8. bölüm · Bilinmeyen Numara
BÖLÜM 5
SEN DE DUYDUN
— Beni neden hatırlamıyorsun?
Sınıfın içinden gelen sesle hepimiz donup kaldık.
Kimse konuşmadı.
Kimse hareket etmedi.
Ben ise gözlerimi kapattım.
Çünkü o cümleyi daha önce duymuştum.
Ama nerede?
Ne zaman?
Hatırlayamıyordum.
Demir kolumdan tuttu.
— Lalin, buraya bak.
Gözlerimi açtım.
— Ne?
— İçeri girmiyoruz.
Başımı salladım.
Haklıydı.
Ama sınıfın içindeki telefon hâlâ çalıyordu.
Dring...
Dring...
Sonra sustu.
Tam rahatlayacakken...
Telefonum titredi.
Ekrana baktım.
Yeni mesaj.
BİLİNMEYEN NUMARA
"Onu dinleme."
Kaşlarımı çattım.
Hemen ardından ikinci mesaj geldi.
"Sana söylediklerime de güvenme."
Asya telefonu elimden aldı.
— Bu kişi bizimle oynuyor.
— Hayır, — dedim.
Herkes bana baktı.
— Ne?
Telefon ekranına bakmaya devam ettim.
— Bence bizimle oynamıyor.
— O zaman ne yapıyor? — diye sordu Kuzey.
Cevap veremedim.
Çünkü üçüncü mesaj geldi.
Bu kez mesaj hepimize aynı anda ulaşmıştı.
Demir'in telefonu titredi.
Asya'nınki.
Kuzey'in.
İdil'in.
Doruk'un.
Ve benimki.
Aynı mesaj.
"Şimdi arkanıza bakmayın."
Koridor sessizleşti.
İdil fısıldadı:
— Neden?
Kimse cevap vermedi.
Çünkü hepimiz aynı şeyi düşünüyorduk.
Arkamızda birinin olması ihtimali.
Sonra Doruk'un sesi duyuldu.
— Ben bakıyorum.
— Sakın! — diye bağırdı Asya.
Ama çok geçti.
Doruk yavaşça arkasını döndü.
Koridor boştu.
Sadece...
duvarın üzerinde bir yazı vardı.
Daha önce orada yoktu.
"BİR KİŞİ DAHA OKUYOR."
Kuzey kaşlarını çattı.
— Ne demek bu?
Ben yazıya bakarken içimde garip bir his oluştu.
Sanki...
bir şey yanlış gidiyordu.
Sonra gözüm duvarın altındaki küçük yazıya takıldı.
Bu kez daha küçüktü.
Neredeyse fark edilmeyecek kadar.
"SEN."
Bir an nefesimi tuttum.
Asya yanıma geldi.
— Lalin?
Cevap vermedim.
Çünkü o kelimeye bakarken ilk kez şunu düşündüm:
Ya bu hikâyede altı kişi yoksa?
Ya bizi izleyen kişi...
yedi kişiyse?
Eğer bunu şu an gece okuyorsan...
bir saniyeliğine etrafına bak.
Ama korktuğun için değil.
Sadece merak ettiğin için.
Çünkü biraz önce...
arkandan gelen o sesi sen de duymuş olabilirsin.
