37. bölüm / 43
Dark Breaker (OG)BÜYÜ
Bölümler 43Şu an: BÜYÜ
- 1 GEÇMİŞ-1303 kelime
- 2 GEÇMİŞ-2264 kelime
- 3 SEÇMELER403 kelime
- 4 HALÜSİNASYON384 kelime
- 5 SEÇMELER-2237 kelime
- 6 PARA220 kelime
- 7 KEN RYUUTA687 kelime
- 8 KARAR283 kelime
- 9 ARKADAŞ492 kelime
- 10 MÜHÜR488 kelime
- 11 KUZEN658 kelime
- 12 YILDIRIM TANRISI488 kelime
- 13 KEN RYUUTA-2381 kelime
- 14 SAKLAMBAÇ345 kelime
- 15 AİLE BAĞLARI383 kelime
- 16 VARİS318 kelime
- 17 POWER UP466 kelime
- 18 AYİN654 kelime
- 19 YOLCULUK971 kelime
- 20 İNTİKAM614 kelime
- 21 İNTİKAM-2578 kelime
- 22 SONUÇLAR1.359 kelime
- 23 UYANIŞ454 kelime
- 24 SIKI ÇALIŞMA440 kelime
- 25 YÖNLENDİRME673 kelime
- 26 TETHYS612 kelime
- 27 KRALLIK591 kelime
- 28 SOSYAL STATÜ553 kelime
- 29 ANAVATAN'A YOLCULUK496 kelime
- 30 ANAVATAN'DA325 kelime
- 31 KAZUKO306 kelime
- 32 LİCHT539 kelime
- 33 TETHYS'E DÖNÜŞ409 kelime
- 34 KRALLIK-2370 kelime
- 35 IŞIĞIN TANRISI535 kelime
- 36 KİR385 kelime
- 37 BÜYÜ559 kelime · Okuduğun bölüm
- 38 LUCİFER674 kelime
- 39 SAVAŞ SONU695 kelime
- 40 ÇANTA403 kelime
- 41 KRAL OLMAK585 kelime
- 42 YÜZLEŞME696 kelime
- 43 YÜZLEŞME - 2427 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
ADAM
-Yani bize tanrı olduğunu söylüyorsun?
LİCHT
-Evet, büyü yapabilirim...
ADAM
-Büyü? Siktir ordan!
Elimi adama doğru uzattım fakat büyü yapamadmı.
ADAM
-Anlıyorum, kendini tanrı ilan eden şizofrenin tekisin. Alın onu ve kralın huzuruna çıkarın.
Beni aldılar ve kralın huzuruna çıkardılar.
KRAL
-Tanrısın, öyle duydum?
LİCHT
-Evet..
Kral tahtından kalkıp yanıma ilerledi.
KRAL
-Yanlış, burda bir tanrı varsa o da benim. Onu götürün! Hapishaneye!
Alıp hapishaneye attılar.
LİCHT
-Neden?
GARDİYAN
-Çok büyük yanlış yaptın evlat. İdam edileceksin.
LİCHT
-Neden?
GARDİYAN
-Tanrı olduğunu söyledin.
LİCHT
-Yalan değildi..
GARDİYAN
-Aynen, uyu artık.
Licht uyudu ve sabah kalktığında bir kaç kişi onun etrafında toplanmıştı.
LİCHT
-Ne oluyor?
KIZ
-Tanrı var dediler geldik! Harbiden de tanrı kadar yakışıklıymışsın haa! İdam edilsen ölünü görmek yazık olurdu.
Onların konuşmasına aldanmadım ve doğrudan odasındaki küçük pencereden Güneşi seyretmeye daldım. Etrafımdakiler gitmişti, tek bir kişi dışında.
-Baksana, cennet nasıldı?
Konuşana baktım ve kahverengi saçlı, ela gözlü bir kız benimle sırt sırta vermiş oturuyordu.
LİCHT
-Çok güzeldi. Ölmeyeceğini bilerek yaşamak...
KIZ
-Ölümsüzlük demek... Kaç yaşındasın?
LİCHT
-Bilmiyorum, ben doğmadım. Yoktan var oldum.
