10. bölüm / 15
Düşmanın Verdiği Hasar4. Bölüm
Bölümler 15Şu an: 4. Bölüm
- 1 DÜŞMANIN VERDİĞİ HASAR40 kelime
- 2 Ön söz40 kelime
- 3 .3 kelime
- 4 .5 kelime
- 5 .4 kelime
- 6 .4 kelime
- 7 1. Bölüm (başlangıç)797 kelime
- 8 2. Bölüm419 kelime
- 9 3. Bölüm470 kelime
- 10 4. Bölüm495 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 5. Bölüm421 kelime
- 12 6. Bölüm466 kelime
- 13 7. Bölüm376 kelime
- 14 8. Bölüm638 kelime
- 15 9. Bölüm443 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Unutma!..
Biz güçlü kalmalıyız…
(Mirza’nın Anlatımıyla)
Burak sanki bir şeye sıkılmış gibi duruyordu. Ben silahıdüşürmek üzere olduğumu fark edince biraz daha doğrulttum tam o dakika Burak benim kolumu tuttu. Diğer eliyle de bana işaret parmağını gösterdi silahı indirdim. Resmen bir şey hatırlamış ve bundan etkilenmiş gibiydi. O an Erdal benden önce davrandı.
“Abi ne oldu?”
“Harbi ne oluyor lan?”
Çok merak etmiştim. Ama beni pısırık sanmasın diye soru soramamıştım. Tam o dakika aklıma sadece bağırmak geldi. Çünkü hem havalı hem de benim tarzım olduğunu düşündüm ve:
“Ulan, cevap ver yoksa seni doğduğuna pişman ederim.” Diye bağırdığım sırada Burak yüzüme öylece
bakıyordu.
“Benim babam da aynı bu şekilde savaşta gözlerimin önünde öldürüldü. Ben bu çocuğun benim yaşadıklarımı yaşamasını istemiyorum.” Diye mırıldandı ani bir şekilde ve hemen sonrasında da gözleri kapandı ve yere düştü. Erdal ile Erdem, Burak’ın yanında bittiler. İçim derinden çok kötü duygulanmıştı ama ben dışıma artık her şeyi yansıtmıyordum. Çünkü yaşadıklarımdan zaten yeterince duygulanmıştım.
Ben daha çok küçükken…
(10 yıl önce – 19.06.2016) (Yazarın anlatımıyla)
Minik Mirza o zamanlar fiziksel görünüşüne göre daha büyüktü. Sıska ve sarı-kumral saçları havada uçuşurken, annesi,
“Ben az şu marketten su alıp geleyim” dedi ve diz çökermişçesine eğildi ancak dizlerini yere koymadı. Oğlunun anlına bir öpücük kondurup koşar adımla karşıdan karşıya geçti.
Mirza annesini beklerken ağzını bir el kapattı,
“Evet Minik Mirza, gösteri şimdi başlıyor. Annenin karşıdan karşıya geçmesini bekle bugün senin için unutulmaz bir gece olacak!” dedi elin sahibi elini çekmeden.
El yavaşça çekilirken annesi çıktı dükkândan, adam koşarak oradan uzaklaştı ve gözden kayboldu. Mirza ise adamın dediğini yapıp annesini izledi.
Çünkü bugün Mirza’nın doğum günüydü. Annesi ona hediye alacak ve bir parti verecek diye düşündü, ama öyle olmadı.Annesi karşıdan geçmek istedi bir araba da ona yol verdi ancak annesi geçerken son gaz basıp kaçtı. Annesi gözlerinin önünde, üstelik doğum gününde kanlar içinde yatıyor ve fark edilmeksizin öndeki arabalarda üzerinden teker teker geçiyordu. “Her şeyi mahvettin seni aptal” diye bağırdı ve havaya bir küfür savurdu Minnak Mirza. Ardından babası çıktı ortaya hemen bir işe koyulmasa olmazdı zaten. Annesini kurtarma yolunda vurdurtmasaydı kendini, ölmeseydi, yetim kalmıştı ama öksüz bırakmasaydı, yalnız kalmasaydı daha küçük yaştaki Mirza, görmesine izin vermeseydi babası onun, kötü bir geleceği olmamasını sağlasaydı o gece, keşke karısını tek değil de yardım alarak kurtarsalardı, keşke babası da gitmeseydi o gece annesiyle...
(Günümüz) (Burak’ın anlatımıyla)
Sanki o 10 dakika 10 ömre bedeldi. O kadar derindi ki uykum rüyaları dehşet vericiydi. Uyanmak, gerçekliğe dönmek istiyordum ama dönemiyordum. Sonu bilinmeyen kabuslarda dolaşıyordum yine…
Bir hıçkırıkla uyandım, başımın ucunda Erdem, ayağımı kaldırıp gözlerim açılınca Erdem’e “bak sana demiştim biliyorum diye!” konusunu açıp yıllar önceki atışmalarını devam ettiren Erdal ve duvara yaslanmış duvara öylece bakan bir Mirza var. Aklıma son dakika şoku olarak gelen önceki dakikaları hiç zaman kaybetmeden sordum Erdal’a aramızdakien normal açıklayabilecek kişi oydu. Erdal büyük bir sinir patlaması yaşadıktan sonra anlatmaya başlamak için dudaklarını araladığında anladım ki beni çoooooooooooooookkötü bir hikâye bekliyordu. Başlarından geçenleri anlatmaya çalışsalar da anlayabilecek kitle nadir türlerdendi. Kimse senin kusurunu örtmeye sen onunkini örtmediysen yardım etmez.
Bölüm etkileşimi
