2.

Vaveyla Yazarı: Black Captain

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: 2.

Merhabalarr♡

***

Korku. İliklerine kadar işlemiş, nefes almalarını zorlaştıran korkuydu bu. Dört arkadaş da aynı şeyi hissediyordu: kontrolün tamamen ellerinden kayıp gittiği, akıl sınırlarını zorlayan bir çaresizlik. Havada asılı kalan telefon ve onun yavaş, doğal olmayan düşüşü, her şeyin basit bir şaka veya virüsten ibaret olamayacağının kanıtı gibiydi. Dakikalar boyunca donup kaldılar.

Taehyung, ilk hareket eden oldu. Yavaşça yerinden kalktı, telefonunu halının üzerinden aldı. Ekran hala parlıyordu. Hiçbir şey söylemeden koltuğa çöküp diğerlerine baktı.

"Hepimiz aynı şeyi mi gördük?" diye sordu Jimin titreyen sesiyle.

Yoongi, başını ağır ağır iki yana sallarken, gözlerini yerden alamıyordu. "Evet. Hepimiz aynı şeyi gördük"

Jungkook ise zihnini hızla çalıştırıyordu. Pratik olmalıydı. Hemen üniversite grubuna yazdı. Mesajı gönderdikten sonra başını kaldırdı. "Diğerleri çağırdım. Onlar gelene kadar sakin olup mantıklı düşünmeliyiz. Bir çıkış yolu bulmamız gerek"

...

Yarım saat içinde yedi kişi tam kadro Jimin'in evinin salonundaydı. Ortadaki sehpanın üzerine telefonlarını bırakmışlar, her birinin yüzünde aynı bunalım ve kafa karışıklığı okunuyordu. İçlerinde en sabırsız olan Seokjin, dayanamayıp patladı "Yeter! Bu sessizlikle daha fazla oturamam. Bir şey söyleyin artık"

Hoseok da ona katıldı, elleriyle yüzünü ovuşturarak "Gerilimden kalp krizi geçireceğim. Lütfen biri mantıklı bir şey söylesin"

Sessizliği, grubun genellikle sakin üyesi Namjoon bozdu. Derin bir nefes aldı ve ayağa kalktı, dikkatleri üzerine çekmek için. "Tamam. Önce sakinleşelim ve mantık çerçevesinde düşünelim. Bir olasılık, bu hala bir şaka. İçimizden biri bu linki gönderdi ve gelişmiş bir yazılım ile telefonlarımızı kontrol altına aldı. Eğer şakayı yapan kişiyi bulursak, bu saçmalıktan kurtulabiliriz."

Yoongi, Namjoon'un sözlerine keskin ve öfkeli bir bakışla karşılık verdi. "Mantık mı? Namjoon, az önce şu siktiğimin telefonu yerçekimine meydan okudu! Havada durdu! Bunu hangi 'yazılım' yapar? Telefonlarımızı kapatamıyoruz, kıramıyoruz, oyunu silemiyoruz! Mantığın nerede başlıyor burada?"

Yoongi'nin sözleri odadaki gerilimi bir kat daha arttırdı. Jimin, titreyen parmaklarıyla telefonunu aldı ve ekrandaki geri sayıma baktı: 23 saat 01 dakika 23 saniye. Zaman, acımasızca akmaya devam ediyordu.

"Peki ya," Jimin'in sesi cılız çıktı "Ya gerçekse? Tüm bu olanlar gerçekse? O zaman ne yapacağız?"

Seokjin hemen atıldı, neredeyse kendini ikna etmeye çalışırcasına "Saçmalama Jimin! Böyle bir şey mümkün değil, biliyorsun. Yarın hep birlikte telefonları tamirciye götürürüz. Kesin virüstür, gelişmiş bir yazılım falandır"

Çoğunluk, bu rahatlatıcı açıklamaya sığınmak istiyor gibiydi. Ancak Taehyung'un kaşları hâlâ çatıktı. Telefonuna bakarak mırıldandı "Her şeyi virüse bağlayabiliriz, evet. Ama o havada asılı kalma anını nasıl açıklayacağız? Görünmez bir ip mi bağladılar da biz göremedik? O zaman bu kişi fizik kurallarını da hack'lemiş demektir" Sorusu, odaya tekrar ağır bir sessizlik yaydı. Kimse mantıklı bir cevap bulamadı.

