30. bölüm / 29
BİR TÖREYİ SEVDİM29. Bölüm
Bölümler 29Şu an: 29. Bölüm
- 1 1. Bölüm508 kelime
- 2 2. Bölüm575 kelime
- 3 3. Bölüm860 kelime
- 4 4. Bölüm648 kelime
- 5 5. Bölüm833 kelime
- 6 6. Bölüm979 kelime
- 7 7. Bölüm1.049 kelime
- 8 8. Bölüm716 kelime
- 9 9. Bölüm1.006 kelime
- 10 10. Bölüm746 kelime
- 11 11. Bölüm704 kelime
- 12 12. Bölüm510 kelime
- 13 13. Bölüm665 kelime
- 14 14. Bölüm377 kelime
- 15 15. Bölüm468 kelime
- 16 16. Bölüm699 kelime
- 17 17. Bölüm545 kelime
- 18 18. Bölüm1.029 kelime
- 19 19. Bölüm827 kelime
- 20 20. Bölüm850 kelime
- 21 21. Bölüm935 kelime
- 22 22. Bölüm787 kelime
- 23 23. Bölüm738 kelime
- 24 24. Bölüm966 kelime
- 25 25. Bölüm1.374 kelime
- 26 26. Bölüm1.242 kelime
- 27 27. Bölüm1.262 kelime
- 28 28. Bölüm1.403 kelime
- 29 29. Bölüm1.327 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Amcasının bahsettiği kasadan haberi yoktu. İçinde tapu varsa başka şeyler de olabilirdi. Babası neden hiç o kasadan ilgili bir şey söylememişti. Amcasının da öldükten sonra haberi olmuştu. Babasının bıraktığı mektubu çekmeceden çıkardı. Saatlerce babasının yazdığı mektuba baktı. Masanın üzerindeki tapuları dosyalara koydu ve kasayı açtı içine bıraktı. Şirket telefonu çaldı arayan güvenlik görevlisiydi açtı nefes nefese kalmıştı.
" Zeynep hanım şirkete silahlı saldırı oldu"
" Siz iyi misiniz "
" Ahmet omzundan vuruldu "
" Ambulans çağırın geliyorum " hızlıca odadan çıktı kapıdaki adamlardan bir kaçını da yanına aldı. Şirkete geldiğinde ambulans gelmiş, gitmek üzereydi. Koşarak görevliye baktı bilinci yerindeydi, kurşun omzuna denk gelmişti, ambulans hızlıca gitti Zeynep de sonra gidecekti. Şirkete girdiğinde duvarlar kurşun iziydi. Adamlar cam kırıklarını topluyordu yerden bir mermi aldı uzun uzun baktı ve cebine koydu. Polisler gelmişti görevlilere soru soruyordu, sıra Zeynep'e geldiğinde Halisten şüphelendiğini söyledi bu sefer fazla ileri gitmişti. Etraf hala cam kırıklarıyla doluydu. Birden telefon çaldı bilinmeyen bir numara, açtı kahkaha sesi geldi. Zeynep,
" Ölümün gölgen kadar yakın " kahkaha sesi kesildi ve Zeynep telefonu kapattı. Şirketten ayrılmadı bir sandalye çekti oturdu. Saat 07:00 Elayı aradı " temizlik görevlileri hariç şirkette ki herkes izinli " dedi ve kapattı. Amcası olanları duymuştu, Zeynep'i aradı ve şirkete geleceğini söyledi. Bir yandanda hastaneden haber alıyordu, Ahmet ameliyattan çıkmış yoğun bakıma koymuşlardı. Amcası geldi şirkete,
" Fazla hasar varmı "
" Hallediyorum. Hastaneye gidiyorum Ahmet vurulmuş "
" Durumu nasıl "
" Yoğun bakıma çıkarmışlar " arabaya binip hastaneye gittiler. Doktorla konuşuyorlardı durumu iyiydi, uyutuyorlardı kapının önünde duran annesi ve babasının yanına gittiler. Biraz konuştuktan sonra Zeynep kendi doktorunun yanına gitti. Durumu iyiydi ilaçlarını da kullanıyordu. Cahit Ağa hastaneden ayrıldı şirketeki hasarları düzeltmeye gitti. Zeynep hastaneden çıktıktan sonra arabaya doğru giderken, aynı numara tekrar aradı, açtı Zeynep bir ağlama sesi geliyordu.
" Bak kim var yanımda, çok yakından tanıdığın biri " ağlayarak " abla kurtar beni abla abla " diye ağlıyordu Dilek.
