1. bölüm / 9
DARAĞACI"Herşeyin Başlangıcı"
Bölümler 9Şu an: "Herşeyin Başlangıcı"
Duvara yaslanmış herşeyin bir rüyadan, hayır hayır herşeyin bir kabus olmasını istiyordum. Rüyalar güzeldir değil mi! Rüyalar böylesi insana acı ve kahır vermez. Bir an önce uyanmak ve zamanı geri almak istiyorum
Az önce neler olmuştu öyle herşey dakikalar ve saniyeler içinde olmuştuve ben az önce babamı öldürmüştüm ellerimde olan bu sıcaklık onun soğumaya ve kurumaya yüz tutmuş kanı olamazdı ben bu kadar kendimi kaybetmiş olamazdım ben bu kadar değildim , değildim işte bana ne oldu böyle.
Ben Melal, bu benim adımdı sahi adımın anlamı bile kederdi adımı koyarken bile kaderim belliymiş gibi bu hayatı keder ve elem dolu bir hayat geçireceğimi biliyor gibi koymuşlardı bana özeldi sanki beni anlatıyor beni yasatiyordu yada ben adımı yaşatiyordum.
Herşey yeni mi başliyordu yoksa herşey şuan bitti mi hayatımın karardigini görebiliyordum zamanı geri alamayacağını da biliyordum bu şok dalgasından kurtulup yerde yatan az önce annemin canına kast eden babama bakıyordum hemen başında duran annemse benim gibi durumun içinden çıkamıyor ve bir şok dalgasına kapılmıştı.
Tüm bunlar olurken ve annemle kendimizi toparlayamazken odanin kapısının gıcırtılı açılışını duydum. Henüz 14 yaşında olan kardeşimin muhtemelen patlayan silah sesinden dolayı uykusundan uyanıp odaya girişini gördüm ve annemle bulunduğumuz bu şok dalgasına kardeşimin de dahil olduğunu hissettim.
Beynim alarm vermiş gibi bedenimi hemen duvardan sürtünerek kaldırdım ve kardeşimin önüne geçtim bunu ona yapmaya ve yaşatmaya hakkım yoktu. Omuzlarindan tutup az önce çıkmış olduğu odaya götüreceğim sırada ellerimde ki kanı fark etmemle elektriğe çarpmış gibi ellerimi arkama sakladım ve bedenimle onu geriye doğru itip götürmeye niyetlendigim odaya sürükledim. Yaşananların olduğu odanin kapısından çıktiktan sonra onu koridorun ortasında durdurdum ve onu orda öylece bırakıp koşar adım lavaboya gidip ellerimi yıkamaya niyetlendim suyu acmamla daha fazla tutamadığım yaşlarım gözlerimden firar etti. Göz yaşlarım o kadar yoğun akıyordu ki önümü göremiyorum omzundan aldığım destekle gözlerimi silip sabunu elime alip hızlı hareketlerle ellerimi ovaladim tırnak aralarimda kalan kanı görmemle daha çok ağladım ve hareketlerini daha da hizlandirdim kurtulmak istiyordum bu lekelerden sanki kurtulursam zamanıda geriye alacakmisim gibi geliyordu. Ellerimden çıktığından emin olduktan sonra suyu kapatıp her iki ellerim lavabonun yanında tutup bir 10 saniye kadar sakinleşmeye çalıştım kafamı kaldırdigimda karşıda ki aynadan yüzümü gördüm. Ağlamaktan oldukça kızarmış gözlerim ve yüzüme ellerimi koyup sakinliğimi daha da arttırdım. Soğuk ellerimi yüzüme koymakla başımın zonkladigini hissettim. Lavaboda ki dolabı açıp gözüme çarpan tokayla uzun gece karası saçlarımı tepeden sıkı bir topuz yapıp topladım ve hemen oradan ayrılıp daha bir dakika geçmemiş, koridorda bıraktığım kız kardeşimi bıraktığım aynı noktada olduğunu gördüm ve bu sefer yıkadığım ellerimle omuzlarindan tutup odasına götürdüm ve çenesinden tutup ıslanmış gözlerini gözlerime sabitledim. Saçlarını okşayıp kulaklarının arkasına sıkıştırıp ona seslendim.
"Hilal bana bak güzelim" ilk çağrıma tepki vermediğini fark edince daha sert bir ses tonuyla tekrar çenesinden sarstim ve bu sefer başarılı olup gözlerini o daldığı derin şok dalgasından çıkarıp gözlerimle buluşturdum.