Sonunda Namjoon, bitkin bir halde ayağa kalktı. "Hepimiz yeterince gergin ve yorgunuz. Bu saatte daha sağlıklı karar veremeyiz. Hadi uyumaya çalışalım. Yarın sabah ilk iş tamirciye gider, durumu anlatırız"

Jimin yerinden kalkarak, "Evde fazla oda yok. Benim odama üç kişi sığar. Kalanlar için bu salonda yer yastıkları ve battaniyeler var" dedi.

"Namjoon neredeyse ben oradayım!" diye atıldı Hoseok hemen, ancak kolundan ani bir çekişle Seokjin onu koltuğa geri çekti.

"Geri bas, Hoseok! Asıl ben, sevgilim nerede uyursa orada uyurum. Kasları var, korur beni!" diyerek Namjoon'un koluna yapıştı.

Namjoon, bıkkın bir ifadeyle başını sallayıp kolunu kurtardı. "İkiniz de gidin başımdan"

...

Nihayetinde, Jimin'in odasında - Jimin, Yoongi ve Hoseok kaldı. Salonda ise - Jungkook, Taehyung, Namjoon ve ona yapışmaya çalışan Seokjin yerlerini aldı. Işıklar söndü, ancak odalara sinen gerginlik uyku getirmiyordu.

Salonda, battaniyelerin hışırtısı arasında Jungkook'un yanına sessizce yaklaşan Taehyung'un fısıltısı duyuldu "Uyuyamadın sen de değil mi?"

Jungkook, yatağında yan döndü. Hafifçe gülümsedi. "Evet"

"Ne olacak sence?" diye sordu Taehyung.

Jungkook bir süre düşündü, tavandaki gölgelere bakarak. "Bilmiyorum, Tae. Hiçbir şeye benzemiyor. Hiçbir açıklama, gördüğümüz şeyi karşılamıyor."

"Korkuyor musun peki?" Taehyung biraz daha yaklaştı.

Jungkook iç geçirdi "Biraz. Mantığımın çöktüğü yerde korku başlıyor"

Taehyung, karanlıkta elini uzattı ve Jungkook'un elini bulup sımsıkı kavradı. Dokunuşu sıcak ve güven vericiydi. "Korkma. Ben seni korurum. Söz veriyorum"

Jungkook, bu söz üzerine kısık bir kahkaha attı. Gözleri, Taehyung'un küçülen gözlerine ve gülümsediğinde ortaya çıkan kare gülüşüne kaydı. "Sen önce kendini korumayı öğren, Tae"

"İkimize de yeterim ben. Sevgilinin ne kadar güçlü olduğunu hafife alıyorsun," diye karşılık verdi Taehyung, alaycı bir tonda.

Jungkook elini sıkarak karşılık verdi. "Hadi uyumaya çalışalım. Yarın çok işimiz var." Sırtını döndü ve gözlerini kapattı. "İyi geceler, Kim"

Taehyung, elini bırakmadan, ona biraz daha yakın durdu "İyi geceler, Jeon."

...

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, yedisi de bitkin ve gergin bir halde şehrin bilinen bir telefon tamircisinin önündeydiler. İçeri doluşup, tek bir kişiye yönelttikleri soru yağmuru genç tamirciyi şaşkına çevirdi.

"Sakin olun, sakin olun! Biriniz anlatsın, sorun ne?" diye bağırdı tamirci, ellerini havaya kaldırarak.

Taehyung öne çıktı, olabildiğince sakin anlatmaya çalışarak "Bize bilinmeyen bir numaradan bir oyun linki geldi. İndirdik. Şimdi ne oyunu silebiliyoruz, ne telefonları kapatabiliyoruz. Ekranda sürekli bir geri sayım var"

Tamirci, "Hangi oyun?" diye sordu. Taehyung telefonunu uzattı. Adam ekrana baktı, uygulamaları karıştırdı. "Çıkış Yok" isimli bir uygulama yoktu. Ana ekran tertemizdi. Geri sayım da yoktu.

"Telefon normal görünüyor. Bir sorun göremiyorum," dedi şüpheyle.

"Olamaz!" diye bağırdı Jimin. "Daha az önce ordaydı. Hepimizde vardı"

Tamirci, diğerlerinin de telefonlarını kontrol etmelerini istedi. Hepsi aynı şeyi gördü: Oyun yoktu. Geri sayım yoktu. Telefonları normal bir şekilde kapatıp açabiliyorlardı. Yüzlerinde bir rahatlama, bir şaşkınlık ve derin bir kafa karışıklığı vardı.

