14. bölüm · Döngüde Ay
9
İçeri girdiğimde beni ağır bir toz ve ahşap kokusu karşıladı içerisi loş bir ışıkla aydınlatılıyordu buram buram kasvetli bir hava.. Ben içeri adımımı attığım anda temmuz ayının o sert yıldırımlarından biri havada patladı o kadar sert bir gürültü çıkarmıştı ki ahşap döşemelerin ayaklarımın altında titrediğini hissettim korkuyla irkildim elimde sıkı sıkı tuttuğum gümüş anahtar kendimi koyverdiğim anda yere düştü telaşla kafamı yere eğdiğimde gördüğüm şey karşısında telaşım daha da arttı gümüş anahtar çatlak döşemelerin arasında kaybolmuştu Toz ve çürümenin geniz yakan kokusu ciğerlerime dolarken, dışarıdaki Temmuz kıyameti kulaklarımı sağır ediyordu. O gümüş anahtar, çatlak döşemelerin karanlığında kaybolduğunda, sanki o an ruhumun son kırıntısı da o karanlığa gömülmüştü. Elimde duran kağıdı bir köşeye koyup tel tokamın soğuk metalini tahtaların arasında çaresizce gezdirirken, tepemde beliren o siyah silüet, yıldırımların aydınlattığı o dehşet anının en korkunç figürüydü. o anda bir yıldırım daha patladı ardından bardaktan boşalırcasına bir yağmur yağmaya başladı. Gözlerimi döşemelerden ayırdığımda siyah iskarpinleri burnumun dibindeydi yavaş yavaş kafamı adamın yüzünü görebileceğim şekilde kaldırdım tam o sırada bir yıldırım daha düşmüş yağmur şiddetini arttırmıştı.
- merhaba kamer yeniden hoşgeldin seni görmek güzel ne arıyorsun küpenin tekini mi kaybettin hay allah burada sık karşılaştığım bir durum senin gibi genç hanımlar tarafından. Şu kahrolası döşemeleri bir türlü yenileyemedim. İstersen aramana yardım edebilirim. Deyip yanıma eğildi.
Bu adam her şeyin başlamasına neden olan anahtarı bana veren o yaşlı adamdı..
Küpenin teki mi?" diye fısıldadım, sesim fırtınanın gürültüsünde kayboldu. "Sanki bu yaşadıklarımın bir şaka olduğunu sanıyor. Sanki beni bu işe o sokmamış anahtarı o vermemiş gibi nasıl da sakin ve habersiz davranıyor avuçlarımı sıkıp bu sahteliğe karşılık; Arama, Kamer," diye fısıldadı içimdeki o Hakikat sesi. "Onun teklifi, seni bu duruma daha da sıkı bağlayacak bir tuzak. Anahtarı orada bırakıp gitme isteği o kadar yoğundu ki elbette sahibine dolaylı yoldan teslim etme fikri çok cazipti ama annem...
Ya anneme ulaşmak için çıkacağım bir yolsa bu? yolun çetin olduğu çok belliydi daha şimdiden ama yaşayacağım zorluklar annemi bana geri getirecekse.. Son anına kadar bu yolculuğa değerdi
