7. bölüm · Elementlerin Varisleri
7. BÖLÜM: YILDIZLARIN VE SULARIN BULUŞMASI
Torrent, tam elini tekrar havaya kaldırıp otoritesini kuracakken, bakışları Ocean’ın hemen arkasında duran Star’a kilitlendi. Az önceki öfkeli ve sert ifadesi, yerini büyük bir şaşkınlığa ve derin bir saygıya bıraktı.
"Bu... Bu mümkün olamaz," diye mırıldandı Torrent. Az önce Fire'ı savuran o devasa su pençesi anında denize karışıp yok oldu. Torrent, birkaç adım öne çıkarak Star’ın önünde hafifçe eğildi.
"Prenses Star..." dedi Torrent, sesi bu kez bir şelale gibi değil, sakin bir dere gibi akıyordu. "Sizi bu halde görmek ne büyük bir sürpriz. Su Hanedanı ve Galaksi Hanedanı binlerce yıldır dosttur, ancak sizin burada, kardeşimin yanında olduğunuzdan haberimiz yoktu."
Ocean ve Star şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. "Prenses mi?" diye kekeledi Star. "Ben sadece... sıradan biriyim sanıyordum."
Torrent gülümsedi, bu kez samimiydi. "Sıradan bir yıldız tozu bile sizin kadar parlak olamaz. Siz, gökyüzünün ve tüm galaksilerin varisisiniz."
Torrent, elini iki genç kıza doğru uzattı. "Zaman daralıyor. Gerçek kimliklerinizi öğrenmek ve güvenliğe kavuşmak için saraya gitmeliyiz. Aileleriniz orada sizi bekliyor olacak."
Ocean ve Star, Torrent’in elini tuttuğu anda etraflarını devasa bir su küresi kapladı. Wind ve Fire şaşkınlıkla bakarken, küre denizin dibine doğru hızla daldı. Dakikalar sonra, okyanusun en derin noktasında, kristallerden ve parlayan mercanlardan yapılmış, kubbesi gökyüzündeki yıldızları yansıtan devasa Su Sarayı'na ulaştılar.
Sarayın ana salonuna girdiklerinde, tahtta oturan Poseidon ve Tethys ayağa kalktı. Ama yalnız değillerdi. Yanlarında, üzerlerinde galaksilerin ışığını taşıyan, pelerinleri takımyıldızlarla süslenmiş görkemli bir çift duruyordu.
"Anne? Baba?" dedi Star, karşısındaki parlayan figürlere bakarak. Galaksi Kralı ve Kraliçesi, kızlarına doğru yürüdüler. Star o an hissetti; damarlarında kan değil, saf yıldız ışığı akıyordu. O, karanlığı aydınlatan en parlak varisti.
Ocean ise kardeşlerine ve anne-babasına bakıp sonunda ait olduğu yeri bulmanın huzuruyla Star’ın elini sıktı. İki kadim dost aile, bin yıl sonra tekrar bir araya gelmişti.