" Onun kılına dokunursan parçalarını bulamazlar senin duydun mu beni "
" Çamurlu dere yoluna gel, Murat'ı da getir yoksa kız ölür "
" Kızın tek saç teline bir şey olursa keleni koparırım " dedi ve kapattı. Yolda giderken ilk önce amcası Cahit Ağaya haber verdi, sonra adamlarını oraya gelmelerini emretti. Neredeyse gelmişti 1 km den az kalmıştı yol. Ara yola saptı bu yol küçük bir çoban kulübesine doğru gidiyordu ve tepe olduğundan yol görünmüyordu, yola yakındı. Hızlıca arabadan indi bagajdan uzun bir silah çıkardı şarjörü doldurdu, telefonu sessize aldı kulaklığı taktı. Amcası durmadan arıyordu, Mehmet ağa da arkasından arıyordu, adamlar hala gelmemişti silahın dürbününden bakıyordu, Dilek'e silah doğrultmuştu Halis. Telefon durmuyordu Haydar da bir yandan arıyordu, mesajlar atıyordu durmadan Zeynep yapma, bekle, dur gibi bir sürü mesajlar geliyordu ve Zeynep yavaşladı eğilerek yürümeye başladı durdu amcası hala arıyordu açtı, nişan aldı tam kafasından. Amcası telefondan Zeynep Zeynep diye bağırıyordu. Zeynep sessizdi dürbünden izliyordu. Ve Zeynep konuşmaya başladı " Özür dilerim amca. Sana layık bir evlat olamadım " dediğinde ateş etti kolundan vurmuştu Cahit Ağa susmuştu, Haydar bağırıyordu, ikinci silah sesinde geldi, sırtından vurdu bu sefer. Halis yerde kanlar içindeydi. Dilek ağlıyordu Zeynep Dilek'in yanına gitti elini çözdü arabaya binmesini söyledi, Zeynep'in adamları geldi, Halisi depoya götürmelerini emretti ve kan izlerini yok etmelerini söyledi. Halisi adamlar götürdükten sonra Zeynep de arabaya bindi, Dilek ağlıyordu çok korkmuştu. Abla diyerek Zeynep'e sarıldı Zeynep korkma geçti dedi ve kendi evine götürdü. Odaya bıraktı Dilek,
" Abla gitme "
" Geri gelicem birazdan " Dilek 'i bıraktıktan sonra depoya gitti, doktor çağırtmış ameliyat ediyordu. Amcası çamurlu dere yoluna gitmiş kimseyi bulamamıştı. Cahit Ağa'nın arabaları depoya geldi, Zeynep dışarıdaki masada oturuyordu. Cahit Ağa arabadan indi Zeynep ayağı kalktı başını kaldırdı Cahit Ağa bir sille vurdu, gözlerinden ateş çıkıyordu resmen. Zeynep tek kelime etmedi, Cahit Ağa yüksek ve kızgın bir sesle " sana elini kana bulama demiştim, sonunu düşünmedinmi. Sende baban gibi hapishane köşelerinde mi öleceksin ha Zeynep "
" Bıraksaydım da Dilek'i mi öldürseydi "
" Zeynep. Zeynep "
" Ölürse teslim olucam " amcasının gözleri dolmuştu. Haydar içeriye girdi durumu öğrenmek için, durumu ciddiydi. Cahit Ağa oturmuştu, Haydar depodan dışarıya çıktı, durumunun kötü olduğunu söyledi. Zeynep
" Siz bu işe karışmayın benim meselem " Haydar,
" Sen o tetiği çektiğinde Zeynep Kartal olarak ateş ettin, senin meselen diye bir şey yok " aradan 3 saat geçti doktorlar çıktı. Haydar
" Nedir durumu "
" Kurşun organlara zarar vermiş. Kanamayı durdurduk. Bekleyeceğiz eğer uyanırsa neler olduğunu görürüz Cahit Ağa "
" Tamam doktor " dedi Cahit Ağa, doktor tekrar depoya girdi. Zeynep'in telefonu sesiz deydi telefonu çaldı arayan Mehmet Ağaydı açtı.
