BÖLÜM 1 — Başka Bir Hayat

Vaveyla Yazarı: Lays Ege🇧🇬

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: BÖLÜM 1 — Başka Bir Hayat

İnsan bazen hayatının değiştiğini büyük olaylardan anlamaz.Bir evin boşalmasından anlarsın.Duvarlarda yıllardır asılı duran fotoğrafların indirilmesinden…Dolabın yarısının boş kalmasından…Ve en kötüsü, bir zamanlar dört kişinin oturduğu yemek masasında artık iki sandalye olmasından.Ben hayatımın değiştiğini bunların hepsinden anlamıştım.Ama asıl değişikliğin henüz başlamadığını bilmiyordum.Alarmım çalmadan birkaç dakika önce uyandım.Gözlerimi açtığımda tavana baktım.Odam hâlâ yabancıydı.Yeni duvarlar.Yeni perde.Yeni dolap.Yeni bir şehir.Ama kafamın içindeki düşünceler eskiydi.Saat 06.48’di.Bugün son sınıfın ilk günüydü.Normalde insan lise hayatının son senesine girerken heyecanlanırdı.Mezuniyet.Üniversite.Yeni arkadaşlıklar.Belki ilk kez gerçekten kendi hayatına karar verme hissi.Benim aklımdaysa yalnızca tek bir şey vardı:Bu okulda kimse beni tanımıyordu.Belki de istediğim buydu.Çünkü eski okulumu yalnızca dersler yüzünden bırakmamıştım.Orada herkes benim hakkımda bir şey biliyordu.Babamı.Annemle yaşadıklarımızı.Son aylarda evimizde yaşananları.İnsanların yüzüme bakarken ne düşündüğünü tahmin etmekten yorulmuştum.Burada ise sıfırdan başlayabilirdim.Kimse bana acıyarak bakmayacaktı.Kimse arkamdan fısıldaşmayacaktı.Kimse geçmişimi bilmeyecekti.En azından ben öyle sanıyordum.Yataktan kalkıp pencerenin önüne gittim.Perdeyi açtığımda karşı apartmanın duvarıyla göz göze geldim.İstanbul’un sabahı bile kalabalıktı.Aşağıda arabalar ilerliyor, insanlar işe yetişmeye çalışıyor, sokak köşesindeki fırından sıcak ekmek kokusu geliyordu.Yeni taşındığımız ev küçüktü.Annem burayı “başlangıç” olarak görüyordu.Ben ise geçici bir durak.“Hazır mısın?”Kapının önünde annemi gördüm.“Bir dakika.”Annem odaya girip yatağın üzerindeki ceketi aldı.“Bunu giy.”“Anne, hava sıcak.”“Sabah serin.”Ceketi elime verdi.Sonra bana baktı.“Heyecanlı mısın?”“Değilim.”“Yalan söylüyorsun.”Güldüm.“Biraz.”Annem yanıma gelip saçımı düzeltti.Çocukluğumdan beri yaptığı bir şeydi.Ama o sabah farklı hissettirdi.Belki de büyüdüğümü ilk kez gerçekten fark etmişti.“Son sınıf,” dedi.“Evet.”“Sonra üniversite.”Başımı salladım.“Biliyorum.”“Her şey değişecek.”“Zaten her şey değişti.”Annemin eli saçımda durdu.Bir an ikimiz de sustuk.Sonra:“Bu sefer iyi şeyler değişsin.”dedi.Gülümsedim.“İnşallah.”Kahvaltı masasında iki kişiydik.Annem çayını karıştırırken telefonuma baktım.Bildirimler vardı.Eski okuldan birkaç kişi yeni okulumla ilgili sorular sormuştu.Cevaplamadım.Telefonu masaya bıraktım.Annem bunu fark etti.“Eski arkadaşların mı?”“Bazıları.”“Konuşmak istemiyor musun?”“Hayır.”Annem başını salladı.“Bazen insan geçmişini tamamen silemez.”“Silmek istemiyorum.”“Öyle mi?”Bir an düşündüm.“Hatırlamak istemiyorum sadece.”Annem cevap vermedi.Çayından bir yudum aldı.Sonra:“Okuldan sonra direkt eve gel.”“Niye?”“Konuşmamız gereken bir şey var.”Kaşlarımı çattım.