4. bölüm · Dolunay Gecesi Başlayan Bir Aşk~Remus Lupin~
SIRLAR AY IŞIĞINDA
Ayın ışığı Hogwarts’ı titretirken, Yasak Orman iki yaratığın savaşına sahne oluyordu.
Amaris’in gözleri kıpkırmızıydı, Remus’un uluması ormanı inletiyordu.
Diş ve pençeler karanlıkta çarpışırken, uzakta üç gölge ilerledi:
Bir geyik, bir köpek, bir fare.
James, Sirius ve Peter.
Amaçları yalnızca birini korumak değildi, ikisini de korumaktı.
Sirius köpek hâliyle Remus’un önüne atıldı, James geyik boynuzlarıyla ayırmaya çalıştı. Peter yerden kıvrılarak Amaris’in dikkatini dağıttı.
Ve sonunda… ay yavaşça battı. Sessizlik çökmeden hemen önce Sirius hızla harekete geçti.
Amaris hâlâ yaralıydı. Yüzü kana bulanmıştı.
Sirius, kimse onu görmeden kollarına aldı ve hızla karanlığa karıştı. James ve Peter, Remus’u sürükleyerek revire götürdüler.
---
Revir – Gece Yarısı
Madam Pomfrey şoktaydı ama sessizdi. İki öğrenci, kanlar içinde yatağa yatırıldı.
Ama asıl kanayan şey... dostluktu.
James:
"Sen ne yaptın Sirius? Hiç tanımadığın biri için... Remus’u bırakıp gittin!"
Peter:
"Arkana bile bakmadın! Ya biz de tehlike olsaydık ha?"
Sirius:
"Yeter! Ne dediğinizin farkında mısınız? Remus’a bir şey olmadı! Ve o kız... yalnız değildi! Artık değil!"
James:
"Sana güvenmiştik!"
Sirius:
"Ben de kendime güvendim."
Tartışma saatler sürdü. Bağırışlar, kırgınlıklar, gözyaşları…
Ama hiç kimse vampirin kim olduğunu söylemedi.
Henüz…
---
İki Gün Sonra – Gryffindor Ortak Salonu
Amaris pencere kenarında oturuyordu. Gözleri boşluğa dalmıştı ama zihni karışıktı.
Yanına gelen Sirius, sadece tek bir kelimeyle her şeyi toparladı:
“Hazır mısın?”
Amaris başını salladı ve yanına gelen dört kişiye fısıldadı:
"Bu gece... yasak saat başladıktan yarım saat sonra, Astronomi Kulesi’ne gelin. Size anlatmam gereken bir şey var."
Gözler büyüdü. James kaşlarını kaldırdı, Remus yutkundu, Peter fısıltıyla “Neler dönüyor ya…” dedi.
---
Astronomi Kulesi – Gece
Saatler geçmişti. Hepsi oradaydı. Ay yeniden yükseliyordu ama bu defa sessizlik vardı.
Amaris, ellerini önünde birleştirdi. Derin bir nefes aldı.
Amaris:
"Ben... ben bir vampirim. Her dolunayda acımasız bir canavara dönüşüyorum. Bunu isteyen ben değilim, gerçekten. Ama eğer benimle arkadaşlığınızı kesmek isterseniz anlarım."
Gözler büyüdü. Kalpler hızlandı. Hiç kimse bir şey demedi.
Herkes anlamıştı o gece Remus'u yaralayan vampir o'ydu.
Sonra Remus öne çıktı. Sesi çatallı ama sakindi:
Remus:
"Ve... ben o geceki kurt adamdım. Seninle kavgaya tutuşan. Her ay. Her Dolunay... aynı şey."
Uzun bir sessizlikten sonra James konuştu:
"İkiniz de... bunu yalnız yaşamışsınız. Biz burada olduğumuz hâlde."
Peter gözlerini yere indirdi.
“Affedin bizi.”
James:
"Ve seni de Sirius. Sana yüklenmek... haksızlıktı."
Sirius yalnızca başını eğdi. Hiçbir şey demedi. Bu, onun affıydı.
---
O gece herkes dağılırken, Sirius Amaris’in yanına yaklaştı.
Sirius:
"Bu arada… Remus’un defterinde çizdiği o portre… sadece bir çizim değilmiş."
Amaris:
"Ne?"
Sirius:
"Resmin arkasında bir not vardı. Ve sadece senin görebileceğin bir yazı… görünmez mürekkeple."
Amaris:
"...Ne yazıyordu?"
Sirius’un gözleri kısıldı. Hafifçe gülümsedi.
Sirius:
"Onu sana göstermeyeceğim. Çünkü önce… onun göstermesini bekliyorum."
---
