3. bölüm / 11
Ege Denizi2.Bölüm
Bölümler 11Şu an: 2.Bölüm
Ertesi sabah gözlerimi açtığımda ilk düşündüğüm şey, dün gece ne kadar yorgun olduğumuzdu.
İzmir'e geleli daha bir gün olmuştu ama sanki haftalardır buradaymışız gibi hissediyordum.
Telefonumu elime aldığımda gruptan mesajlar yağmaya başlamıştı.
Poyraz: Bugün AVM'ye gidiyoruz değil mi?
İrem: Evet.
Poyraz: Saat kaçta?
Açelya: Sen niye daha şimdiden soruyorsun?
Poyraz: Çünkü hazırlanmam lazım.
Lavin: On dakika önce uyanmadın mı?
Telefon ekranına bakıp gülmeye başladım.
Poyraz gerçekten hiç değişmemişti.
Bir süre sonra hazırlanıp aşağı indim. Açelya ve Lavin de hazırlanmıştı.
"Yaren, kahvaltı yaptın mı?" diye sordu Lavin.
"Hayır."
"Bir şeyler ye."
"Lavin, AVM'de yeriz."
"Tamam ama aç gitmeyin."
Açelya koltuğa oturup telefonuna baktı.
"Ben zaten acıkınca söylerim."
Lavin ona baktı.
"Sen hiçbir zaman acıktığını söylemiyorsun."
"Çünkü unutuyorum."
"İşte o yüzden soruyorum."
Gülerek çantamı aldım.
Kısa süre sonra diğerleriyle buluştuk ve dokuz kişi birlikte AVM'ye doğru yola çıktık.
AVM'ye girdiğimiz anda Poyraz'ın yüzündeki mutluluk kayboldu.
"Şimdi kaç saat buradayız?"
İrem ona baktı.
"Kimse seni zorla getirmedi."
"Ben de arkadaşlarıma destek olmak için geldim."
Aras güldü.
"Beş dakika sonra sıkılacaksın."
"Hayır."
On dakika sonra Poyraz:
"Çok sıkıldım."
Hepimiz gülmeye başladık.
İlk olarak kıyafet mağazalarına girdik.
Ama bu sefer ne alacağımız belliydi.
Sweatshirt ve eşofman.
Ben birkaç tane sweatshirt'e bakarken Selin yanımda dolaşıyordu. Duru da eşofmanlara bakıyordu.
Açelya ise sade renklerde sweatshirtlere bakıyordu.
"Bu güzel," dedi elindeki sweatshirtü göstererek.
İrem ona baktı.
"Sen bu kadar sade bir şey mi alacaksın?"
Açelya omuz silkti.
"Evet. Bence güzel."
"Yakışır."
Açelya gülümsedi.
"Ben de onu düşündüm."
Bir süre sonra hepimiz elimizde kıyafetlerle kabinlere dağıldık.
Erkekler de kendi taraflarında alışveriş yapıyordu.
Poyraz eline aldığı sweatshirtü Ege'ye gösterdi.
"Nasıl?"
Ege baktı.
"Güzel."
"Aras?"
Aras uzaktan baktı.
"Al."
Poyraz başını salladı.
"Tamam, bunu alıyorum."
Ben de seçtiğim birkaç şeyi alıp diğerlerinin yanına gittim.
Lavin hepimizi tek tek kontrol etti.
"Tamam, herkes bir şey buldu mu?"
"Evet."
"Yeterli mi?"
"Yeterli."
"Başka bir şey lazım mı?"
Poyraz hemen araya girdi.
"Hayır anne."
Lavin ona dönüp güldü.
"Çok komiksin."
Kıyafet alışverişini tamamladıktan sonra ayakkabı mağazasına geçtik.
Herkes farklı modellere bakmaya başladı.
Duru birkaç ayakkabı denedi.
Selin daha sade bir model seçti.
Açelya da fazla uğraşmadan beğendiği sade bir ayakkabıyı aldı.
İrem ona bakıp:
"Sen bugün çok sadelik peşindesin."
Açelya güldü.
"Canım öyle istedi."
Ben de kendi ayakkabımı seçtikten sonra kutuyu aldım.
Poyraz ise hâlâ karar veremiyordu.
"Hangisini alsam?"
Aras:
"İkisini de alma."
"Niye?"
"Çünkü ikisini de beğenmedin."
Poyraz ayakkabılara tekrar baktı.
"Doğru."
Sonunda o da bir çift seçti.
Böylece ilk günkü alışverişimizi tamamladık.
AVM'den çıktığımızda elimizde poşetlerle yürüyorduk.
"Ben artık hiçbir yere gitmek istemiyorum," dedi Poyraz.
İrem güldü.
"Yarın da kırtasiye var."
Poyraz bir anda durdu.
"Ne?"
Hepimiz kahkahayı bastık.
Akşam olunca üç ayrı eve dağıldık.
Açelya, Lavin ve ben eve geldiğimizde aldıklarımızı odalarımıza bıraktık.
Lavin daha kapıdan girer girmez:
"Yarın erken kalkacağız."