KIZ
-Anlıyorum... Saçların neden bu kadar beyaz?
LİCHT
-Işığa hükmedebiliyorum.. yani hükmedebiliyordum.
KIZ
-Havalıymış!
LİCHT
-Bu ışık veren şey de ne?
KIZ
-Ah o mu? Ona güneş diyoruz.
LİCHT
-Bana benziyor...
KIZ
-Bu arada adın ne? Benimki Lydia.
LİCHT
-Licht.. sanırım.
LYDİA
-O kadar yükseklikten düşerek nasıl yara almadın? Ve nereden düştün?
LİCHT
-Cennetten kovuldum. Ve ben bir tanrıyım, bu kadar küçük şeyler beni öldüremez.
LYDİA
-Ben sana inanıyorum.
LİCHT
-Gerçekten mi?
LYDİA
-Evet, ve büyüne kavuşacağın günü dört gözle bekliyorum. Bana bir takım şeyler öğretirsin.
LİCHT
-Umarım kavuşurum.
Günler günleri kovaladı ve Lydia her gün konuşmak için yanıma geldi. Bir gün üstü kanlı şekilde yanıma geldi ve elindeki anahtarla kapımı açtı, bayılacak gibiydi.
LYDİA
-Dinle. Fazla zamanımız yok, hemen burdan tüyelim.
Koğuştan çıktım ve koşarak hapisin çıkışına doğru ilerledik. Ama etrafımızı gardiyanlar sarmıştı bile.
LYDİA
-Licht bişey yap nolur!
Lydia bayıldı, onu tek kolumla tuttum. Elimi yukarı doğru uzattım ve gözlerimi kapattım. Elimde biriken enerjiyi hissediyordum. Kürek kemiklerimin oradan kanatlarım çıktı ve Lydia'yı alıp yukarı uçtum. Elimde biriktirdiğim ışık büyüsünü de kralın tam kafasına fırlattım ve kafasını uçurdum. Lydia bir süre sonra uyandı.
LYDİA
-Licht sen, sen gerçekten de bir tanrısın ha..
LİCHT
-Tabii ki de!
Lydia şirin ellerini boynuma doladı ve yanağımdan öptü. Bir nehrin kenarına indik, Lydia'yı da indirdim. Merkezden çok uzakta değildik. Orada hemen yapraklardan ve dallardan çadır kurdum. Akşama doğru Lydia yıkanmak için şelalenin yanına gitti. Bende onu takip ettim, kıyafetlerini katlayıp bir taşın üzerine koymuş kendisi çıplak şekilde gölette yıkanıyordu. Bende hapishanede verilen kıyafetleri çıkarıp bir kenara koydum.
LİCHT
-Bende katılabilir miyim?
Lydia arkasını dönüp bana baktı. Yüzü kıpkırmızı olmuştu ama hayır diyemedi.
LYDİA
-Cennetteki tanrıçalar güzel miydi bari?
LİCHT
-Bilmem, ben sadece kardeşimle iyi anlaşırdım.
LYDİA
-Ah anlıyorum. Kardeşin nasıl birisi?
LİCHT
-Kibirli fakat çok eğlenceli birisidir.
LYDİA
-Peki tanrılar senin kadar yakışıklı mıydı?
LİCHT
-Benden de iyileri var ama bu sorular ne alaka şimdi?
LYDİA
-Hiiç öyle sordum...
Lydia'nın vücudunu baştan aşağı süzdüm.
LYDİA
-Bir sorun mu var?
LİCHT
-Hmm? Hayır.
LYDİA
-Öyle baktın ki bir şey var sanıp utandım..
Lydia'ya sarıldım, yüzü kıpkırmızı oldu.
LYDİA
-Birden bu ne alaka şimdi?
LİCHT
-Bunca zamandır bana inandığın için teşekkürler..
Lydia gülümsedi ve beni dudağımdan öptü. Beline sarıldım o da benim boynuma sarıldı. Çadırımıza geçtik ve güzel bir gece geçirdik. Ertesi gün toplanıp merkeze tekrar dönmek için yola koyulmaya hazırdık.
Bölüm etkileşimi
