5.

Vaveyla Yazarı: Black Captain

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: 5.

Final ile ilgili tahminleri alayım💫

***

Herkes, aynada gördüklerini birbirine anlatmıştı. Ancak anlatılan parçalar, birleştirildiğinde anlamlı bir bütün oluşturmuyor, sadece kafa karışıklığını ve korkuyu artırıyordu. Bitkin ve sessiz bir şekilde arabaya binerek eve döndüler.

Eve adım atar atmaz, Namjoon telefonunu çıkarıp yemek sipariş etmeye başladı. "Yemek yedikten sonra uyumaya çalışalım," dedi, yorgun bir şekilde. "Oyunu indirdiğimizden beri ölü gibi yaşıyoruz, ama bedenlerimizin de bir sınırı var"

Sözlerini söylemişti ki, telefonlarından o artık nefes kesici hale gelen bildirim sesi bir kez daha yükseldi.

ÇY:
Görev 3: Tamamlandı.
Görev 4: 24 saat içinde "Seul Biyomedikal Araştırma Enstitüsü"ne girin. Adres: 77 Haneul-gil, Seoul.
Binaya gece 03:00 ve 04:00 arasında girin.
Sadece kat B3'e indiğinizde
gerçek kayıtlara ulaşacaksınız.
Denek dosyalarını bulun.
Koridorlarda size benzeyen birini görürseniz,
konuşmayın.

Yeni görevin talimatlarını okuduktan sonra telefonlarını masaya bıraktılar. Sipariş verdikleri yemekler geldiğinde, hiçbiri aç hissetmemesine rağmen yemeğe başladılar.

Jungkook, elindeki sandvici yarıda bıraktı. Yüzü solgundu. "Midem bulanıyor," diye mırıldandı.

Yoongi de birkaç lokma aldıktan sonra çatalını bıraktı. "Sanırım hepimiz aynı durumdayız."

Yemek bittikten sonra herkes, önceki geceki gibi, uyuyacakları yerlere dağıldı. Jimin, Yoongi ve Hoseok üst kata, odaya çıktı. Diğerleri ise salonda hazırlanan yer yataklarına uzanmaya hazırlandı.

Jimin, doğrudan yatağa gitmek yerine, pencerenin önündeki koltuğa çöktü. Dışarıyı izlerken, "Sis var," dedi.

Hoseok, telefonunu elinde çevirip kontrol etti. "Aynı uygulamayı görmekten bıktım" diye söylendi ve pes ederek yatağa uzandı, gözlerini tavana dikti.

Jimin hâlâ aynı yerde otururken, yanına sessizce oturan biri onu ürpertti. "Korkma, benim."

"Nasıl korkmam, Yoon?" diye cevap verdi Jimin, hafifçe rahatlayarak. "Bunca şeyden sonra korkmam normal, sanırım."

"Uykun yok mu?"

"Var. Ama uyumaya bile cesaret edemiyorum"

Yoongi, yavaşça kolunu Jimin'in omzuna doladı ve onu kendine doğru çekti. "Tam yanında uyuyor olacağım," diye fısıldadı Yoongi, "Sana bir şey olmasına izin vermem"

Jimin'in dudaklarında küçük, hüzünlü bir gülümseme belirdi. "Vay be. Ne kadar da cesur biri oldun"

"Tabii. Ne sandın?"

Bir süre sessiz kaldılar, dışarıdaki sisi izlediler. Sonra Jimin, sesini daha da alçaltarak sordu "Sence aynada neden sizin gördüğünüz gibi bir 'ölüm' görmedim? Yansımam kurtulduğundan bahsediyordu. 'Acıdan kurtulmuş.' Bu ne demek, anlayamıyorum. Hastanede gördüğüm şey, bana dokunan o el... Hiçbir şey anlamıyorum artık."

Yoongi, onu biraz daha sıkıca tuttu. "O şey, bizimle zihin oyunları oynuyor, Jimin. Yansımalar biz değiliz. Onlar bizim geleceğimiz ya da kaderimiz de değiller. Hastanede olanlarsa sadece bizi korkutmak, bölmek içindi. Pes edene kadar durmayacaklar"

"Oyunu kazanacak mıyız sence?" Jimin'in sesi titredi. "Ya birimize bir şey olursa? Ya... ya ölürsek?"

