31. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Fatıma .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 38Şu an: 31. Bölüm

Kızlarla kafeden çıkıp sahile doğru yola çıktık.
Alev, "çekirdek didi yapıyoruz değil mi?" dedi.
"Tabikii, onlar olmazsa olmaz." Z harfini uzatarak söylemiştim.
Ecem, "dedikodunun yanında çok iyi gider. Market şurda, alalım hemen."
Ecem'in konuşmasıyla hepimiz kahkaha atmıştık.

Markete girip çekirdek ve kola alıp ödemek için kasaya gittik.
Bizden önce sadece bir kişi vardı.
Alya, "üf önümüzdeki çocuğa baksanıza, çok yakışıklı."
Berra, "Dalyan gibi çocuk."
Ecem, "harbiden yakıyor çocuk."
Ahu, "çocuk duyacak, sessiz olun biraz." sıra bize gelmişti.

Ödemeyi yaptıktan sonra çıktık.
"Kızlar umarım çocuk duymamıştır. Duyduysa ben sizi tanımıyorum."
Çocuk, "son söylediğinle beraber hepsini duydum." çocuğun sesini duymamızla beraber yerimizde sıçramıştık.

Alya çocuğa dönüp, "ödümüzü kopardın, ne diye öyle birden beliriyorsun be?" bildiğin çemkirmişti.

Çocuk da, "Allah Allah neden çemkiriyorsun kızım?" nefes alıp devam etti. "Sadece sizi duyduğumu söyledim. Bu kadar korkacağınızı düşünmemiştim." Ecem, "Alya korktuğu için öyle tepki verdi, kusura bakma." ben de kızlara dönüp, "hadi gidelim kızlar." dedim.

Kızları çekiştirerek yürümeye zorladım. Sahile gelip temiz bir yer bulup çimenlere oturmuştuk.

Çekirdekleri ortaya koyup kolaları da yanımıza aldık. Hepimiz rahatça yerleştiğimizde Alev çekirdek paketini açtı. "Sonunda yaa. Şimdi asıl olay başlıyor." Ecem, "dedikodu saati!" Berra hemen, "ilk kimi konuşuyoruz?" Alya, "ben kimseyi konuşmam." Ecem ona bakıp kahkaha attı.

"Az önce marketteki çocuğa bakıp 'dalyan gibi' diyen sen değil miydin?"
Alya'nın yüzü kızarmıştı. "Ya ne var? Çocuk gerçekten yakışıklıydı."
Hepimiz gülmeye başladık.
Ahu, Alya'ya bakıp, "bu arada çocuk sana bakıyordu." Alya hemen ona döndü. "Nereden çıkardın onu?"dedi "Ben gördüm."
"Abartıyorsun." Ben gülerek, "bence de çocuk sadece bizi duyduğu için konuştu." Alya rahatlamış gibi, "işte."

Ecem hemen araya girdi. "Tamam tamam, daha çocuğun adını bile bilmiyoruz. Şimdilik kapatıyoruz konuyu."
"Teşekkür ederim."
Tekrar çekirdek yemeye ve sohbet etmeye başladık.