"Gördünüz mü?" dedi Seokjin, neredeyse zafer kazanmışçasına. "Virüstü. Temizlendi işte"

Tamirci, her bir telefonu daha derinlemesine taradı, ancak kötü amaçlı yazılım veya alışılmadık bir uygulamaya dair en ufak bir iz bulamadı. "Telefonlarınız temiz, beyler. Herhangi bir sorun yok"

Birkaç dakika daha orada kalıp tekrar tekrar kontrol ettirdikten sonra, tamirciden ayrıldılar. Dışarı çıktıklarında, aralarında garip bir rahatlama ve hâlâ devam eden bir tedirginlik vardı. Belki de gerçekten hepsi bir halüsinasyondu? Stres ve yorgunluğun kolektif bir etkisi?

Tekrar Jimin'in evine döndüler. Salona yerleştiklerinde Hoseok, kendini koltuğa attı ve telefonuna bakarak, "Tam bir saçmalık. Bütün geceyi korku içinde geçirdik, ama görünen o ki hepsi kafamızda bitmiş" dedi.

Yoongi de derin bir nefes aldı, gözlerini kapattı. "En azından kurtulduk. Belki de hepimiz aynı anda-"

Lafını, yedi telefondan aynı anda yükselen o tiz, ürpertici bildirim sesi kesti. Ses, daha önce duyduklarından daha yüksek ve daha acımasız geliyordu.

Elleri titreyerek telefonlarını açtılar. Ekranda, daha önce gördükleri arayüz vardı.

Çıkış Yok
Katılımcılar: Siz, Taehyung, Jimin, Yoongi ve 3 kişi daha

Ve hemen ardından, yeni bir mesaj.

ÇY:
Sizden başkası bizi göremez.
Sizden başkası bizi duyamaz.
Sizden başkası öleni bulamaz.

Mesajın altında, geri sayım yeniden belirmişti, ama bu sefer süre dramatik bir şekilde azalmıştı:
04 saat 20 dakika 54 saniye

"NELER OLUYOR LAN?!" Hoseok, telefonunu bir çığlıkla sehpaya fırlattı. Cihaz sehpaya çarptı ama ekranı hâlâ parlıyor, geri sayım ilerliyordu. "Az önce yoktu bu!"

"Ne... ne yapacağız şimdi?" diye sordu Jimin panikle.

Namjoon, yutkundu. Artık başka seçenekleri olmadığını anlamıştı. "Görevi tamamlayacağız. Mezarlığa gidip fotoğraf çekeceğiz. Ancak ondan sonra ne olacağını görüp bir strateji belirleyebiliriz"

Seokjin, korkudan neredeyse koltukta küçüldü. "Saat 4'ü geçti! Hava birkaç saat sonra kararacak! Ben mezarlığa gidemem. Korkarım"

Jungkook bir fikirle atıldı "Belki kandırabiliriz? İnternetten mezarlık fotoğrafı indirip atsak? Ya da evde karanlık bir köşe çeksek?"

Bu fikir, umutsuzluk içindeki diğerlerine de cazip geldi. Hemen harekete geçtiler. Her biri oyuna girip, rastgele buldukları mezarlık fotoğraflarını veya karanlık, bulanık çekilmiş görüntüleri göndermeye çalıştı.

Gönderdikleri fotoğraf, uygulama içinde bir saniye bile kalmadan silindi. Ve hemen peşinden, grubun sohbet kısmına yeni bir mesaj geldi.

ÇY:
Görev 1: 24 saat içinde bir mezarlığa giderek fotoğraf çektir ve gönder.
Yapmayanlar cezalandırılır.
Kandırmaya çalışanlar cezalandırılır.

Mesajı okur okumaz, en son sahte fotoğrafı gönderen Taehyung'un yüzü aniden bembeyaz kesildi. Elini boğazına götürdü. Nefes alamıyordu. Gözleri faltaşı gibi açılmış, ağzı açılıp kapanıyordu. Burnundan koyu kırmızı bir kan sızıntısı başladı.

"Taehyung!" diye bağırdı Jungkook, yanına atıldı.

O sırada odada, hiçbirinin telefonundan gelmeyen, sanki duvarların içinden yankılanan tiz, soğuk ve alaycı bir gülüş sesi duyuldu.
Cezanın ne anlama geldiği artık çok açıktı. Bu bir oyun değildi. Kuralları çiğnemenin bedeli, sanal bir puan kaybı değil, gerçek ve acı veren bir zarardı.

Hepsi, Taehyung'a ve ekranlarında acımasızca azalmaya devam eden geri sayıma bakakaldı. Dışarıda hava kararıyordu. Ve onlar için artık tek bir seçenek vardı: Karanlık çökmeden önce, bir mezarlığa gitmek.

***

Nasıldı?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

21okunma 3beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18