"Hayır," diye kesti Yoongi, kesin bir tonla. "Ölüm falan yok. Hepimiz, birlikte çıkacağız bu işin içinden. Söz veriyorum"

Jimin, nemli gözleri ve titreyen dudaklarıyla ona baktı. Yoongi, karşısındaki gencin çenesinden nazikçe tutarak başını hafifçe kaldırdı. Başparmağıyla yanağındaki bir damla gözyaşını sildi. "Biliyor musun?" diye konuştu, sesi yumuşak ama hüzünlüydü. "Senin bu kadar korktuğunu görmek beni her şeyden daha çok üzüyor. Çünkü sen genelde içimizde en enerji dolu, bizi bir arada tutan o ışıksın"

Jimin, yanağındaki eli tuttu, soğuk parmaklarını Yoongi'nin sıcak avucunda ısıtmaya çalışırcasına. "Siz varsınız diye güçlüyüm ben. Hepiniz, ama özellikle de sen. Küçüklüğümden beri benimlesin, Yoongi. Sen ve Jungkook... siz benim çocukluğumsunuz. Şimdi, ne olduğu belirsiz, her an bizi yok etmek isteyen bu oyunun içindeyken sizi kaybetme düşüncesi beni mahvediyor" Hıçkırıkları artarken, Yoongi onu sıkıca sardı.

"Jimin-ah, nefes al. Ben buradayım. Dokunabiliyorsun, hissedebiliyorsun, değil mi? Her zaman yanında olmaya devam edeceğim. Ben, Jungkook ve diğerleri de aynı şekilde. Hepimiz, her zaman olduğu gibi, birlikte olacağız"

Ağlaması yavaş yavaş kesilen Jimin, başını kaldırdı. "Uyuyalım mı?" diye fısıldadı "Ama elimi bırakmayacağına söz ver"

"Söz veriyorum"

"Sakın bırakma, tamam mı?"

"Asla."

...

Grup, terk edilmiş, 15 katlı cam cepheli modern bir binanın önünde durdu. Yapı, etrafındaki canlı şehir manzarasına tezat oluşturuyor, soğuk ve yaşamdan yoksun görünüyordu. Saat 02:58'i gösteriyordu. Namjoon, son kez telefonundaki haritaya baktı ve başını iki yana salladı. "GPS koordinatları burayı işaret ediyor, ama haritada bina olarak gözükmüyor. Verilen adresin olduğu nokta, boş bir arsa ya da ormanlık alan gibi görünüyor."

Hoseok, arabadan inmekte tereddüt ederek mırıldandı "Ya bu bir tuzaksa? Ya yine bizi tuzağa düşürür, korkuturlarsa?"

Taehyung, kapıyı sertçe açarak dışarı adım attı. "Dışarıda kalmak daha tehlikeli," dedi, sesi kararlıydı. "Zamanımız tükeniyor. Hadi, hemen içeri girelim."

Hepsi, binanın ağır cam kapısından içeri süzüldü. Lobi geniş ve boştu, toz tabakası zemini kaplamıştı. Hiçbir odaya sapmadan, doğrudan karşılarında duran, paslanmış çelik kapılı tek asansöre yöneldiler. Panelde sadece B3 düğmesi soluk mavi bir ışıkla yanıp sönüyordu. Namjoon düğmeye bastı. Kapılar anında, metalik bir gıcırtıyla sertçe kapandı. Asansör aşağıya doğru hareket ederken, tavan hoparlöründen robotik, cansız bir kadın sesi duyuldu: "Deneysel Grup 7 yazılı odaya girin. Kural ihlali yapan cezalandırılacak."

Kapılar açıldığında, B3 katının soğuk, nemli ve elektrik kesintisi yaşanmış gibi loş bir koridoruyla karşılaştılar. Duvarlardaki floresan lambaların yarısı kırıktı, yarısı aralıklarla titreyerek yanıyordu. Yerde kırık cam parçaları, devrilmiş dosya dolapları ve paramparça edilmiş bilgisayar ekipmanları vardı.

"Buraya," diye fısıldadı Namjoon, el fenerinin ışığını kapı numaralarında gezdirerek. "Deneysel Grup 7" yazılı kapıyı buldular. İçeri girdiklerinde, buranın bir arşiv ya da kayıt odası olduğunu gördüler. Raflar, tozlu klasörler ve eski disket kutularıyla doluydu.

Hepsi, bir rafa yönelip dosyalara bakmaya başladılar. Birkaç dakika sonra, Taehyung sessiz bir çığlık attı.

