70. bölüm · Elementlerin Varisleri
70. BÖLÜM: OKYANUS KRALININ ÖFKESİ
Wind, Ocean’ın yatağının önünde diz çökmüş, gözyaşları içinde af dilerken; odanın kapısı adeta bir tsunami dalgası çarpmışçasına gürültüyle açıldı. İçeri giren kişi, adımları yeri sarsan, gözlerinden şimşekler çakan Poseidon’du.
Poseidon, Wind’i kızının eline yapışmış, diz çökmüş bir halde görünce duraksadı. Odadaki hava bir anda ağırlaştı, sanki suyun dibindeymiş gibi bir basınç oluştu. Poseidon, Wind’in yanına gidip onu devasa gücüyle ensesinden tuttuğu gibi ayağa kaldırdı.
"Demek buradasın," dedi Poseidon, sesi derinden gelen bir gök gürültüsü gibiydi. "Kızım senin için canından vazgeçmişken, sen onun ruhunu söküp aldın Wind!"
Wind, Poseidon’un o yakıcı bakışları altında ezilse de gözlerini kaçırmadı. "Haklısınız efendim. Ne derseniz haklısınız," diye mırıldandı.
Poseidon, Wind’i sarsarak yüzüne yaklaştı. Gözleri masmavi bir ışıkla parlıyordu. "Bana bak rüzgarın oğlu! Bu sana ilk ve son uyarım. Ocean benim tek kutsalım. Eğer onu bir kez daha ağlatırsan, bir kez daha okyanuslarını kurutursan; baban Aiolos bile seni elimden alamaz. Rüzgarını sonsuza dek keser, seni nefessiz bırakırım!"
Poseidon’un bu tehdidi odadaki camları titretti. Ocean, yatağından halsizce elini uzattı. "Baba... lütfen bırak onu," diye fısıldadı.
Poseidon, kızının sesini duyunca bir an durdu. Wind’i sertçe bıraktı ama parmağını ona doğru sallamaya devam etti: "Onun hatırına şu an bu odadan sağ çıkıyorsun. Ama unutma Wind, okyanus asla unutmaz ve asla tamamen sakinleşmez. Kızımı bir daha üzersen, fırtınanın ne demek olduğunu sana ben öğretirim!"
Wind, derin bir nefes alarak toparlanmaya çalıştı. Poseidon’un bu uyarısı, sadece bir tehdit değil, aynı zamanda Wind’in omuzlarına binen devasa bir sorumluluktu. Poseidon, Ocean’ın alnından öpüp odadan çıkarken, geride birbirine bakan iki yaralı kalp bıraktı.
