Geceye satılanlar kitap kapağı

4. bölüm / 7

Geceye satılanlar

4.BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: İremiyy ✨

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: 4.BÖLÜM

Geçmişin o kalın ve boğucu perdesi odanın üzerine ağır bir sis gibi çökmüşken, Leyla ve Barlas arasındaki bu nefes kesen yakınlık odadaki havayı tamamen değiştirmişti. Barlas, dirsekleri üzerinde doğrulup çıplak omzundan süzülen ter damlalarını fark ettiğinde bile gözlerini Leyla’nın üzerinden bir an olsun ayırmıyordu. Genç kadının tenindeki her bir kıvrım, her bir soluk, adamın zihnindeki tüm tehlike çanlarını susturuyor; yerine sadece bu kadına duyduğu o dizginlenemez ve hastalıklı sahiplenme duygusunu bırakıyordu.
Leyla, yatağın yumuşak dokusu üzerine serilmişken, Barlas'ın o karanlık ve delici bakışları altında kendini adeta yeniden doğmuş gibi hissediyordu. Hayatı boyunca hep bir şeylerden kaçmak zorunda kalmış, kimseye boyun eğmemek için o sert ve keskin duvarları örmüştü. Ama şimdi, bu adamın kollarının arasında o duvarların tuğla tuğla yıkılışını izliyordu. Barlas, yavaşça parmak uçlarını Leyla’nın yanağına götürdü; nasırlı, tehlikeli işlerin adamı olan o eller, şimdi sanki kırılgan bir porselene dokunur gibi inanılmaz bir özenle teninde geziniyordu.
"Bana bu kadar teslim olman..." diye mırıldandı Barlas, sesi boğazından kopan derin bir hırıltı gibiydi. "Beni korkutuyor, Leyla. Çünkü senin bu halin, benim tüm dünyayı yakıp yıkma isteğimi körüklüyor."
Leyla, adamın parmağını yanağında hissederken hafifçe gülümsedi. Bu gülümseme masum değil, aksine cehennemin kapılarını kendi elleriyle aralayan bir kadının zafer gülümsemesiydi. "Korkmalısın zaten, Barlas," dedi, sesi odayı dolduran fısıltılı bir tehdit gibiydi. "Çünkü ben sıradan kadınlara benzemem. Benimle oynadığın bu oyun, sonunda ikimizi de kül edecek."
Barlas bu söze karşı koyu bir gülüşle karşılık verdi ve aniden öne doğru eğilip dudaklarını Leyla’nın boynundaki hassas noktaya, kalbinin atışını en net hissedebildiği yere bastırdı. Sıcak nefesi tenine değdiği an Leyla’nın gözleri istemsizce aralandı, sırtı yay gibi kavislenirken ellerini adamın geniş sırtına, kasların üzerinden geçerek sıkıca geçirdi. Barlas, bu tepkiyle birlikte daha da hırslandı; dudakları boynundan köprücük kemiğine doğru kayarken, elleri de genç kadının belini kavrayıp onu kendine tamamen mühürledi.
Oda; dışarıdaki dünyanın soğukluğundan, entrikalarından ve tehlikelerinden tamamen arınmış, sadece ikisinin kalp atışlarının ve birbirine karışan soluklarının yankılandığı yepyeni bir evrene dönüşmüştü. Barlas, başını kaldırıp doğrudan Leyla’nın gözlerinin içine baktı. Göz bebekleri arzu ve tutkuyla tamamen kararmıştı.
"O zaman bu cehennemde birlikte yanacağız," dedi Barlas, ve hiç bekletmeden dudaklarını Leyla’nın dudaklarına vahşi, açgözlü ve geri dönüşü olmayan bir açlıkla bastırdı. Öpüşmeleri bir savaşın en kızgın anı gibiydi; ne Barlas geriye çekiliyordu ne de Leyla teslim bayrağını çekiyordu. Dilleri birbirine dolanırken odadaki her şey anlamını yitirdi.
Zaman, dışarıdaki sokaklar, geçmişteki hesaplar ve gelecekteki tehlikeler... Hiçbiri artık var olmamcasına silinip gitmişti. Barlas’ın elleri Leyla’nın bedenini ezberlerken, genç kadın da bu tehlikeli adamın ruhuna kilitlenmişti. Odanın loş ışığında, tenlerin ateşi ve birbirine zincirlenmiş bu iki yaralı ruhun mücadelesi, sabahın ilk ışıklarına kadar durmaksızın devam etti.