7. bölüm / 7
Borçlu Bir KalpBÖLÜM 7
Bölümler 7Şu an: BÖLÜM 7
- 1 BÖLÜM 1184 kelime
- 2 BÖLÜM 2237 kelime
- 3 BÖLÜM 3313 kelime
- 4 BÖLÜM 4333 kelime
- 5 BÖLÜM 5381 kelime
- 6 BÖLÜM 6581 kelime
- 7 BÖLÜM 7583 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Sayın öğrencimiz Aysima Eker. Talebiniz doğrultusunda staj eğitiminize devam etmeniz uygun görülmüştür. Bir hafta içerisinde hastanemize gelerek kayıt işlemlerinizi tamamlayınız."
Bu da neyin nesiydi? Staja geri çağrılıyordum. Son yaşadıklarımdan sonra tıp eğitimimi intörnlük dönemimde dondurmak zorunda kalmıştım. Neredeyse iki yıl olmuştu. Ancak ben staja geri dönmek için başvuru falan yapmamıştım. Baygınken uyur gezerliğe yeni bir boyut atlatmış olabilir miydim?
Kafam karmakarışıktı. İntörnlükten alacağım cüzi miktar temel harcamalarıma yetmezdi. Bir dönem için bunu denemiştim. Staj döneminde extra iş bulmak zordu. Saatler tutmuyordu. İş sahipleri hep 7/24 çalışacak elemanlar arıyor, işçisini son suyuna kadar sıkmak istiyordu. Sonunda bunu anladığımda belki bir gün geri dönerim umuduyla kaydımı dondurmuştum. Zaman geçtikçe de buna olan inancımı kaybetmiştim.
Şimdi aldığım bu haber her ne kadar beni heyecanlandırsa da bunları düşününce tekrar staja başlama hayalim gözlerimin önünden yine siliniyordu.
Zarf elimden düştü. Düşmesiyle zarfın arkasına yazılmış notu gördüm.
"Evin önünde seni bekliyorum."
Dışarı çıktım. Bahçe kapısını açtığımda onu gördüm. Lüks arabasına yaslanmış, kollarını kavuşturmuş yere bakıyordu. Kapı gıcırtısını duymuş olmalıydı ki bana doğru baktı. Kendini toparladı ve yanıma yaklaştı.
"Kararını verdin mi?" dedi.
Boş boş suratına baktım. Tüm bunları nasıl ayarlamıştı bilmiyordum ve bana bir açıklama borçluydu.
"Herşeyi açıklayacağım ama burda olmaz. Benimle gel." dedi ve ön koltuğun kapısını açtı.
Gökyüzüne baktım. Yağmur çiseliyordu. Artık birşeylere anlam vermek istiyordum. Arabaya bindim ancak arka koltuğa geçtim. Bana sanki çok garip bir davranışta bulunmuşum gibi baktıktan sonra açtığı kapıyı kapayıp şoför koltuğuna oturdu. Ne bekliyordu ki? Zaten arabaya binerek bir çılgınlık yapmıştım.
Araba lüks bir dairenin önünde durdu. O konuşmuyor ben de sormuyordum. Sanki bilinçsiz bir rüyada olması gerektiği gibi davranıyorduk. Arabadan inip kapımı açtı.
Eve girdik. Kapının önünde ayakta duruyordum çünkü ne yapmam gerektiğini bilmiyordum.
"İçeri gel." dedi arkasına bakarak.
Peşinden gittim. Beni koltuğa yöneltti. Oturdum. Salonla iç içe olan mutfağa yöneldi.
"Önce sıcak bir şeyler içelim."
Etrafı inceliyordum. Önümde duran sehpanın üzerindeki dosyayı gördüm. Üstünde adım yazıyordu. Tam elimi uzatmıştım ki elinde iki kupayla karşıma oturdu. Birini bana uzattı.
"Şimdi. Sanırım önce tanışsak daha iyi olur." dedi. Sesi sıkıntılı gibiydi.
"Beni zaten tanıyorsun." dedim önümdeki dosyayı işaret ederek.
"Ben Tunahan. Tunahan Ak." dedi ve sıkmam için olsa gerek elini bana uzattı.
Elini sıkmadım. Sadece yüzüne bakıyor ve beklenti içinde konuşmasını istiyordum.
"Şöyle ki senden izin almadan bazı şeyler yapmış olabilirim."
Yapmıştı. Olabilir değildi. İlk başta bana acıdığını düşünmüştüm ancak yaptığı şeyler acımaktan öteydi.
"Evet. Hastane faturamı ödedin. Kiramı ödedin. Ev sahibimi etkin altına aldın ve son olarak da, ki bu en büyüğüydü. Staj başvurumda bulundun."
Önündeki dosyayı açtı ve içindekileri tek tek bana uzatmaya başladı.
"Birkaç şey daha yaptım." dedi eliyle ensesini tutarak. Sonra da devam etti.
"Bu tapun. Bu ev artık senin. Ve bu da banka kartın. İçinde yeterli miktar var. Her ay düzenli olarak yenisi yatacak. Bu benim telefon numaram. Fazlasına ihtiyacın olursa haber verirsin. Garajda bir araba var. O da senin. Hastanede gördüğün adam senin emrinde. Adı Mert. Bu da onun numarası. Başka ne kaldı." diye düşünmeye başladı.
Tüm bunları neden yaptığını bilmiyordum. O da anlatmaya can atıyormuş gibi görünmüyordu. Ancak o anlattıkça keyfime değecek yoktu. Demek tapulu mallarım vardı artık. Kendimi naza çekecek değildim. O da bu işin arkasını bırakacak gibi değildi çünkü bu kadar şeyi yapan birinin geri çekileceğini sanmıyordum.
"Senden kurtulamayacağım değil mi?" diye sordum sadece.
"Muhtemelen."
"Anladım. İyi öyleyse. Sadece şunu bilmeni istiyorum. Sakın yaptıkların yüzünden sana borçlu hissedeceğimi falan düşünme."
"Bana hiçbir borcun yok. Belki de tüm bunlar alacağındır."
"Bildiğin gibi kimseye borç verecek durumda değilim ya da değildim. Açıklamadığın şeylerin kokusu da zamanla ortaya çıkar. Sonuçta yalancının mumu yatsıya kadar yanar."
Bölüm etkileşimi
