1. bölüm · Dolunay Gecesi Başlayan Bir Aşk~Remus Lupin~

KÖTÜ KADER

Ecrin Aygöz

☆___________☆___________☆

Bir vampir olmak gerçekten çok zor. Aynı kurt adamlar veya sirenler gibi dolunaylarda dönüşüm geçiriyorum. Kendimi kaybediyorum.

Dumbledore, bunun için bağıran bırakanın ilerisinde bir yerlerde bana dayanıklı bir kulübe yaptı. Dönüşümleri orada yaşıyorum.

Her neyse ben Amaris Black. Evet Black'im. Ve beni sadece abim Sirius seviyor. Okulda pek arkadaşım yoktur. Arada sırada Sirius ile konuşurum, onun dışında kimse ile konuşmam.

Babam sarhoşken annemi aldatmış. Lena isimli biriyle. O kadın benim annem. Ben o gece doğmuşum.

Annem beni doğurmuş ama tek başına bakamayacağını bildiği için beni Black Malikanesi'nin önüne bırakmış.

Babam Orion Black benim Lena'dan olan kızı olduğumu anlamış. Çok sevgili (inşallah geberir) üvey annem Walburga Black ise beni görmesiyle birlikte babamın onu aldattığını anlamış ama pek soylu Blackler oldukları için boşanmamışlar. Regulus ve Sirius beni sever onlarla iyi anlaşırım ki bende onları seviyorum ama Sirius ile daha yakınım. Çünkü ben de Gryffindor'a seçildim.

Orion ve Walburga Black hazretleri hem vampir hemde Gryffindor olduğum için benden nefret ediyor ve bana evde çile çektiriyor ama Hogwarst'ta rahatım. Mektup gönderiyorlar evet, çığırtkan da gönderiyorlar. Okuyorum, dinliyorum, Sirius ile birlikte ağlıyorum yani ağlıyordum.

Taki o güne kadar. Üç yıl önce yani Regulus da Hogwarst'a başladığında. Sirius ile ailemiz bize mektup ya da çığırtkan gönderince onları deli edicek cevaplar veriyoruz. Artık üzülmüyorum. Aslında üzülüyoruz ama kendimizden bile saklıyoruz bunu.

Sirius benden bir ay büyük bazen abi derim ama genelde Sirius. Regulus'dan ise iki yaş büyüğüz. Biz dördüncü sınıfız bu arada

Bugün yine her zaman ki gibi uyandım. Rutin işlerimi halledip formamı giyindim. Dumbledore'dan özel izinle tek kalıyorum çünkü oda arkadaşımın eline iğne batsa bile ben o kan kokusunu alıp kendimi tutamıyorum.

Biraz da aynada güzelliğine bakıp odadan çıktım.

İki gün sonra... Dolunay var.

İlk ders karanlık sanatlara karşı savunma, ikinci ders iksir ve üçüncü dersse bitki bilim.

Hasiktir yaa!

İksir kitabını almamışım.

Koşarak odama döndüm ve tam kızlar yatakhanesinin merdivenine giderken PAT!

Offf sürekli birilerine çarpıyorum. Genelde birine çarpmadan bir gün geçirmem.

Amaris: Ah pardon özür dilerim acelem vardı görmemişim.

Diyip kişinin yüzüne bile bakmadan merdivene yöneldim. Arkamdan " Sorun Değil, Heyy Amaris Bi Baksanaa" sesini duydum. Aslında bakmazdım ama benim ismimi bile pek çok kişi bilmez bu kişinin kim olduğunu merak ettim.

Amaris: Aaa pardon tanıyamadım.

Remus: Ah şey aslında tanışmamıştık ama ben seni tanıyorum. Sirius'un arkadaşıyım. Remus Lupin.

