1. bölüm / 7
BENİ HATIRLA1. bölüm
Bölümler 7Şu an: 1. bölüm
- 1 1. bölüm625 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.bölüm946 kelime
- 3 3.bölüm656 kelime
- 4 4.bölüm1.302 kelime
- 5 5.bölüm755 kelime
- 6 6. bölüm1.432 kelime
- 7 7.bölüm1.290 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Uyandığımda ilk hissettiğim şey korku değildi.
Boşluktu.
Tavana bakarken birkaç saniye boyunca nerede olduğumu anlamaya çalıştım. Oda yabancıydı ama aynı zamanda garip bir şekilde tanıdıktı. Sanki burayı daha önce görmüş, ama kim olduğumu unuttuğum gibi burayı da unutmuştum.
Yanımdaki telefona uzandım. Ekranda bir isim yazıyordu.
Benim ismim.
Ama o isim bana aitmiş gibi gelmedi.
Aynaya baktığımda karşımdaki kişinin yüzünü tanıyordum. Gözlerini, saçlarını, mimiklerini… Hepsi bana aitti. Ama içimde hiçbir anı kıpırdamadı.
Sanki hayatım benden önce yaşanmış ve bana sadece sonucu bırakılmıştı.
Bu odada durmak istemiyordum artık.
cıplak ayaklarım yere değdiği anda vucudumu bır urpertı sardı, odadan cıktıgımda ne tarafa gıdıceğımı bılmıyordum geldıgımden berı bu odadan cıkmamıstım.
alt kata doğru bır merdıven vardı oraya doğru yürümeye basladım. ev cok sessiz ve cok buyuktu, duvarlarda kıcaman kocaman tablolar vardı yavaşca merdivenlerden ınmeye basladım Merdivenlerden inmeye devam ederken her basamakta içimdeki huzursuzluk biraz daha büyüyordu.
Bunun sebebini bilmiyordum.
Belki bu evin büyüklüğüydü.
Belki sessizliği.
Belki de kendimi ilk defa gerçekten yalnız hissetmemdi.
Son basamağa geldiğimde birkaç saniye olduğum yerde kaldım. Salon, yukarıdan göründüğünden çok daha genişti. Yüksek tavan, büyük pencereler ve duvarlara asılmış eski tablolar...
Her şey pahalı görünüyordu
Ama hiçbir şey sıcak değildi.
Sanki bu ev bir yuva değil de sadece içinde yaşanan büyük bir yerdi.
Yavaşça etrafı incelemeye başladım.
Duvarlarda birçok fotoğraf vardı. Bazılarında insanlar gülümsüyordu. Bazılarında sadece manzaralar vardı. Her fotoğrafın önünden geçerken içimde aynı his oluşuyordu.
Tanıdık.
Ama yabancı.
Sanki beynimin bir köşesinde bu görüntüler duruyor ama onlara ulaşmamı engelleyen kalın bir duvar vardı.
Elimi başıma götürdüm.
Belki biraz daha zorlarsam...
Belki biraz daha düşünürsem...
Ama hiçbir şey olmadı.
Sadece hafif bir ağrı hissettim.
Gözlerimi kapattım.
Hatırlamaya çalışmak bile yorucuydu.
Birkaç saniye sonra vazgeçip mutfağa doğru yürüdüm.
Belki yemek yemek iyi gelirdi.
Belki normal bir insan gibi güne başlamak, kafamdaki bu karmaşayı biraz olsun azaltırdı.
Mutfağa girdiğimde yine aynı hisle karşılaştım.
Burası da bana aitti.
Ama ben buraya ait değildim.
Dolapların nerede olduğunu biliyordum.
Çekmeceleri nasıl açacağımı biliyordum.
Ama neden bildiğimi bilmiyordum.
Bu çok garipti.
Bedenim bazı şeyleri hatırlıyordu.
Ama ben hatırlamıyordum.
Bir bardak aldım ve su doldurdum.
Ellerim titriyordu.
Sanki hayatım boyunca yaptığım basit bir şeyi ilk defa yapıyormuşum gibi.
Tam bardağı masaya bırakacakken gözüm masanın üzerindeki küçük bir deftere takıldı.
Kapağı siyahtı.
Üzerinde hiçbir şey yazmıyordu.
Elimi uzattım.
Ama açmadan önce durdum.
Neden durduğumu bilmiyordum.
Sadece içimde bir his vardı
Açmamam gerektiğini söyleyen bir his.
Ama neden?
Bilmiyordum.
Yine de kapağını kaldırdım
İlk sayfa boştu.
İkinci sayfa da.
Birkaç sayfa çevirdikten sonra yazılarla karşılaştım.
Ama yazılanları okuduğum anda içimde tuhaf bir şey oldu.
Çünkü yazı bana yabancı değildi.
Bu benim yazımdı.
Parmaklarım sayfanın kenarında dondu.
Kendi el yazımı tanıyordum.
Ama yazdıklarımı tanımıyordum.
Sayfada sadece birkaç cümle vardı.
"Bugün yine aynı rüyayı gördüm."
Altındaki cümlelerin devamını okumaya çalıştım.
Ama gözlerim bulanıklaştı.
Başım yeniden ağrımaya başladı.
Defteri kapattım.
Daha fazla zorlamak istemiyordum.
Çünkü içimde garip bir korku vardı.
Hatırlayamamaktan değil.
Hatırlarsam ne olacağından korkuyordum.
Tam o sırada evin içinde bir ses duydum.
Bir kapının açılma sesi.
Olduğum yerde kaldım.
Kalbim hızlandı.
Burada yalnız olduğumu düşünmüştüm.
Ama şimdi...
Yalnız olmadığımı biliyordum.
Yavaşça mutfağın kapısına doğru baktım.
Ayak sesleri duyulmaya başladı.Yaklaşıyordu.
Bir an kaçmak istedim.
Ama nereye gideceğimi bilmiyordum.
Bu evde kaybolmuştum.
Ve belki de en korkutucu şey...
Beni bulacak kişinin kim olduğunu bilmememdi.
Kapının önünde bir gölge belirdi.
Sonra sakin bir ses duyuldu.
"yade?"
İsmimi duyduğum anda nefesim kesildi.
Çünkü o isim bana yabancı gelmiyordu.
Ama ilk defa bir başkasının ağzından duyuyordum.
Yavaşça kapıya baktım.
Karşımda duran kişi bana uzun süre baktı
Sanki beni görmeye çok ihtiyacı varmış gibi.
Ama yüzündeki ifade mutluluk değildi.
Daha çok...
Kaybettiği bir şeyi yeniden bulmuş gibiydi.
"Uyandığını bilmiyordum."
Kaşlarımı çattım.
"Ben sizi tanıyor muyum?"
Sorduğum soru havada asılı kaldı.
Karşımdaki kişinin yüzündeki ifade bir anda değişti.
Ve o an anladım.
Ben sadece geçmişimi kaybetmemiştim.
Birileri de benim geçmişimi biliyordu.
Bölüm etkileşimi
