25. bölüm / 29
BİR TÖREYİ SEVDİM24. Bölüm
Bölümler 29Şu an: 24. Bölüm
- 1 1. Bölüm508 kelime
- 2 2. Bölüm575 kelime
- 3 3. Bölüm860 kelime
- 4 4. Bölüm648 kelime
- 5 5. Bölüm833 kelime
- 6 6. Bölüm979 kelime
- 7 7. Bölüm1.049 kelime
- 8 8. Bölüm716 kelime
- 9 9. Bölüm1.006 kelime
- 10 10. Bölüm746 kelime
- 11 11. Bölüm704 kelime
- 12 12. Bölüm510 kelime
- 13 13. Bölüm665 kelime
- 14 14. Bölüm377 kelime
- 15 15. Bölüm468 kelime
- 16 16. Bölüm699 kelime
- 17 17. Bölüm545 kelime
- 18 18. Bölüm1.029 kelime
- 19 19. Bölüm827 kelime
- 20 20. Bölüm850 kelime
- 21 21. Bölüm935 kelime
- 22 22. Bölüm787 kelime
- 23 23. Bölüm738 kelime
- 24 24. Bölüm966 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 25. Bölüm1.374 kelime
- 26 26. Bölüm1.242 kelime
- 27 27. Bölüm1.262 kelime
- 28 28. Bölüm1.403 kelime
- 29 29. Bölüm1.327 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tümör yavaş yavaş büyüyordu doktorla konuşuyordu Zeynep doktor bundan sonra olacakları söylüyordu pıhtı atabilme ihtimali var dedi. Zeynep hastaneden dışarı çıktı arabasına doğru giderken telefonu çaldı. Bilinmeyen bir numaraydı açtı,
" Alo "
" Zeynep benim " dediğinde Murat'ın olduğunu anladı.
" Efendim Murat birşey mi oldu "
" Birşey olmadı nasılsın "
" İyim sen "
" Bende iyim " dedi gülerek Murat. Zeynep arabaya bindi.
" Numaramı Dilekten mi aldın "
" Evet kıza bir şey yapmayacaksın değil mi? "
" Bilmem belki yapabilirim "
" Bizimkilere yaptığın oyunu duydum "
" Yapmak zorundaydım "
" İyi yapmışsın, benim yapamadığımı yapmışsın "
" Babanla hiç konuştun mu "
" Konuşmadım "
" Hep böyle mi olacak "
" Eskiden de konuşmazdım babamlarla değişen bir şey olmadı "
Zeynep şirkete geldi odasına doğru gidiyordu.
" Seni amcanın yanına gönderdiği için mi "
" Hayır beni hiç bir zaman çocukları olarak görmediler ki " Zeynep sandalyeyi çekti oturdu telefonu masaya bıraktı.
" Benimkiler evine aldı da ne yaptı, üzülme böylesi daha iyidir belki "
" Haklısın orada olsaydım halimi tahmin bile edemiyorum " bilgisayarı açtı bir süre sesizdiler ve klavye sesi çıkıyordu sadece.
" Gelmeyecekmisin bir daha buraya "
" Gelsem öldürürler seni "
" Şimdide hayatta olduğum sayılmaz "
" Hiç değilse nefes aldığını biliyorum "
" Alıyorum alıyorum da nasıl aldığımı sen birde bana sor "
" Hani iyiydin "
" Sende iyiydin "
" Boşver bizim kaderimiz böyle takma kafaya "
" İyi değilken iyi demekmi bizim kaderimiz "
" Değil tabiki her zaman iyi görünmeye çalışmak "
" Yapacak başka bir şey var mı ?"
" Yok "
" Ne yapıyorsun yine bilgisayarlamı uğraşıyorsun "
" İşim bu benim sen ne yapıyorsun "
" Yemek yemeye çalışıyorum sen yedin mi? "
" Hatırlamıyorum "
" Hatırlamıyorum mu nasıl şimdi sen yemek yemedinmi sabahtan beri "
" Neden çok tuhaf bir şeymiş gibi abartıyorsun "
" Nasıl ayakta duruyorsun sen "
" Babama söz vermeseydim durmayı düşünmezdim "
" Bir şey var sen söylemiyorsun hastamısın "
" Değilim desem yalan olur, hastayım desem daha kötü olur "
" Neyin var " kapı çaldı.
Zeynep" girin " dedi.
Kapıyı açtığında karşısında Murat'ın babası duruyordu. Zeynep Mehmet Ağayı görünce biraz durdu odaya girince ayağı kalktı. Mehmet Ağa,
" İadeyi ziyaret yapayım dedim Zeynep hanım " Zeynep şaşırmıştı ama yine de belli etmedi.