" Alo "
" Zeynep hanım Halisi şikayet etmediğiniz için teşekkür etmek için rahatsız etmiştim "
" Çünkü onu kendi ellerimle mafyaya vereceğim " dedi ve kapattı. Zeynep bir süre durdu, Mehmet Ağa'nın olanlardan haberi yoktu. Amcası dikkat çekmesin diye şirkete gitti. Haydar depoda duracaktı. Amcası Zeynep'i de şirkete gönderdi. Zeynep adamların başında duruyordu camlar takılmıştı eşyalar değiştirildi, saat ikindiyi geçmişti çoktan. Odasına gidip namazını kıldıktan sonra cebinden kurşunu çıkardı masaya koydu. Boş mermiye bakıyordu ayağı kalktı odada yürüyordu camdan dışarıya baktığında her şey devam ediyordu, tam karşıdaki sokağa baktı uzaktan birinin şirketi izlediğini fark etti, montunu alıp hızlıca aşağı indi kim olduğuna bakacaktı. Koşarak aşağı indi sokağa doğru yürüdü şirketi izleyen kişinin olduğu yere geldiğinde etrafa baktı, o kişiyi göremedi. Kimdi diye düşünüyordu Murat mıydı, yoksa Mehmet Ağa'nın adamları ya da başka birinin adamıydı şirketi izleyen. Sokağın bitişine kadar yürüdü etrafa bakıyordu. Şirkette ki adamlardan biri aradı " Zeynep hanım gelmeniz gerekiyor "
" Geliyorum " dedi ve telefonu kapattı.
Eğer Muratsa neden bu zamana kadar bir haber vermemişti. Geleceğim demişti aradan 1 ay geçmişti. Peki şimdi neden gelmişti teslim mi olacaktı yoksa mafyaya , babası bildiği abisi mi bulup getirmişti. Akşam olmuştu eve gitti Dilek'in uyuduğunu görünce çıktı odadan. Saat çoktan 12:30 olmuştu şirketi kapatıp yerine adamlarını bıraktıktan sonra eve gelmişti. Çalışma odasına geçti masanın üzerinde babasının resmi vardı. Oturdu bir süre dışarıya baktı sonra babasının resmine döndü gözleri dolmuştu ama ağlamadı " özür dilerim babam, çok uğraştınız benim için, bitmiyor be babam bitmiyor, bitmiyor, özür dilerim " dediğinde gözünden yaşlar geldi. Hala uyanmamıştı Halis . Sabah olmak üzereydi gözleri kan çanağıydı. Masanın üzerindeki silaha baktı bu şeyi taşıyacağına ölmeyi tercih ederdi ama hayat bırakmıyordu yakasını. Başını masaya babasının resmine doğru koydu, uyumuştu depodaki adamların aramasıyla birden irkildi gözlerini açamıyordu zar zor telefonu açtı " Zeynep hanım buraya gelmeniz gerekiyor"
" Öldü mü ? "
" Hayır efendim doktorlar müdahale etmeye gittiler "
" Tamam geliyorum " hızlıca yüzünü yıkadı ve evden çıkarken Dilek'e birazdan geleceğini söyledi. Hızlıca depoya gitti arabadan indi koşarak içeriye girdi doktorlar tekrar ameliyat ediyordu. Üstünü değiştirdikten sonra ameliyata katıldı. Ölmesi için dua ederken şimdi yaşamasına yardım ediyordu. Dışarı çıktı ellerini yıkadı adamlardan biri telefonunu getirdi, Cahit Ağa aramıştı amcasını aradı.
" Efendim amca "
" Uyandımı şerefsiz "
" Şuanda yanından geliyorum, ölmeye niyeti yok gibi görünüyor "
" Ölüsü bizim değil peşindekilere lazım, orada durma dikkat çekersin şirkete dön "
" Tamam eve geçeceğim "
" Dilek kalsın bir süre orada "
" Tamam" dedi ve amcası kapattı. Üstünü değiştirip arabaya bindip eve gitti. Eve girdiğinde Dilek salonda oturuyordu, kahvaltı yapmamıştı Zeynep de yanına oturdu.
" Günaydın. Nasılsın "
" İyim ben abla' öldü mü " Zeynep susmasını söyledi.
" Sen dert etme. Hadi kahvaltı etmemişsin geçelim masaya " masaya geçtiler kahvaltı da Zeynep.
" Dilek bir süre gitme üniversiteye "
" Tamam abla " kahvaltıyı bitirdikten sonra Zeynep
" İstersen şirkete gel benimle "
" Olur ev üstüme üstüme geliyor " hazırlanıp şirkete geçtiler' tadilat tam bitmemişti ama herkes işindeydi, şirkete geldiklerinde Zeynep Dilek'e şirketi gezdiriyordu. Zeynep odasına gitti, şlerinin başına geçti. Ayağı kalktı ve o sokağa baktı' telefonu çaldı açtı alo dedi Zeynep kapattı arayan kişi ve sokağa baktığında arayan kişi sokağın sonunda simsiyah giyinen biriydi tekrar aradı Zeynep kapattı. Aşağı indi tekrar aynı yere gitti yine kaybolmuştu. Telefon tekrar çaldı açtı,
" Karşıma çıkamayacak kadar yüzün yokmu " dediğinde Zeynep tekrar kapattı telefonu arayan kişi. Zeynep tekrar şirkete geçti. Ela'yla birlikte odaya geçtiler.
Bölüm etkileşimi
