19. bölüm / 20
Gitme, karanlık olur (teoden)Soğuk bi kalp
Bölümler 20Şu an: Soğuk bi kalp
- 1 Benim güvenli limanım782 kelime
- 2 Son bir gün1.238 kelime
- 3 Fırtına956 kelime
- 4 Az kalsın1.031 kelime
- 5 Gece mesaisi552 kelime
- 6 Artık bizi ölüm bile ayıramaz1.055 kelime
- 7 Kurallar725 kelime
- 8 Depo1.421 kelime
- 9 Gemici düğümü949 kelime
- 10 Kavga510 kelime
- 11 Travma831 kelime
- 12 Baskın587 kelime
- 13 Bebek613 kelime
- 14 Ayrılık ve intihar488 kelime
- 15 Mucize640 kelime
- 16 Fıstıklı534 kelime
- 17 Bazı hikayeler yarım kaldığı için sonsuzdur292 kelime
- 18 Duyuru/spoiler31 kelime
- 19 Soğuk bi kalp448 kelime · Okuduğun bölüm
- 20 Bi umuttur hayat383 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bi hastalık can alabilirmiydi hemde tek değil 2.
"Karımı görmek istiyorum karımı verin bana o ölmedi şaka yapıyor bana o karımı verin ulan, o soğuğu sevmez üşür o bırakın sarılıyım ısınsın , karımı verin bana ulan!"
Her zaman soğuk mu incitir canımızı ya soğumuş taş kesilmiş haldeki bi kalp tekrar atarmıydı? Ölmüş olan biri aslında yaşarmıydı?
"Beyefendi prosedür gereği içeri giremezsiniz malesef"
"Sikerim lan senin belanıda prosedürünüde benim karım içeride üşüyor lan"
Bi dost acıyı hafifletir miydi donmuş kalbi ısıtır mıydı?
"Teoman dedi şişmiş gözlerle"
"Deniz deniz nerde o ölmez o çok güçlü ona bişey olmaz o üşür orda, o iyi teoman o iyidir deniz yaşar mucizeler hep vardır şaka yapıyordur deniz, deniz deniz nerdesin?"
Kalp bi kere durdumu atmaz birdaha biz yaşasakta bazen kandırırız sevdiğimizi zorundayızdır biz buna acıtmakta korkarız kırmaktan korkarız biz acısakta kırılsakta
Deniz tüm sesleri duyuyordu ama konuşamıyordu sanki bir nefeslik mesafedeydi ama çıkmıyordu sesi anca göz yaşları düşüyordu yüzüne zorlanmıştı kırılmıştı ama doğrusu buydu...
Bazen en acımasız sessizlik, boğazınıza düğümlenen o hakikattir; kelimeler göğsünüzü parça parça eder ama dışarıya sadece sessiz bir damla yaş sızar, çünkü ruhun enkazı ancak bu kadar ses çıkarabilir.
Teoman leylanın zoruyla eve gitmişti yatağına uzandı hala karısının kokusu vardı gözlerini kapattı ve ölmeyi diledi binlerce kez uyandığında baş ucunda denizi gördü gülümsüyordu ona yaklaştı ve "geçti hepsi geçti ben yaşıyorum teooman hemde yakınında bir nefeslik mesafe vardı ama sesim çıkmadı" dedi ama teoman bunun bi rüya olduğunu biliyordu.
Bazen en tatlı rüya, uyanmanın kaçınılmaz olduğu o keskin gerçeğin elinde can verir; zira zihin, yokluğuna katlanamadığı ruhu yeniden yaratmak için kendi cehenneminde hayaller kurar ve insan, gördüğü o yalanın gerçek olmadığını bildiği halde, o uykunun içinde ebediyen kalabilmek için ömrünü vermeye razı gelir."
Teoman mucize için hazırladıkları o güzel bebek odasına baktı sinirden delirmişti herşeyi yıkıp dökmeye başladı
"İnsanın göğsüne saplanan en keskin bıçak ölüm değil; henüz dünyaya gelmemiş bir mucizenin hayaliyle pastel boyalarla süslenmiş, minik beşikleriyle umut doluyken birden dipsiz bir mezarlığa dönüşen o boş odanın boğucu sessizliğidir. Hayatın ve ölümün o ince, acımasız çizgisinde insana sorulan o sahte seçimlerin, gerçeği örten her bir suskunluğun ve yalanın bedeli, en ağır şekilde kesilir. Duyguların en büyük zayıflık olduğu o demlerde, insan sevdiğinin yokluğuyla delirir; yıkıp döktüğü her eşyada aslında kendi ruhunu paramparça eder. Gözlerini kapattığında binlerce kez ölmeyi dileyen, rüyalarında sevdiği kadının dokunuşuyla ve 'geçti hepsi, yaşıyorum' fısıltısıyla teselli bulan bir adamın, uyanık olduğu her an o yalanın ve enkazın ortasında kalması, hayatın insana tattırdığı en büyük işkencedir. Gerçek ile hayal, hastane odasında bir nefes ile şehrin ortasındaki bu devasa yıkım arasında sıkışıp kalan o kalp, artık ne yaşayabilir ne de tamamen ölebilir; çünkü bazı hikayeler yarım kaldığı için sonsuza kadar kanamaya ve bu amansız karanlığın içinde kaybolmaya mahkumdur.
Bölüm etkileşimi
