5. bölüm / 7
BENİ HATIRLA5.bölüm
Bölümler 7Şu an: 5.bölüm
- 1 1. bölüm625 kelime
- 2 2.bölüm946 kelime
- 3 3.bölüm656 kelime
- 4 4.bölüm1.302 kelime
- 5 5.bölüm755 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6. bölüm1.432 kelime
- 7 7.bölüm1.290 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
`Ben senı tanıyor olabılırım ama suan kı senı tanıyamıyorum yade` dedı ronan.
`nasıl yani`diye sordum tereddutlu bır şekılde
Ronan birkaç saniye cevap vermedi.
Bakışları üzerimdeydi ama sanki karşısında beni değil, çok daha önce tanıdığı başka birini görüyordu.
“Yani…” dedi sonunda. “Seni tanıyorum. Sesini, nasıl düşündüğünü, sinirlendiğinde ne yaptığını, korktuğunda nasıl davrandığını…”
Bir an durdu.
“Ama şu an karşımda duran kızın bunların hiçbirini hatırlamaması… garip.”
Kaşlarımı çattım.
“Ben değiştim mi?”
Ronan bu soruya hemen cevap vermedi.
“Bilmiyorum.”
“Nasıl bilmiyorsun?”
“Çünkü seni ilk kez böyle görüyorum.”
Bu cevap beklediğimden daha fazla canımı sıktı.
“Ben aynı kişiyim.”
“Biliyorum.”
“Öyleyse neden böyle konuşuyorsun?”
Ronan derin bir nefes aldı.
“Çünkü sen kendini tanımıyorsun, Yade.”
Bir an sustum.
“Sen de beni tanımıyorsun.”
“Hayır.`
Bu kez sesi daha netti.
“Seni tanıyorum.”
Gözlerimi ondan ayırmadım.
“Peki beni nasıl tanıyorsun?”
Ronan bakışlarını kaçırdı.
“Çünkü seni uzun zamandır tanıyorum.”
Kalbim hızlandı.
“Ne kadar uzun zamandır?”
“Yeterince.”
“Bu bir cevap değil.”
“Biliyorum.”
Sinirlenmeye başladığımı hissediyordum.
“Ronan, benim hayatım hakkında benden daha fazla şey biliyorsun. Bana sadece ‘zamanı geldiğinde’ deyip duruyorsun. Ben kim olduğumu bile bilmiyorum.”
Sesim istemeden titredi.
“Bana en azından bir şey söyle.”
Ronan bana baktı.
Bu kez kaçmadı.
“Sen beni daha önce de tanıyordun.”
“Bunu biliyorum.”
“Hayır, bilmiyorsun.”
Bir adım yaklaştı.
“Çünkü sen beni tanımakla kalmıyordun.”
Sustu.
Cümlenin devamını bekledim.
“Ne?”
Ronan gözlerini kapatıp kısa bir nefes verdi.
“Bana güveniyordun.”
İçimde bir şey durdu sanki.
Defterdeki cümle aklıma geldi.
*Ona hemen güvenme.*
Bir anlığına Ronan'ın yüzüne baktım.
Ona güveniyordum.
Eskiden.
Ama şu an?
Hayır.
Bunu ona söylemedim.
“Peki şimdi neden güvenmiyorum?”
Ronan'ın yüzündeki ifade değişti.
“Çünkü…”
Durdu.
“Belki de bir sebebin vardı.”
Bu cevap içimi ürpertti.
“Ne demek istiyorsun?”
“Bilmiyorum.”
“Yine mi bilmiyorum?”
Sesim yükseldi.
“Her soruma böyle cevap vereceksen neden benim yanımdasın?”
Ronan bir süre sessiz kaldı.
Sonra gözlerini ellerime indirdi.
“Çünkü gitmemi istemediğin bir zaman vardı.”
“Ben mi söyledim?”
“Evet.”
“Ne zaman?”
“Bunu hatırlaman gerekiyor.”
Başımı iki elimin arasına aldım.
Bir anda şakaklarımda tanıdık bir ağrı başladı.
Ronan hemen geri çekildi.
“Yade.”
“Bir şey yok.”
“Başın ağrıyor.”
“Biliyorum.”
Ayağa kalkmaya çalıştım ama olduğum yerde durdum.
Elimin istemsizce diğer elime gittiğini fark ettim.
Başparmağımı işaret parmağımın üzerine bastırıyordum.
Ronan'ın yüzü bir anda değişti
“Ne oldu?”
