde birader gözün arkada kalmasın."
Abim bakışları son olarak açelya'ya döndüğünde acele onu onaylar bir şekilde kafasını salladı. Abimle birlikte mecburi olarak babamın arabasına doğru ilerledik. Arabaya bindiğimizde kafamı cama yaslayıp dışarıyı izlemeye başladım evde ne olacağına kestiremiyordum ama iyi şeyler olmayacağı kesindi.
___________________
Sınavlarımdan dolayı büyük bir aradan sonra tekrardan buradayım aşklarrrr
Bundan sonra düzenli bölümler gelir diye umud ederekten bu bölümü atıyorumm.
Bölüm hakkında yorumlarınızı beklerim, sizce bir dahaki bölümde bizi neler bekliyoor??
Bir dahaki bölümde görüşürüz aşklarrr💕✨
Bölüm etkileşimi