"Hilal hadi güzelim kendine gel. Bana bak ablacım bana bak " çağırma verdiği cevap göğsüme ateşten bir ok gibi saplandı. "Abla babama noldu, neden her yer kan ve o neden yerde hareketsiz yatıyor. Öldü mü yoksa!" Bu son söylediği sanki gerçeği biliyor ama öyle olmadığına kendini inandırmak ister gibi çıkmıştı. Kendimi toplayıp onu arkasında olan yatağına oturttum. " Ablam lütfen burda kal , otur burda kal, gelme yalvarırım bir şey sorma kal burda geleceğim yanına tamam mı güzelim. "
Kafasını sallayıp oturdu. Arkamı dönüp annemin yanına gitmeye niyetlendim ki kitaplıkta duran kulaklığı farkettim ve çalışma masasında duran telefonu elime alıp tekrar Hilal'e döndüm kulaklığı kulağına takip müzik listeme girip rastgele bir şarkı açıp sesi son sen yaptım telefonu yatağın üstüne bırakıp ellerimi yanaklarina çıkarıp gözlerine son kez gözlerime sabitledim alnına bir öpücük kondurup odadan hızla çıkıp kapıyı arkamdan kapattım. Bir kaç saniye kapıda bekleyip gözlerimi kapattım içimde tuttuğum ağlama hissini bastırıp, boğazımda oluşan yumruyu yutkunarak def ettim.
Ayaklarımı az önce çıktığım koşar adım çıktığım odaya doğru, istemeye istemeye sürdüm. Elimi aralık olan kapıya uzatıp kapıyı ardına kadar ittim ve korkak bir adım atıp içeri girdim. Bir adım daha atmaya niyetlendiğim esnada ayağıma çarpan silahın metalik sesi sürünerek ileri doğru gitti. Annem silahın parkede çıkardığı sesle kafasını kaldırdı gözleri önce silaha ve ardından ayaklarımdan takip ederek yukarı doğru benim gözlerimle buluştu. Gözlerinde gördüğüm acıyı yüreğimin en orta yerinde hissettim.
Gözlerinde oluşan " şimdi ne yapacağız " çaresizliğini gördüm. Ben de bilmiyordum. Annemden daha çaresizdik ama şuan binlerce kez istediğim zamanı geri alamayacağımın da farkındaydım.
Silahın üzerinden bir adım attım, yerde yatan adamın ayaklarından dolandım ve onun baş ucunda dizlerinin üzerinde oturmuş olan annemin yanına dizlerimin üzerinden çöküp, kısa saçlarını yüzünü açacak şekilde geriye atıp yüzünü avuçlayıp benimle göz teması kurması için kafasını kaldırdım. Baş parmağımla göz yaşlarını sildim. " Annem bana bak, lütfen bana bak, çıkar kendini o karanlıktan." Annem, Hilal'e nazaran daha hızlı toparlandı ve çağrıma karşılık hemen cevap verdi. "Melal'im neden yaptın neden yaptın bunu kızım. Bıraksaydın, bıraksaydın da ne olacaksa olsaydı kızım neden kararttın sen hayatını okuyacaktın daha sen. Hayallerin vardı kızım senin güzel yüzlüm. " Annemin söyledikleriyle boğazımda oluşan yumruyla bir hıçkırık firar etti ağzımdan ve tuttuğum göz yaşlarım bir bir aktı, annemin başına yasladım başımı ve annemin dediği "hayallerin" kelimesiyle ağlamam daha da şiddetlendi.
Sahi okuyacaktım ben değil mi? Üniversite hayallerim vardı daha , benim olan bir mesleğim , benim olan bir evim, annem ve Hilal ile yaşadığım huzur dolu bir hayatım olacaktı. Ne çok hayallerim vardı belki bir gün aşık olurdum belki bir gün anne olurdum. Ama tüm bunlar yerde yatan babamın soğuk bedeniyle birlikte yok oldu. Artık tek ümidim bu yaptığımdan ötürü annem ve kardeşimin hayatının daha fazla kararmamasıydı .
Annemin yere düşen başını kaldırıp ona baktım ve kendimin bile şaşırdığı kararlı ses tonumda ona '' Benim hayatımda sizden daha önemli hiç bir hayale yer yok annem''
.............................................................................................................................................................
Evet arkadaşlar merhaba! Herkese çıktığımız bu yolda umarım okuyacağınız bu hikayede yeri gelecek umutsuz ve karamsar anlar yeri gelecek duygusal ve kırık anlar ve yeri gelecek büyük bir aşka tanıklık edeceksiniz yolumuz uzun hikayemizin bu ilk bölümü umarım beğenirsiniz. Bu arada kitap kapağı tasarımı şahsıma aittir. Teşekkürler. :)
Bölüm etkileşimi