Amaris: Demek o meşhur Çapulcular'dan Remus sensin. Seni sürekli görüyorum. Yani sadece seni değil direkt çapulcuları. Sirşus olduğu için gözüm kayıyo. Sirius ve Regulus'u sürekli kontrol ederim. Ayrıca Sirisu senden bahsetmişti. Peter ve James'den de ama hiç hangisnizin hanginiz olduğu göstermemiş. Offf yine çok konuştum. Bazen böyle olur. Hatta sürekli bi konuşunca bir daha susmam.

Remus: *tebessüm* Bazen bende susmadan konuşurum ama genelde dinleme tarafındayım. Nereye, derse ve kahvaltıya gelmicek misin?

Amaris: A yok. Gelecem ama iksir kitabını unutmuşu- Hay sikeyim. İksir kitabını ben Lucas'a vermiştim. Derste profesör ona vemremi söyledi sonra almayı unuttum o da vermedi piç. VE LUCAS DUMBLEDORE TARAFINDAN ÖZEL İZİNLE EVİNE GİTTİ. Off hayırr kitabım yok yooook.

Remus: Amaris. Sakin ol. Derste benim yanıma oturursun, ben sana veririm kitabımı. Zaten o kalabalıkta çok şey olmaz.

Amaris: Teşekkür ederim.

Remus: Gelsene beraber gidelim.

Onu onayladım ve birlikte büyük salona gittik. Çapulcular'ın olduğu tarafa gelince;

Amaris: Eee size afiyet olsun ben gidiyorum.

Sirius: Nereye ama böyle. Gerçekten de şu yakışıklı karizmatik mükemmel kardeşinle ve idare eder arkadaşlarıyla yemek ye.

James: Heyy onlar idare eder olabilir ama ben de gayet yakışıklıyım değil mi Amaris.

Amaris: Evvet James en az LeBron James kadar iyisin. Ama ben size rahatsızlık vermeyeim.

Peter beni çekiştirerek yanlarına oturttu.

Sırasıyla, Remus, Sirius ve James yan yana oturuyordu. James de oturma alanı bittiği için Peter karşıda oturuyordu ve tek boş yer onun yanı olduğu için beni oraya oturttu.

Peter: Otur be şuraya işte. İki konuşuruz kız fena mı.

Amaris: İyi peki öyle olsun.

Yemek yerken hepsiyle şahsi olarak tanıştım ve baya yakın olduk.

Yemekten kaldık ve aklıma bit şey geldi. Ya Sirius ağzını tutamayıp vampir olduğumu söylediyse.

Kalkınca

Amaris: Şey yaa ben eee saç, saç parfümümü oda da unuttum onu alayım.

Sirius benim saç parfümün kullanmadığımız ve saç göndermesini ona yaptığımı anladığı için iki dakika sonra geldi.

Amaris: Ne diyip geldin

Sirius: Parfüm sıkmadım hemen sıkıp gelirim dedim de noldu niye çağırdın beni

Amaris: Şey sorcam ben şey olduğumu onlara söylemedin değilm mi

Sirius: Aaah saçmalama. Biraz boş boğaz olabilirim ama sana sormadan söylemem merak etme. Ha bide hazır konusu açılmışkennnn, söyleyebilir miyiiiiiim

Amaris: Sirius bak bu konuda çok ciddiyim eğer söylersen herkesin içinde büyük salonda profesörlerin de önünde senin daha geçen sene bir kızla flörtleşirken arkandan eski sevgilin Gloria'nın gelmesinden dolayı ondan korktuğun için altına gerçek anlamda mecazi anlamda değil bak gerçek anlamda altına işediğini söylerim ki bunu söylersem bi daha hiç kimse sana yüz vermez kızlardan ve doğru bir şey ayrıca.

Sirius: Yaaa den onu unutmadın mı

Kahkaha attım ve;

Bana obliviate yapsanız bile unutmam onu dedim.

İkonik ama doğru

Bu mükemmel Konuşmamız bitince çocukların yanına döndük ve ilk ders olan karanlık sanatlara karşı savunma sınıfına gittik.

☆☆_________☆_________☆☆