18. bölüm · canın fısıltısı
Kuzey Yıldızı
Milyon yıllardır kayıp ruhlara yol gösteren Kuzey Yıldızı’dır en nicel sırdaşım;
Haykırışımı gören odur; yoktur başka dostum ya da gardaşım.
Zamanında yaraydı parıltısı; kasabın kesiği kaldı o bana ama artık barışım.
Kaçışımdır sağır, geveze toplumdan; tek dinleyenim onla, ağrımaz başım.
Pek asitli yağmurlar döktüm, gözümde belirdi naaşım;
Yiğitler cenk eylerken zihnimde, güven oldu gökyüzünde ona bakışım.
Zor zamanlarda, kor yangınlardan kaçarken götürür beni patikaları bilişin;
Kuzeye değil, huzura dönüktür Kuzey Yıldızı’m; adaşım.
Komik gelir bazı bazı senden de cevap umuşum;
Aman, senin de onaylar gibi olur bazı bazı parıldayışın.
Sual edersin, duyarım: "Nerde yarenin, nerde gönül aşın?"
Seni yetim kılmış akranlarına özenmişliklerindendir sana benzeyişim.
Değilim ne Viking ne de izci kampına çırak; götürmez beni gidişin.
Bilirim, deliliğimdendir seni kendime dost bilişim.
Ne büyük hatadır insanat bahçesinden erken kaçışım;
Cahilliğin huzuruna gidemedim, belki sana uzanırsam başlar rahat edişim.
