75. bölüm · Elementlerin Varisleri
74. BÖLÜM: KALPLERİN DURDUĞU AN VE GİZLİ KAÇIŞ
Su Konağı'nın salonunda sadece mum ışıkları yanıyor, rüzgarın ve okyanusun fısıltıları havada dans ediyordu. Ocean ve Wind, dış dünyayı tamamen unutmuş, birbirlerinin kollarında kaybolmuş, tutkuyla öpüşüyorlardı. Giysileri çoktan üzerlerinden sıyrılmış, aşklarının saf haliyle birbirlerine sarılmışlardı.
Tam o kritik anda, kapının dışından gelen gürültülü gülüşmeler ve ayak sesleri o anı bir bıçak gibi kesti. "Sürpriz! Ocean kesin çok sevinecek!" diyen Star’ın sesi evin içinde yankılandı.
Ocean ve Wind, duydukları sesle bir elektrik çarpmışçasına birbirlerinden ayrıldılar. Gözleri korkuyla açıldı. Wind, panikle çıplak bir şekilde yatak odasına doğru fırlarken, Ocean da aynı telaşla yerdeki giysilerini toplamaya çalışıyordu.
Anahtarın kapı kilidinde döndüğü o korkunç sesi duyduğunda, Star’ın arkasındaki Fire ve Justin’in meraklı sesleri duyuluyordu. Star, kapıyı açar açmaz salonun ortasında duran yarı giyinik Ocean'ı ve rüzgar gibi yatak odasına koşan çıplak Wind'in son silüetini gördü. Star'ın gözleri şaşkınlıkla kocaman açıldı.
Hızla kapıyı kapatıp arkasına yaslandı. "Henüz değil çocuklar! Ocean biraz hasta, şu an müsait değil!" diye bağırdı arkadaşlarına doğru. Fire ve Justin itiraz etse de Star'ın kararlı tavrı onları oyalamaya yetti.
Bu sırada yatak odasında Wind, kalbi yerinden çıkacakmış gibi atarken giysilerini alelacele üzerine geçirdi. Balkon kapısını sessizce açıp aşağı atladı. Rüzgar elementini kullanarak ses çıkarmamaya çalışarak karanlığın içinde kayboldu.
Salonda ise Ocean, nefes nefese kalmış bir şekilde dağılmış saçlarını düzeltiyor, yerdeki giysilerini toplayıp hızlıca üzerine geçirmeye çalışıyordu. Wind'in kokusu hala buram buram üzerindeydi. Son anda koltuğa uzandı, kumandayı eline alıp televizyonu açtı ve sanki film izliyormuş gibi yapmaya başladı.
Star, arkadaşlarını biraz daha oyalamanın ardından nihayet içeri girdi. Arkasında Fire, Justin, Silver ve birkaç okul arkadaşı vardı. Jia da meraklı gözlerle içeriye süzüldü. Herkes Ocean’ın yüzündeki telaşı fark etmişti.
"Noldu Ocean, iyi misin?" diye sordu Star, sanki hiçbir şey görmemiş gibi. Ama Ocean'a attığı muzip bakış, "her şeyi biliyorum" diye bağırıyordu.
Silver, masanın üzerindeki iki boş kadehi görünce yine tek kaşını kaldırdı. "İkinci kadeh kimin için Ocean? Yoksa gizli bir misafirin mi vardı?" diye sordu muzipçe.
Ocean, soğukkanlılığını korumaya çalışarak, "Kendi kendime şarap içiyordum Silver, moralim bozuk olduğunda bazen böyle yaparım," dedi. Ama kalbinin gümbürtüsünü herkesin duyacağından korkuyordu.
