11. bölüm / 15
Düşmanın Verdiği Hasar5. Bölüm
Bölümler 15Şu an: 5. Bölüm
- 1 DÜŞMANIN VERDİĞİ HASAR40 kelime
- 2 Ön söz40 kelime
- 3 .3 kelime
- 4 .5 kelime
- 5 .4 kelime
- 6 .4 kelime
- 7 1. Bölüm (başlangıç)797 kelime
- 8 2. Bölüm419 kelime
- 9 3. Bölüm470 kelime
- 10 4. Bölüm495 kelime
- 11 5. Bölüm421 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 6. Bölüm466 kelime
- 13 7. Bölüm376 kelime
- 14 8. Bölüm638 kelime
- 15 9. Bölüm443 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ölüm kumları…
...bizimkiler de toprak oldu…
Erdal zar zor, arada bir sinir krizleri geçirerek olanları anlatmaya çalışıyordu.
“Sonra bu geri zekâlı arkadaşımız biz-.” Derken sözünü kestim Erdal’ın
“Erdal açık olacağım, gerçekten hiçbir şey anlamadım!”dedim ardından.
“Arkadaşlar bu işi Erdem’inizle çözün!” dedi Erdem havayı koklamayı unutarak. Ama yine de üçümüzde kahkahalarla konuşurken,
“Kendi ismiyle dalga geçeni de ne bileyim şimdi-.” Derken kendi sözümü kestim.
“Mirza iyi mi? Normalde de böyle midir?” dedim.
“Aklına yine annesinin ölümü gelmiştir!” diye fısıldadı kulağıma Erdem, pek de alçak olmayan sesle.
“Erdem! Canına mı susadın? (!) Mirza bunu duyarsa yaşatmaz seni!” dedi Erdal, sinirli ve tok bir sesle. Mirza duymuş gibi Erdem’e baktı ve kafası çevirdi.
“Yapacak başka bir şey mi var abi? Gerçek bu biz ne yapalım?” dedi Erdem haklı olarak.
“Eh! Yani bence haklı konuştu.” Dedim gülerek.
“Bence de.” Dedi Mirza araya girerek.
Bildiğiniz şok olmuştum. Yanımıza gelip “bence de” demesi beni korkutmuştu. Mirza’nın yüzüne öylece bakarken o benim yüzüme bile bakmıyordu, bende umursamıyordum zaten.Şaşkınlıktan ne yaptığımı ve ne yapacağımı unutmuştum. Ardından Mirza konuştu.
“Haklısınız hepiniz ve ben her şeyi duydum. Hepiniz çok haklısınız!” dedi
“Ama ben Erdem’e ‘Canına mı susadın?!’ demiştim” dedi Erdal.
“Hatta en çok da sen haklıydın Erdal!” dedi Mirza.
Ardından Mirza, Erdem’e saldırdı ve kavgalar başladı. Ben ve Erdal arada kaldık ve ne yapacağımızı bilemedik çünkü Mirza’yı tutsak bizden kurtulmak için bize vuracaktı. Eğer Erdem’i tutsak da erdem çırpınırken Mirza’nın yumrukları bize gelecekti. Bizde yere oturduk ve bir kasırga gibi büyüyen kavgayı izledik. Mirza, Erdem’i çok pis benzetti ancak durmadı. Biz yine karışmadık hatta arada:
“Hak etti salak” diye yorumlar yapıyorduk.
Mirza sakinleşip Erdem ‘i dövmeyi bitirince yanlarına gittik.
“Beni niye kurtarmadınız abi ya!” dedi Erdem.
“Seni kurtarmak için yumruk yiyemezdik!” dedi Erdal.
“Ben yumruk yedim ama!” diye Erdem sızlanırken, ben ve Erdal, Mirza’nın yanına gittik. İlk Erdal gitti, yanına bir boş fıçı çekti ve üstüne oturdu.
“Sorun yok değil mi? Daha iyi misin?” diye sıraladı soruları.Ben de Erdal’ın yanına bir fıçı çekip otururken Erdem bize şaşkınlıkla bakıyordu.
“Dayağı ben yedim siz Mirza’nın yanına gidiyorsunuz!” dedi Erdem.
“Ben de döveyim mi? Ne istiyorsun? Adamı kızdırdın şimdi de bizden hesap mı soruyorsun?” dedi Erdal kızgınca.
“Tamam ya! ne dedik sanki! (?)” dedi Erdem ve daha hiç konuşmadı. Erdem ‘in yanına gittim.
“İyi misin? Seni iyi dövdü” dedim.
“Sağ ol Burak, beni tek sen anlıyorsun onda da yanlış teselli veriyorsun!” dedi Erdem.
“Teselli verdiğime dua et sen!” dedim küçümsercesine ifadeyle. Biz gülüşmeye devam ederken içeride olan kıyameti unuttuk. E! Vardı herkesin bir hayali bizimkiler de toprak oldu. Biz bu toprağı ise kahkahalarla kapattık.
Bölüm etkileşimi