“Hiçbir şey.”
`Yade…”
“Ne?”
Ronan ellerime baktı.
“Bunu hâlâ yapıyorsun.”
Kaşlarımı çattım.
“Neyi?”
“Bunu.
Ellerimi gösterdi.
“Ne yapıyorum?”
“Gerildiğinde başparmağını işaret parmağının üzerine bastırıyorsun.”
Ellerime baktım.
Gerçekten de farkında olmadan yapıyordum.
Elimi hemen geri çektim.
“Ben bunu yaptığımı bile bilmiyordum.”
Ronan hafifçe başını salladı.
“Eskiden de farkında değildin.”
Bir süre ikimiz de sustuk.
İlk kez söylediği bir şey bana gerçekten bir cevap vermişti.
Küçük bir cevap.
Ama benim hakkımdaydı.
Ve bu, düşündüğümden daha garip bir şekilde rahatlatıcıydı.
“Başka ne yapıyordum?”
Ronan'ın dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
“Çok soru soruyordun.”
İstemeden kaşlarımı kaldırdım.
“Ciddi misin?”
“Evet.”
“Ben hiç değişmemişim o zaman.”
Ronan'ın gülümsemesi birkaç saniye sürdü.
Sonra kayboldu.
“Bazı şeylerin değişmemiş olması iyi.”
“Nelerin?”
Cevap vermedi.
Yine sustu.
Ama bu kez onun sustuğu yerde başka bir şey fark ettim.
Telefonum.
Mutfaktaki tezgâhın üzerinde duruyordu.
Ekranı açıktı
Yanına doğru yürüdüm.
Ronan da telefonuma baktı.
“Telefonumu neden daha önce bana vermedin?”
“Uyandığında sana verdim.”
“Hatırlamıyorum.”
Telefonu elime aldım.
Ekranı açtığımda şifre istemedi.
Garip bir şekilde parmaklarım ne yapacağımı biliyordu.
Ekranda onlarca fotoğraf vardı.
Benim fotoğraflarım.
Tanımadığım yerler.
Tanımadığım insanlar.
Ve Ronan.
Bir fotoğrafın üzerinde parmağım durdu.
İkimiz yan yana duruyorduk.
Ama bu kez fotoğrafın arkasındaki ayrıntı dikkatimi çekti.
Fotoğrafın çekildiği günün altında küçük bir ses kaydı simgesi vardı.
Kaşlarımı çattım.
“Bu ne?”
Ronan'ın yüzündeki ifade bir anda değişti.
“Yade…”
“Bunu neden daha önce söylemedin?”
“Çünkü—”
Ses kaydına bastım.
Ronan bir anda bana doğru uzandı.
Ama çok geçti.
Önce birkaç saniye boyunca sadece cızırtı duyuldu.
Sonra bir ses.
Benim sesim.
Nefesim kesildi.
Kendi sesimi duymak bile tuhaftı.
Ama söylediklerim daha da tuhaftı.
“Eğer bunu dinliyorsan…”
Kısa bir sessizlik oldu.
Sonra kendi sesimi yeniden duydum.
“Demek ki unuttum.”
Ronan'ın yüzüne baktım.
O ise gözlerini kapatmıştı.
Ses kaydı devam etti.
“Ve eğer Ronan yanındaysa…”
Kalbim hızlandı.
Sesim bu kez daha kısık çıktı.
“Ne söylerse söylesin, ona hemen inanma.”
Ronan gözlerini açtı.
Ben ise telefona bakakalmıştım.
Çünkü ses kaydının sonunda kendi sesim tek bir cümle söylemişti.
“Çünkü bu kez karar vermesi gereken kişi o değil.”
Kayıt bitti.
Mutfakta yeniden sessizlik oldu.
Ama bu kez sessizlik eskisi gibi değildi.
Telefonu yavaşça indirdim.
Ronan'a baktım.
“Bunu neden bana hiç söylemedin?”
Ronan cevap vermedi.
“Ben sana bunu bırakmışım.”
“Evet.”
“Ve sen bunu biliyordun.”
“Evet.”
“Peki neden dinlememe izin vermedin?”
Ronan'ın gözleri gözlerime sabitlendi.
“Çünkü ne söyleyeceğini biliyordum.”
Kalbim hızla çarpmaya başladı.
“Ne söyledim?”
Ronan birkaç saniye sustu.
Sonra çok yavaş bir şekilde cevap verdi.
“Benden korkuyordun.”
Bölüm etkileşimi