“Ne konuşacağız?”“Akşam.”“Anne…”“Akşam, Nare.”Sesindeki ciddiyet, sormamın hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini anlatıyordu.Başımı salladım.Okula vardığımda saat 07.54’tü.Kapının önünde yüzlerce öğrenci vardı.Bazıları birbirine sarılıyor, bazıları yaz tatilinde yaşadıklarını anlatıyor, bazıları ise daha ilk dakikadan sınav stresinden bahsediyordu.Ben kalabalığın arasından geçerken çantamın askısını düzelttim.12/B.Sınıfı bulduğumda kapının önünde bir kız duruyordu.Elindeki listeye bakıp sonra sınıfa bakıyordu.“Pardon.”Bana döndü.“12/B burası mı?”“Evet.”“Ben de yeni geldim.”“Gerçekten mi?”“Evet.”Gülümsedi.“Ben Ece.”“Nare.”“Sen de yeni misin?”“Evet.”Ece rahat bir nefes aldı.“Şükür. En azından sınıfta yalnız kalmayacağım.”İstemeden güldüm.“Ben de aynı şeyi düşünüyordum.”“Beraber yalnız kalırız.”“Anlaştık.”Sınıfa birlikte girdik.Ece’nin enerjisi, benim sessizliğimin tam tersiydi.Beş dakika içinde sınıftaki insanların yarısının adını öğrenmişti.“Şu Mert.”Ön tarafta oturan, elindeki telefonu öğretmen gelmeden son kez kontrol eden çocuğu gösterdi.“Çocukluktan beri arkadaşım.”Mert bizi fark edip yanımıza geldi.“Yeni kız bu mu?”Ece kaşlarını kaldırdı.“Yeni kızın adı var.”Mert bana döndü.“Özür dilerim. Nare.”“Evet.”“Hoş geldin.”“Hoş buldum.”“Bir şeye ihtiyacın olursa Ece’ye sorma.”Ece ona döndü.“Niye?”“Çünkü hiçbir şeyi bilmiyor.”“Sen biliyorsun sanki.”“Ben doğuştan bilgilendirildim.”Ece’nin elindeki kalemi Mert’in kafasına doğru fırlatmasıyla ikisi tartışmaya başladı.Ben gülmeye başladım.Uzun zamandır böyle rahat gülmemiştim.Belki de bu okul düşündüğüm kadar kötü olmayacaktı.İlk ders başlamadan birkaç dakika önce sınıfa bir kız girdi.Koyu renk saçlarını toplamıştı.Elinde kitapları vardı.Ece bana doğru eğildi.“Selin.”Selin sırasına otururken bize kısa bir bakış attı.“Çok çalışkan,” dedi Ece.“Tanıyor musun?”“Buradaki herkesi tanıyorum.”“Daha beş dakika oldu.”“Ben hızlıyım.”Güldüm.Öğretmen geldi.Yoklama başladı.İsimler birer birer söylendi.Sonra:“Karan Demir?”Sınıfın arka tarafından bir ses geldi.“Buradayım hocam.”Başımı kaldırdım.Karan ilk bakışta dikkat çekici biri değildi.En azından benim için.Sınıftaki diğer öğrencilerden biraz daha sessizdi.Öğretmenle konuşurken bile gözlerini fazla kaldırmıyordu.Yanında oturan çocuk ona bir şey söyledi.Karan kısa bir cevap verdi.Ece tekrar kulağıma eğildi.“Bora.”“Hmm.”“Karan’ın en yakın arkadaşı.”Başımı salladım.Bununla ilgilenmediğimi belli etmek için defterimi açtım.Ama birkaç dakika sonra sınıftan gelen bir kahkaha üzerine başımı kaldırdığımda Karan’ın bana baktığını gördüm.Bakışlarımız kısa süreliğine kesişti.İlk bakışta hiçbir şey hissetmedim.Ne heyecan.Ne kalp çarpıntısı.Ne de o romanlarda yazan saçma sapan şeyler.Sadece bir yabancının bana baktığını düşündüm.Sonra Karan bakışlarını çevirdi.Ben de önüme döndüm.Hayatımda kalacağını bilmediğim bir insanı daha fazla düşünmem için hiçbir neden yoktu.Teneffüste Ece beni kantine götürdü.Mert de peşimizden geldi.