"Sanırım buldum!" Eli titreyerek eski, gri bir klasörü raftan çekti. Üzerinde sadece "Grup 7" yazıyordu. Hızla sayfaları çevirdi, gözleri büyüdü. "Altı kişiyle ilgili ve bizim isimlerimiz var. Ama Jimin'in adı yok"

"Ne?" diye sordu Jimin, yüzünde şaşkınlık ve yeni bir korku belirerek. Dosyayı Taehyung'un elinden aldı ve kendisi okumaya başladı.

Proje: Ayna Yansımaları

Not: 7 numaralı grupta anomali tespit edildi. Yansımalar bağımsız hareket etmeye, deneklerin kontrolünden çıkmaya başladı.

Hasta No: 7A - Kim Namjoon

· Gözlem: Gördüğü/gördüklerini sürekli unutma eğilimi. Bazen odada olmayan, "7. kişi"den bahsediyor.
· Not: Denek, odada olmayan birini sürekli duyduğunu ve onunla konuştuğunu iddia ediyor. B3 katındaki tüm fiziksel ve dijital kayıtlarda sadece 6 denek mevcut, ancak o 7 kişi olduğu konusunda ısrarcı.

Hasta No: 7B - Min Yoongi

· Gözlem: Aynalarla uzun, tek taraflı konuşmalar. Rüyalarında sürekli "O gerçek değil!" diye bağıran bir ses duyduğunu belirtiyor.
· Video Kaydı (Gece 02:15): Hasta uyurken odadaki ayna aniden buğulanıyor ve parmak iziyle "Onu bul" yazılıyor.

Hasta No: 7C - Jung Hoseok

· Gözlem: Nedensiz, kontrol edilemeyen gülme nöbetleri. Defterine sürekli yüzleri olmayan 7 kişi çiziyor.
· Not: Aynadaki yansımasının aslında durmadan ağladığını iddia ediyor.

Hasta No: 7D - Kim Taehyung

· Gözlem: Sol el bileğinde beliren ve kaybolan "J" harfi şeklinde bir iz. Gece koridorlarda "Nerede kaldın?" diye sorduğu duyuluyor. Kilitli odasından nasıl çıktığı belirsiz. Odasındaki kameralar sık sık bozuluyor.
· Not: B3'teki floroskopi odasında, insana benzer bir gölge olduğunu, onu tanıdığını ve "oyunu kaybettiği" için üzüldüğünü tekrarlıyor.

Hasta No: 7E - Jeon Jungkook

· Gözlem: Var olmayan silah sesleri duyuyor. Aynalarda, tanımlayamadığı birini vurduğunu gördüğünü iddia ediyor.
· Not: Gece nöbetçi hemşirenin raporu: "Hasta, odasında 'Oyunu kaybediyoruz' diye bağırıyor. Aynada bazen iki farklı yansıma görülüyor."

Hasta No: 7F - Kim Seokjin

· Gözlem: Sürekli uçurum kenarında durduğu rüyalar. Her seferinde aynı, tanıdık bir sesin onu ittiğini görüyor.
· Not: Tıbbi kayıtlarda olmayan, karın bölgesinde 'N' şeklinde bir yara izi tespit edildi. Defterine yazdığı: "Beni asıl korkutan, düşerken arkamda kendi sesimi duymam."

Özel Not (Dr. _____):
"7. üye (Potansiyel 'Anomali Kaynağı') deney protokolünden çıkarıldı. Kontrol edilemedi. Sonuçlar diğer altı denek üzerinde değişken ve öngörülemez etkiler gösteriyor."

Jimin, dosyayı titreyen elleriyle kapattı. Yüzü bembeyazdı. "Ben... ben gerçekten listede yokum. Ama hepiniz varsınız. Ve burada yazılanların hepsi saçma. Bu olamaz"

Yoongi, ani ve sert bir hareketle dosyayı onun elinden aldı."Kendinize gelin!" diye seslendi, "Unutmayın, bunların hepsi oyunun bir parçası. Bizi korkutup, birbirimizden şüphe ettirip bölmeye çalışıyorlar. Gerçek değil!"

Namjoon, düz ve ifadesiz bir suratla karşı duvara bakarken, sanki kendi kendine konuşuyormuş gibi mırıldandı "7. üye Jimin ise?"

"Neyse ne!" diye atıldı Seokjin, "Görevi tamamladık, denek dosyalarını bulduk. Hadi, çıkalım artık bu cehennemden!"

Hepsi onaylar gibi başlarını sallayıp kapıya yöneldi. Ancak tam o anda, koridordan yankılanan net, ritmik ayak sesleri duyuldu. Birden fazla kişiye aitti.

"Biri mi var?" diye fısıldadı Hoseok, gözleri kapıya dikilmiş.

