12. bölüm / 15
Düşmanın Verdiği Hasar6. Bölüm
Bölümler 15Şu an: 6. Bölüm
- 1 DÜŞMANIN VERDİĞİ HASAR40 kelime
- 2 Ön söz40 kelime
- 3 .3 kelime
- 4 .5 kelime
- 5 .4 kelime
- 6 .4 kelime
- 7 1. Bölüm (başlangıç)797 kelime
- 8 2. Bölüm419 kelime
- 9 3. Bölüm470 kelime
- 10 4. Bölüm495 kelime
- 11 5. Bölüm421 kelime
- 12 6. Bölüm466 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 7. Bölüm376 kelime
- 14 8. Bölüm638 kelime
- 15 9. Bölüm443 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Biz geçmişimizden bıktık…
… Artık geleceğe bakacağız…
O saatler tam olarak kasvetli ya da ne olduğunu anlayamadığımız tanımına bir isim koyamadığımız bir halde geçti. Biz saklanmaktan bıkmıştık, yine. Yine ortaya çıkacağız ve elimizdeki o boyası sağa, sola bulaşmış hayat sayfamızı yırtıp atacağız. Yine bir sayfa yazacağız ve yine yırtacağız.Biz o sayfayı düzgün yazmayı öğrenene kadar yeniden yazmaya devam edeceğiz o günleri geride bırakacağız çünkü Erdem’in tek sözüyle hepimiz aydınlandık.
“Eğer geçmişe takılı kalırsak geleceğimiz de öyle olmaz mı?Geçmişimiz sözlerimizden kötüyse ne yapmalıyız? Nasıl bir önlem almalı ya da kendimize gelmeliyiz?” Dünyadaki en haklı isyan olabilirdi bu söz. “Eğer geçmişe takılırsak…” takılmayacağız. “Geçmişimiz sözlerimizden kötüyse…” konuşmayacağız. “Nasıl bir önlem…” almayacağız. Biz kendimiz olacağız. Biz amacımıza ulaşacağız. Biz hakkımızla düşecek, hakkımızla kalkacağız. Biz artık içimizdeki çocuğu da büyütmeyi öğreneceğiz.
Nasıl bir şeydi mutlu yaşamak? Nasıldı keyif çatmak? Babamın ölümü mü etkiledi bizi? Cinayet mi? Yalnızlık mı?Ne etkiledi de eskiye bağlı kalmışız biz? Ne olmuş da böyle kalakalmışız. Ne diye mutluluğu kaçmış o küçük bedenimizdeki büyük ruhumuzun? Sebep neymiş? Nedenmiş?
Biz soru sormaktan bıktık. Artık cevaplama sırası bizde. İster cinayetten yargılanalım ister tutuklanalım. Artık biz de hayatta yeni bir sayfa açalım.
Zifiri karanlığın ortasındaki o sessizlik Mirza tarafından bozuldu.
“Uyuyun.” Diye emretti yine o tok sesiyle.
“Tamam.” dedi Erdal normal bir şeymiş gibi. “Tamam, yani bende seni bırakıp bu girişi çıkışı olan bu depoda gece vakti, zifiri karanlıkta, dertlerinle tek başına bırakayım da sonra vicdan azabı çekip kahrolayım. Olum sen manyak mısın? (!) tamam anladık dertlisin ama yapma böyle.” Dedi ondan beklenecek bir şekilde. Ben de Erdal’a hak vererek kafamı sallayınca bu yine manşete çıktı.
“Bak Burak bile haklı buluyor beni tanışalı daha kaç gün oldu?” dedi ben şok içinde ona bakarken.
“7!” dedi Erdem, Erdal’a eliyle yedi harfini göstererek.
“Ne?” diye sordu Erdal anlam veremeyerek.
“Hani dedin ya ‘…kaç gün oldu?’ diye. 7 işte. 7 gün oldu.”
“Ya en yanlış yerde patlıyorsun Erdem!” dedim gıcık bir bakışla.
“İstediğim yerde patlarım sanane be!” dedi, o ünlü pick me kız taklidini yaparak.
“Tamam patla da burada patlama. Git diğer depoda patla. Sonra patla. Ya da kes sesini.” Dedim.
“Tamam abi ya!” dedi yine o taklitle.
“KES ARTIK!” diye bağırdı Erdal sinirle.
“Hak ettin!” dedim Erdem’e
“Tamam gider diğer depoda patlarım!” dedi ve trip ile gitti.Ardından büyük bir çığlık geldi. Biz hepimiz bir kez defa aynı sahneyi başka kişilerle yaşadık. Bir an ‘Dejavu mu bu?’ diye geçirmedim de değil hani. Ardından dedim ki o benim güzel sözcüklerimi kullanarak içimden, ‘sıçtık!’ kelimeler zihnimden teker teker geçip havada uçuşmaya başlamışken oldukça afallamıştım ki yere düşüp bayılan Erdem’i görmemiştim bile. Çevremdekileri görmüyor ve duymuyordum. Aklımdan tek bir fikir geçiyordu ‘buradan hep beraber kaçalım. İster 100 kişi, ister 1000 kişi, sadece kaçalım.’ İşte bu fikir kafamdaki kötü hücreleri çürütüyor yerine umut ve umutsuzluk getiriyordu. Bildiğim tek bir şey vardı. Her ne yaparsak yapalım pişman olmayalım.
Bölüm etkileşimi