“Yeni öğrencinin okul turu.”“Burası okul, turistik yer değil.”“Bence önemli.”Mert bana dönüp ciddi bir ifadeyle konuştu.“Bir: Kantinin tostuna güvenme.”“İki?”“İki: Matematik öğretmenine geç kalma.”“Üç?”“Üç: Karan’la uğraşma.”Ece gözlerini devirdi.“Yine başladın.”Ben kaşlarımı çattım.“Karan’la neden uğraşmayayım?”“Uğraşma demedim.”Mert omuz silkti.“Öyle biri.”“Nasıl biri?”“Bilmiyorum.”“E o zaman niye söylüyorsun?”“Çünkü bilmiyorum.”Ece kahkaha attı.“Buna mantık mı diyorsun?”Mert güldü.Ben de güldüm.Konuşma orada kapandı.Karan birkaç metre ötede arkadaşlarıyla duruyordu.Bora bir şey anlatıyor, Karan sessizce dinliyordu.Yanlarında başka bir çocuk daha vardı.“Doruk,” dedi Ece.Doruk’un bakışları bir an bana kaydı.Sonra Karan’a baktı.İkisi arasında anlamadığım kısa bir bakışma oldu.Üzerinde durmadım.Günün geri kalanı tahmin ettiğimden hızlı geçti.Ece’yle aynı sırada oturmaya karar vermiştik.Mert teneffüslerde yanımıza geliyordu.Selin çok konuşmasa da zaman zaman sohbetimize dahil oluyordu.Bora’nın Karan’ı sürekli bir yerlere çağırmasına rağmen Karan çoğunlukla sınıfta kalıyordu.Ben ise günün sonunda ilk kez rahatlamıştım.Belki burada gerçekten yeni bir hayat kurabilirdim.Eve dönerken telefonuma baktım.Annemden mesaj vardı.“Gelince direkt odana geçme. Konuşacağız.”İçimdeki huzur bir anda kayboldu.Eve girdiğimde annem salondaydı.“Günün nasıl geçti?”“İyi.”“Arkadaş?”“Ece diye biriyle tanıştım. Mert de var.”Annem gülümsedi.“Sevindim.”Çantamı bırakıp mutfağa geçtim.“Ne konuşacaktık?”Annem cevap vermeden önce birkaç saniye bekledi.“Babanla ilgili.”Elimdeki bardağı masaya bıraktım.“Ne olmuş?”“Bir şey olmadı.”“Öyleyse neden konuşuyoruz?”Annem ayağa kalktı.“Çünkü bazı şeyleri artık bilmen gerekiyor.”Kalbim hızlandı.“Ne gibi?”Annem salondaki çalışma odasına gitti.Ben de arkasından yürüdüm.Masasının çekmecesini açtı.İçinden eski bir zarf çıkardı.Zarfın üzerinde tarih vardı.2018.“Bu ne?”Annem zarfı bana uzattı.“Babanın eski arkadaşlarından biriyle ilgili.”“Kim?”Annem cevap vermedi.Zarfı açtım.İçinden birkaç fotoğraf çıktı.İlk fotoğrafta babam vardı.Yanında tanımadığım birkaç kişi.İkinci fotoğrafı çevirdim.Ve elim dondu.Fotoğraftaki çocuklardan biri…Bugün okulda yoklamada adını duyduğum kişiydi.Karan Demir.Ama fotoğraf eskiydi.Çok eski.Karan’ın yanında duran adamı tanımıyordum.Annem fotoğrafı elimden aldı.“Bunu burada bırak.”“Anne, Karan kim?”Annemin yüzü bir anda değişti.“Sen onu nereden tanıyorsun?”“Okuldan.”“Okuldan mı?”“Evet.”Annem birkaç saniye boyunca bana baktı.Sonra fotoğrafı masaya bıraktı.“Onunla yakınlaşma.”“Niye?”“Çünkü bazı insanların hayatımıza girmesi tesadüf değildir.”“Ne demek bu?”Annem cevap vermedi.Tam odadan çıkacakken durdu.“Ve Nare…”Arkasını döndü.“Babanın geçmişi sandığın kadar basit değil.”O gece ilk kez merak ettim.Karan Demir kimdi?Babam onu neden tanıyordu?Ve daha önemlisi…Annem neden onun adını duyduğu anda korkmuştu?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

17okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.