"Görevde yazıyordu," diye hatırlattı Taehyung, "size benzeyenleri görürseniz konuşmayın. Ya onlarsa?"

"Aferin, akıllı şey," dedi bir ses. Tam arkadan, kapının hemen dışından geliyordu.

Hepsi dondu. Kapının eşiğinde, Hoseok'a tıpatıp benzeyen biri duruyordu. Ama yüzü gözyaşları içindeydi. Ağlıyordu. Ama aynı anda, geniş, kasılmış, tamamen doğal olmayan bir gülümseme dudaklarını geriyordu. Bu tezat, yüzünü ürkütücü bir maskeye dönüştürmüştü. "Ne o? Korkmuşa benziyorsunuz."

"Sakın konuşmayın!" diye uyardı Taehyung,"Hadi, asansöre! Şimdi!"

Hepsi bir anda koridora fırladı, ayak sesleri artık dört bir yandan geliyor, yankılanıyordu. "Neden kaçıyorsunuz?" diye sordu bir başka ses, bu sefer Seokjine benziyordu, ama alaycı ve soğuk bir tondaydı "Kendinizden kaçamazsınız."

Gruplar halinde, koridorun diğer ucundan, gölgelerin içinden belirdiler. Altı kişiydiler. Her biri, odadakilerden birinin kusursuz, ama rahatsız edici bir kopyasıydı. Kıyafetleri aynıydı, ama biraz daha yıpranmış, lekeli. Yüzlerinde, bedenlerinde küçük kesikler, morluklar, taze görünen yara izleri vardı.

Ve sonra, yedinci biri daha geldi. Jimin'e benzeyen. Ama bu, diğerlerinden çok farklıydı. Gözleri tamamen simsiyah, ışıksız iki oyuk gibiydi. Kıyafetleri koyu, kurumuş kan lekeleriyle kaplanmıştı. Yüzü ise tamamen donuk, ifadesiz bir heykeli andırıyordu. Diğerlerinden daha yavaş, daha ağır adımlarla ilerledi. "Hâlâ acıyor," diye konuştu, "Gerçekler ortaya çıkana kadar acı içinde kıvranmaya devam edeceğiz. Hepiniz o kadar kör ve aptalsınız ki! Sizin yüzünüzden... defalarca... ölüyoruz!"

Jimin, korkudan nefesi kesilmiş bir halde yansımasına bakakalmıştı. O anda, biri onun gözlerini avuçlarıyla kapattı ve başını sertçe, koruyucu bir hareketle kendi omzuna bastırdı. Kokusundan, dokunuşundan bunun Yoongi olduğunu anladı.

Kimse konuşmuyordu, sadece nefes alıp verişleri duyuluyordu. Sonra, Taehyung'un kopyası öne çıktı. Yüzü daha yumuşak, daha üzgün görünüyordu. Doğrudan gerçek Jungkook'a baktı. "Jungkook..." diye seslendi, sesi yalvarırcasına titrerken "Seni çok özledim. Seni çok özledim, sevgilim." Soluk elini ona doğru uzattı. "Hadi gel. Tut elimi. Birlikte gidelim. Kurtulalım şu cehennemden."

Jungkook'un gözleri büyüdü. Bir anlık tanıdık bir özlem, bir çekim hissettiği belli oluyordu. İstemsizce elini uzatacak gibi oldu. Ancak Taehyung hemen önüne atıldı, Jungkook'un kolundan tutarak onu geri çekti. "O ben değilim," dedi, gözlerini kopyaya dikerek. "Gerçek ben buradayım!"

"Hala bulamadın mı?!" diye gürledi Yoongi'nin kopyası, birden öne fırlayarak "Bize ait olanı bulamayacak kadar güçsüzsün! Onu bul! Onu bana getir! Aptal! Aptal! APTAL!"

Onun bağırışı bir işaret gibiydi. Diğer beş kopya da aynı kelimeyi, ahenksiz, kulak tırmalayıcı bir koro halinde haykırmaya başladı.

Sesler koridorda çarparak büyüdü, dayanılmaz bir gürültüye dönüştü. Tam o kaos anında, asansörün kapıları beklenmedik bir şekilde kapandı. Kapana kısılmış, kafaları karışmış, kalpleri korkuyla dolu yedi kişiyi, yankılanan çığlıkların ve aşağılayıcı haykırışların arasından çekip aldı. Asansör yukarıya doğru hareket etmeye başlarken, içerideki tek ses, hızlı ve düzensiz nefes alıp verişleriydi.

***

Byeee☆

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

23okunma 3beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18