68. bölüm · Elementlerin Varisleri
68. BÖLÜM: ODADAKİ SOĞUK RÜZGAR
Ocean ve Star hala birbirlerine sarılmış, o korkunç on bir günün izlerini silmeye çalışırken kapı yavaşça açıldı. İçeri giren kişi, elinde bembeyaz zambaklardan oluşan bir demet çiçekle Jia’ydı. Jia’nın o çekik siyah gözlerinde bu sefer gurur değil, derin bir hüzün ve pişmanlık vardı.
Adımını attığı an, odadaki hava bir anda ağırlaştı. Star, Ocean’ın önünde adeta bir kalkan gibi durarak Jia’ya döndü. Gözleri hala ıslaktı ama bakışları bir ok kadar keskinleşmişti.
"Senin burada ne işin var?" dedi Star, sesi titreyen bir öfkeyle. "Buraya gelip 'geçmiş olsun' demeye mi yüzün var gerçekten? Senin o 'eğlenceli' gülüşlerin yüzünden bu kız ölüyordu!"
Jia duraksadı, elindeki çiçekleri sıkıca kavradı. "Ben... sadece Ocean’ın iyi olduğunu görmek istedim. Niyetim asla bu değildi," diye mırıldandı.
Ocean, yatağında halsizce arkasına yaslandı ama bakışları Jia’nın üzerinde buz kesti. Siyah saçları yüzüne dökülüyordu, boynundaki okyanusun kalbi kolyesi Jia odaya girince huzursuzca parladı. Ocean, Wind’in kapı kenarında suçlulukla duran silüetine kısa bir bakış atıp tekrar Jia’ya döndü.
"Çiçeklerini al ve git Jia," dedi Ocean, sesi kısık ama otoriter bir tonda. "O çiçeklerin kokusu bana balodaki o sahte kahkahaları hatırlatıyor. Ben burada canımla uğraşırken senin kiminle 'yakınlaştığın' umurumda değil, ama Star haklı; senin varlığın şu an buradaki havayı zehirliyor."
Jia, Ocean’ın bu net ve soğuk tavrıyla yıkıldı. Elindeki çiçekleri odanın köşesindeki bir masaya bırakıp yavaşça kapıya doğru geriledi. Star, o odadan çıkana kadar gözlerini Jia’nın üzerinden ayırmadı.
Jia kapıdan çıkarken Wind ona yardım etmek için bir hamle yapacak oldu ama Ocean’ın buz gibi sesi odada yankılandı: "Wind, sen de onunla gitmek istersen kapı hala açık."
Wind olduğu yerde çakılı kaldı. Ocean uyanmıştı ama kalbindeki o devasa buz kütlesi hala oradaydı. Dostluk kazanmıştı ama aşk, büyük bir sınavın en zor aşamasındaydı.
