14. bölüm · Bir Tesadüf Değil
GÖZLERİN ARDINDAKİ SESSİZLİK
Pazartesi sabahı okul her zamankinden daha hareketliydi.
Koridorda herkes aynı şeyi konuşuyordu.
"Bir haftalık kamp varmış"
"Duydun mu"
"Kura çekilecekmiş
Merdivenlerden çıkarken Sude koluma girdi.
"Ya çıkarsa?"
Kaşımı kaldırdım.
"Ne çıkarsa?"
"Kamp"
Gülerek başımı iki yana salladım.
"Senin tek derdim derslerden kaçmak"
"Ee,haksız mıyım?"
Arkamızdan gelen Ece kahkaha attı.
"Kesin ilk gün ağlarsın."
"Ben mi?Asla"
"Gece böcek görünce göreceğiz"
Üçümüzde aynı ayna gülmeye başladık.
Bazen sadece onlarla olmak bile bütün yorgunluğumu unutturuyordu.
Sınıfa girdiğimde Zeynep çoktan yerine geçmişti.
Bizi görünce el salladı.
"Günaydın"
Çantamı sıraya bırakırken istemsizce sınıfı taradım.
Emir....
En arka sırada,her zamanki yerindeydi.
Mert ve Arda birşey anlatıyor.Arda ellerini kollarını sallayarak konuşuyordu.
Emir ise...
Gülümsüyordu.
Küçük bir tebessüm.
İlk defa onu bu kadar rahat görüyordum.
"Demek gülmeyide biliyorsun"
İçimden geçen düşünceye istemsizce gülümsedim.
Tam o sırada ögretmen sınıfa girdi.
"Herkes yerine geçsin"
Sınıf biranda sessizleşti.
Öğretmen masasının üzerine kalın,kahverengi bir kutu bıraktı.
"Size güzel bir haberim var"
Arka sıralardan Arda 'nın sesi yükseldi.
"Hocam inşallah sınav iptal olmuştur"
Sınıf kahkahaya boğuldu.
Öğretmende gülmesini tutamadı.
"Hayır Arda"
"Şansımı denedim hocam"
Bir kahkaha daha yükseldi.
"Okulumuz bu yıl doğa ve liderlik kampı yapıyor"
Bir anda sınıfta uğuldamalar başladı.
"Gerçekten mi?"
"Kaç gün?"
"Nereye gidiyoruz?"
Öğretmen elini kaldırınca herkes sustu.
"Bir hafta sürecek"
Kalbim hafifçe hızlandı.
Bir hafta...
Okuldan uzak.
Şehirden uzak.
Belkide hepimizin ihtiyaç duyduğu şey buydu.
"Kontenjan sınırlı olduğu için kura çekiceğiz"
Kutunun kapağını açtı.
İçinden beyaz zarflar çıktı.
"İsmi çıkan öğrenciler bugün izin belgelerini alıcaklar"
Sude heyecnadan kolunu sıkıyordu.
"Defne..."
"Ne?"
"Çok heyecanlandım"
Ben de...
Ama bunu söylemedim.
Öğretmen ilk zarfı açtı.
"DEFNE ARAS"
Sude bana döndü.
"ÇIKTIN"
Daha şaşkınlığımı atamadan ikinci isim okundu.
"SUDE AYDIN"
"YA EVET"
Sınıf yeniden gülmeye başladı.
Ardından...
"ECE KARA"
"ZEYNEP DEMİR"
"KAAN ATEŞ"
Kaan arka taraftan hafifçe elini kaldırdı.
Sonra öğretmen birkaç saniye durdu.
"EMİR KARAHAN"
İstemeden başımı çevirdim.
Emri'in yüzünde hiçbir ifade yoktu.
Sanki bir haftalık kamp değilde sıradan bir ders açıklanmıştı.
"Hiç mi heyecanlanmıyorsun"
Belki de...
Heyecanlanmayı çoktan unutmuştu.
Son isimlerde açıklandı.
"MERT ÇELİK "
"ARDA YALÇIN"
Ve birkaç sınıftan farklı öğrenci daha.
Öğretmen gülümseyerek konuşmasini bitirdi.
"Yarın saat sabah sekizde okul bahçesinde buluşuyoruz"
Sınıf biranda ayağı kalktı.
Herkes kampı konuşmaya başladı.
Arda ise çoktan Mert'e dönmüştü.
"Ben çadır kurmayı biliyorum"
Mert kaşını kaldırdı.
"Geçen sene mangalı bile yakamamıştın"
"O teknik bir arızaydı"
"İtfaiye gelmişti Arda"
Sınıf yeniden kahkahaya boğuldu.
Ben de güldüm.
Ama gözlerim...
Bir anlığına yine Emir'e kaydı.
O,camdan dışarıyı izliyordu.
Kalabalığın içindeydi.
Ama nedense...
Hâlâ yapayalnız görünüyordu.