" Hoş geldiniz Mehmet bey buyrun " çalışanlardan biri Mehmet beye ne içeceğini sordu acı kahve istedi Zeynep de aynısından istedi. Bir kaç saniye sesiz kalındı Zeynep konuşmaya başladı telefon hala açıktı Murat sessizce dinliyordu olanları. Murat'ın babası Mehmet Dağcı,
" Yeni nesil kendini fazla zeki sanıyor " dedi Zeynep'e bakarak. Zeynepte,
" Ya da bu eski adamlar kendini kurnaz sanıyor " dedi Zeynep,
" Son yaptığın oyunlar gerçekten taktir isteyen bir hareketti "
" Ben bir şey yapmadım hakeden neyse onu yerine getirdim " kapı çaldı kahveler geldi masalara bırakıp gitti çalışan.
" Her gerçek doğru olmuyor maalesef "
" Haklısınız bir yandan "
" Bak sen bile anlamışsın " Zeynep gözlerini kısarak.
" Siz yanlış anladınız ben ölümden bahsediyorum " Mehmet Ağa bir an sustu Zeynep.
" Kimileri haysiyet için yaşar kimisi de dünya malı için yaşar. Anlaşılan o ki siz dünya malını semişsiniz "
" Bak sen, o koltuğa oturunca kendini dünyanın kaptanı falan mı sanıyorsun "
" Estağfurullah bu dünya bana fazla gelir, sizin gibilerle uğraşacak gücümüz vardır evvel Allah "
" Buraya neden geldiğimi sormayacak mısın "
" Sormama gerek yok, bir işiniz olmazsa gelmezsiniz " Murat telefondan hala dinliyordu.
" Ah Zahir Ağa ah koltuğun kimlere kalmış " dedi sırıtarak.
" Babamın adını o kirli ağzınıza almayın "
" Söyle o Murat'a sözünü tutmayan adamdan adam olunmaz "
" Burada adamlığı konuşacaksak siz suçlu çıkarsınız " Mehmet Ağa iyice sinirlenmişti.
" Ben Murat'ın yerini bilmiyormuyum sanıyorsun, istesem şu an getirtirim "
" Peki neden bu kadar uzaklaştırıldınız kendinizden "
" Duymak istemezsin gerçeği " Zeynep sert bir yüz ifadesiyle.
" Sorun değil "
" Senin o baban benim babamı öldürürken Murat'ın da babasını öldürdü " Zeynep biraz sustu.
" Bunu Murat biliyormu peki "
" Bilmiyor "
" Neden bana söylediniz Murat'a anlatsaydınız bu gerçeği "
" Bunu ona söylesem de hiç birşey değişmez "
" Yani bilerek uzaklaştırdız Murat'ı " Murat gerçekleri duyduğunda telefonu kapattı.
" Şimdi neden söylediniz onu karşınıza alıp söyleyebilirdiniz senden duyması daha iyi olur diye düşündüm, bu son yaptığından sonra akıllı biri olduğunu gördüm " ayağı kalktı Mehmet Ağa.
" Nerede olduğunu biliyorsun, gidebilirsin "
" Ben gitsem o konuşmaz ki benimle ona benimle konuşursa beni öldüreceğini söylemişsiniz "
" Sözümü dinliyor sanki, git bir şey yapamayacağımı söyle gelmek istiyorsa gelsin "
" Gelmek istemezse "
" Kendi bilir " dedi ve odadan dışarı çıktı. Zeynep bir süre odada düşündü. Ela geldi.
" Bana ilk uçakla bir Amerika bileti ayarla "
" Tabi efendim " dedi ve odadan dışarı çıktı Zeynep masadan kalktı, bu bir tuzaksa diye düşündü. Murat'ı aradı çaldı çaldı açmadı.
Bir daha aradı Murat açtı.
" Yalan söylemediğini nereden bileceksin gelme buraya tuzak olabilir "
" Sen gel o zaman "
" Geliyorum yarın " dedi ve telefonu kapattı.
Zeynep masasına geçti işlerine baktı akşama kadar. Akşam oldu ve şirketten eve gitti. Bir süre camdan dışarıya baktı. Pişman olmuştu Murat'ın bunları böyle duymasını istememişti. Babasının bu gerçeği ilk Zeynep'e neden dediğini düşünüyordu. Belki de onu da vuracaklarından korkmuştu bu yüzden uzaklaştırmıştı kendinden. Yani Zeynep'in babası Murat'ın babasını vurmuştu. Zeynep ne yapacağını şaşırmıştı. Bu işin sonun da amcasının ailesine gelmesinden korkuyordu kendine değmesinden korkmuyordu. Dışarıya çıktı biraz balkonda yürüdü. Sandalyeyi bahçeye bakan tarafa çekti oturdu çalışana " ilacımı getir " diye bağırdı. Getirdiğinde ilacı eline aldı bir şey yemediği aklına geldi, yerine bıraktı ayağı kalktı mutfağa doğru gitti. Çalışanın yaptığı akşam yemeklerinden bir kaç lokma aldı ilacını içti odasına gitti.
Bölüm etkileşimi