Bir süre sonra telefonum titredi.
Ekrana baktığımda Aras arıyordu.
Gülümseyerek aramayı açtım.
"Efendim?"
"Ne yapıyorsun güzelim?"
"Sahildeyim kızlarla."
"İyi eğleniyor musunuz?"
"Evet, çekirdek didi yapıyoruz."
Güldü.
"Tabii. Çekirdek olmadan olmaz."
"Aynen öyle."
"Üşümüyorsun değil mi?"
"Hava biraz serin ama iyiyim."
"İyi. Sonra hasta olup 'Aras başım ağrıyor, Aras şuram ağrıyor' diye başlama."
"Ya ne alakası var?"
"Sen kendini bilmiyorsun güzelim."
Gülmeye başladım.
"Sen beni bayağı iyi tanıyorsun."
"Çocukluk arkadaşınım sonuçta."
"Çocukluk arkadaşım olmanın avantajlarını kullanıyorsun."
"Belki daha başka avantajlarım da vardır."
Bir an sustum.
"Ne demek o?"
"Hiç."
Sesindeki gülümsemeyi resmen duyabiliyordum.
"Sen eğlenmene bak güzelim."
"Tamam."
"Sonra görüşürüz."
"Görüşürüz."
Telefonu kapattığımda kızların hepsi bana bakıyordu.
"Ne?"
Ecem kaşlarını kaldırdı.
"Aras mıydı?"
"Evet."
Alev, "ne dedi?"
"Hiçbir şey."
Berra sırıtarak, "sen niye gülümsüyorsun o zaman?"
"Ben zaten gülümsüyordum."
Ecem hemen, "he he."
"Susun ya."
Alya da gülerek, "Aras'la aranızda bir şey var mı?"
"Yok."
"Kesin mi?"
"Evet."
Bir an durup çekirdeğe baktım.
"Yani... bilmiyorum."
Kızların hepsi aynı anda "oooo" diye bağırınca elimdeki çekirdekleri onlara fırlattım.
"Kesin sesinizi!"
Kahkahalarımız sahile yayılmıştı.
Tam o sırada arkamızdan bir ses geldi.
"Tekrar merhaba."
Hepimiz dönüp baktık.
Markette karşılaştığımız çocuktu.
Alya'nın yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu.
"Yine sen?"
Çocuk güldü.
"Bu sefer gerçekten tesadüf. Arkadaşlarımla sahile geldik."
İleriyi gösterdi.
Arkada birkaç kişi oturuyordu.
Ecem başını salladı.
"Tamam, bu sefer korkutmadın."
Çocuk gülerek, "sevindim."
Sonra bize bakıp, "bu arada markette biraz sert çıktınız ama."
Alya hemen, "çünkü bir anda arkadan seslendin."
"Tamam, kabul."
Çocuk ellerini kaldırdı.
"Bir daha dikkat ederim."
Alya bir şey demeden tekrar çekirdeğe döndü.
Çocuk kısa bir süre daha durduktan sonra arkadaşlarının yanına doğru yürümeye başladı.

Ben kızlara baktım.
"Tamam, konu kapanmıştır."
Ecem, "hangi konu?"
"Az önceki çocuk."
Alev, "Alya'nın konusu."
Alya hemen, "benim neden konum oluyor?"
Berra, "çünkü çocuk ikinci kez karşına çıktı."
"Tesadüf dedik ya!"
Hepimiz tekrar gülmeye başladık.
Bir süre daha sahilde oturup sohbet ettik.

Saatin ilerlediğini fark ettiğimde telefonumu çıkarıp saate baktım.
"Arkadaşlar saat sekiz buçuk olmuş."
Ahu, "cidden mi?"
"Evet. Babam dokuzda evde olmamı istedi."
Ecem, "o zaman toparlanalım."
Hepimiz ayağa kalkıp çöplerimizi toplamaya başladık.

Çekirdek paketlerini ve kolaları çantalarımıza koyduk.
Tam kalkacakken Alya bir kez daha arkasına baktı.

Emir kendi arkadaşlarıyla konuşuyordu. Ecem bunu fark edip Alya'nın omzuna dokundu. "Bakmıyorsun değil mi?" Alya hemen önüne döndü.
"Hayır."
"Tabii."
"Gerçekten bakmıyordum!"
Gülerek kızların yanına gittim.
"Hadi gidiyoruz."
Hep birlikte sahilden çıkıp eve doğru yürümeye başladık. Güzel bir akşam olmuştu.

Ama benim aklım hâlâ Aras'ın telefonda söylediği o cümledeydi.
"Belki daha başka avantajlarım da vardır."
Ne demek istediğini anlamamıştım.
Ya da belki anlamıştım da kendime itiraf etmek istemiyordum.

Evettt bu bölüm de böyleydiii

Bölümü nasıl buldunuz bakalımmm
yorumlarınızı bekliyorummmm
Oy vermeyi unutmayınnn beybilerimmmmm ve beylerr 🖤🖤

Yeni bölüm de görüşmek üzereeeee 🦋🦋

Seviliyorsunuzzzz aşk tanelerimmmmm bayyss🫂🫂

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

86okunma 11beğeni 5yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.