38. bölüm · canın fısıltısı
Uğultu
Çok derdim var sanırım; hepsi ocak tutuşturamaz çakmak.
Göçebe gönlümün direnişi soldu önünde uzunca bereket ovaları.
Zarar verir rahat gelse de; ılıman kışlarda güneşe bakış atmak.
Vey Irmağı’na ırağım; atım da yok üstelik, seviliyorum kınamam inananları.
Kahretti, tutarmış aynanın bedduaları; şimdi barışı anmaz mazluma bakmak.
Ne anlattığımı bilmediğim şiirimden içeri giriyorum; yıkmışım devletimin tabuları.
Kalbi bıçak açmaz adamın; sevgisine muhtaç olana zordur mutlu olmak.
S!kt*r git ya da hoş mu geldin? Halil İbrahim’i kovdum soframdan; hafızamda buruk kınayışları.
Beceremedim ben; bu düzenin bu işleyişini, zor gelir uyumak.
Yağlayamam talaşla diferansiyel çarkları; kulak tırmalar uğultuları.
Süzüp yoğurdu peynir edip ne yapayım? En makulu hep sütü içmek.
Ömrümce tabanca görmedim; mermi kovanı dolu ceplerimle zordur yükü hismek.