Açelya:
"Ne kadar erken?"
"Kahvaltıya gideceğiz."
"Ben alarmı duymam."
Lavin ona baktı.
"Ben seni kaldırırım."
Açelya iç çekti.
"Tamam..."
Bir süre daha sohbet ettikten sonra odalarımıza geçtik.
O gece çok geçmeden uykuya daldım.
Sabah alarmım çaldığında gözlerimi zor açtım.
Telefonuma baktım.
Saat erkendi.
Lavin çoktan uyanmıştı.
"Açelya! Yaren! Kalkın!"
Yorganı başıma çektim.
"Beş dakika..."
"Beş dakika yok."
Açelya'nın odasından uykulu bir ses geldi.
"Ben kalkamıyorum."
Lavin kapısının önünde durdu.
"Kalkıyorsun."
Bir süre sonra üçümüz de hazırlanmıştık.
Diğerleriyle buluşup kahvaltı yapacağımız mekâna gittik.
Dokuz kişi aynı masaya oturunca daha ilk dakikadan ses yükselmeye başladı.
Poyraz menüyü eline aldı.
"Ben her şeyi istiyorum."
İrem:
"Sen önce bir tane seç."
"Niye?"
"Çünkü her şeyi yiyemezsin."
Poyraz ciddi ciddi düşündü.
"Deneyebilirim."
Ege gülerek başını salladı.
Kahvaltı boyunca herkes bir önceki gün aldığı şeylerden bahsetti.
"Ben aldığım sweatshirtü çok sevdim," dedi Duru.
Selin de:
"Ben de."
Açelya:
"Benimkiler de sade ama güzel."
İrem hemen:
"Sen bugün de sade diyeceksin galiba."
"Çünkü güzel."
Kahvaltımızı yaptıktan sonra hep birlikte kırtasiyeye geçtik.
Bu sefer işimiz daha uzundu.
Çantalar, defterler, kalemler, dosyalar...
Herkes farklı raflara dağıldı.
Ben bir defter seçerken Selin yanıma geldi.
"Bu nasıl?"
"Çok güzel."
"Ben de bunu alacağım."
Açelya biraz ileride sade bir çanta bakıyordu.
Lavin ise elinde listeyle dolaşıyordu.
"Defter aldınız mı?"
"Evet."
"Kalem?"
"Evet."
"Dosya?"
"Evet."
"Başka?"
İrem uzaktan bağırdı:
"Lavin, listeyi bırak artık!"
Lavin güldü.
"Sonra eksik bir şeyiniz çıkıyor."
Sonunda hepimiz alışverişimizi tamamladık.
Ellerimizde poşetlerle kırtasiyeden çıktığımızda Poyraz:
"Şimdi eve gidebilir miyiz?"
"Evet," dedi Lavin.
Poyraz rahat bir nefes aldı.
Hep birlikte Açelya, Lavin ve benim kaldığımız eve geçtik.
Lavin daha kapıdan girer girmez mutfağa yöneldi.
"Ben yemek hazırlayayım."
Aras:
"Yardım edeyim mi?"
"Yok, siz oturun."
Biz salona geçtik.
Bir süre sonra mutfaktan güzel yemek kokuları gelmeye başladı.
Poyraz:
"Lavin, ne zaman hazır?"
"Birazdan!"
"Çok acıktım."
İrem:
"Sen her zaman acıkıyorsun."
"Çünkü yemek yemeyi seviyorum."
Sonunda Lavin bizi masaya çağırdı.
Dokuz kişi masanın etrafına oturduk.
Yemek boyunca alışverişten, İzmir'den ve ertesi gün başlayacak okuldan konuştuk.
Bir ara masada sessizlik oldu.
Hepimiz birbirimize baktık.
Çünkü yarın gerçekten okul vardı.
On ikinci sınıf.
Yıllardır birlikte olduğumuz okul hayatımızın son yılı.
Ama o an bunu fazla düşünmek istemiyorduk.
Yemekten sonra biraz daha oturduk.
Sonra herkes yavaş yavaş toparlanmaya başladı.
"Biz geçelim artık," dedi Selin.
"Tamam," dedim.
Bir süre sonra ev sessizleşti.
Herkes kendi evine gitmişti.
Lavin mutfağı toparladı.
Açelya koltuğa uzanmıştı.
Ben de yanına oturdum.
"Yarın okul var," dedim.
Açelya gözlerini kapatıp:
"Hatırlatma."
Gülerek başımı salladım.
Lavin yanımıza geldi.
"Hadi artık yatın."
"Tamam anne."
Açelya bunu söylerken gülümsedi.
Üçümüz odalarımıza geçtik.
Yatağıma uzandım.
Yeni kıyafetlerim hazırdı.
Çantam hazırdı.
Kırtasiye eşyalarım hazırdı.
Her şey hazırdı.
Ama ben hazır mıydım, bilmiyordum.
Gözlerimi kapattım.
Yarın...
On ikinci sınıf başlıyordu.
Ve bu kez hiçbirimiz bunun bizi nereye götüreceğini bilmiyorduk.
Bölüm etkileşimi
