6. bölüm / 7
Benden Nefret Etmen Gerekiyor6 BÖLÜM O Gece
Bölümler 7Şu an: 6 BÖLÜM O Gece
- 1 BÖLÜM 1 — Başka Bir Hayat884 kelime
- 2 BÖLÜM 2 Eski Bir İsim999 kelime
- 3 3 Bölüm Beyaz Yalanlar646 kelime
- 4 4 BÖLÜM YAVAŞ YAVAŞ ARALANAN PERDE723 kelime
- 5 5. BÖLÜM BAŞIMDA DÖNEN DÜNYA587 kelime
- 6 6 BÖLÜM O Gece895 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7. BÖLÜM Fotoğraftaki Gölge502 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah olduğunda neredeyse hiç uyumamıştım.Aslında uyumaya çalışmıştım.Gözlerimi kapatmış, kendimi düşünmemeye zorlamıştım. Ama zihnim buna izin vermemişti.Her seferinde aynı görüntüler geri geliyordu.Kütüphanedeki eski fotoğraf.Annemin yüzündeki korku.Karan’ın sustuğu anlar.Ve telefonuma gelen o mesajlar.Gözlerimi açtım.Odamın tavanına baktım.Bir süre hiçbir şey düşünmeden öylece kaldım.Sonra telefonumu elime aldım.Ekranda hâlâ dün geceki mesajlar duruyordu.Annen sana gerçeğin tamamını anlatmayacak.Çünkü 17 Ağustos 2018 gecesi ne olduğunu hâlâ bilmiyorsun.Karan’a da güvenme.Son cümlede uzun süre kaldım.Karan’a güvenme.Neden?Onu daha birkaç gündür tanıyordum.Buna rağmen hayatımın en büyük sırrının tam ortasında adı sürekli karşıma çıkıyordu.Asıl korkutucu olan ise Karan’ın bana yalan söylediğini düşünmek değildi.Beni korkutan şey, belki de doğruyu söylediğinde bile ona inanamayacak olmamdı.Telefonu kapattım.Yataktan kalkıp aynanın karşısına geçtim.Gözlerimin altında koyu halkalar vardı.Dün bayılmıştım.Annemle kavga etmiştim.Sonra yine annemden saklanan şeylerin peşine düşmüştüm.Kendime baktım.Bir an için aynadaki kız bana yabancı geldi.Sanki hayatımın tamamını yanlış biliyormuşum gibi.Babamın neden gittiğini bilmiyordum.Annemin neden sustuğunu bilmiyordum.Karan’ın neden benden uzak durduğunu bilmiyordum.Ve en kötüsü…Kendi ailemin neden bana güvenmediğini bilmiyordum.İçimde ağır bir kırgınlık vardı.Kime kızacağımı bile bilmiyordum.Babamı suçlasam annem aklıma geliyordu.Anneme kızsam, çocukluğumdan beri bana anlattığı her şeyin ne kadarının doğru olduğunu düşünüyordum.Kendime kızsam…Bunun hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini biliyordum.Derin bir nefes aldım.Bugün öğrenecektim.En azından birazını.Mutfağa indiğimde annem masada oturuyordu.Önündeki kahve çoktan soğumuştu.Belli ki uzun zamandır orada oturuyordu.Beni görünce başını kaldırdı.“Gel.”Sandalyeyi çekip karşısına oturdum.Aramızdaki masaya baktım.Bir zamanlar birlikte kahvaltı yaptığımız, okuldan bahsettiğim, saçma sapan şeylere güldüğümüz aynı masa…Şimdi aramızda koca bir duvar varmış gibi geliyordu.“Konuşacaktın.”Annem başını eğdi.“Konuşacağım.”“2018’i anlat.”Annem derin bir nefes aldı.“Her şeyi bir anda anlatamam.”İçimdeki sabır kırıntısı da tükendi.“Yine mi?”“Nare…”“Hayır anne.”Sesimi yükseltmemek için kendimi zorladım.“Kaç gündür aynı şey oluyor. Bir şey soruyorum, susuyorsun. Bir isim söylüyorum, konuyu değiştiriyorsun. Karan diyorum, sinirleniyorsun. Babam diyorum, susuyorsun.”Gözlerim dolmaya başlamıştı ama ağlamamak için başımı dik tuttum.“Ben artık neye inanacağımı bilmiyorum.”Annemin gözleri doldu.Ama bu kez geri adım atmadım.“17 Ağustos 2018’de ne oldu?”Uzun bir sessizlik oldu.Sonra annem fısıltıyla konuştu.“O gün babanla Levent Demir arasında büyük bir tartışma çıktı.”İçim ürperdi.“Ne hakkında?”“Onu bilmiyorum.”“Sen oradaydın.”Annem sustu.O sessizlik…Cevaptı.“Değil mi?”Başını yavaşça salladı.“Evet.”Kalbim sıkıştı.“Ne gördün?”“Akşam saatleriydi. Baban bana Levent’le görüşeceğini söyledi.”“Neden?”“Bilmiyorum.”“Anne.”“Gerçekten bilmiyorum.”Sesindeki titremeyi duyabiliyordum.“Sonra?”Annem gözlerini masaya indirdi.“Gece eve dönmedi.”“Babam mı?”“Evet.”“Sabaha kadar?”Annem başını salladı.“Ertesi sabah geldiğinde üstü başı dağınıktı.”İçimde bir şey koptu.Babamı yıllardır kafamda aynı şekilde taşıyordum.Giden adam.Bizi bırakan adam.Arkasına bakmadan hayatımızdan çıkan adam.Ama şimdi ilk kez, gitmeden önce bilmediğim bir şey yaşamış olabileceğini düşünüyordum.“Bir şey olmuştu.”Annem cevap vermedi.“Ne olmuştu?”Dudaklarını birbirine bastırdı.“Elinde bir yara vardı.”Aklıma istemsizce Karan’ın sağ elindeki küçük yara geldi.Bir an nefesim kesildi.“Karan’ın da elinde yara var.”Annem başını kaldırdı.Yüzündeki ifade değişti.Bunu görünce içimde daha büyük bir şüphe oluştu.“Sen Karan’ı nereden biliyorsun?”Annem sustu.“Anne.”“Bu konuyu Karan’a bağlama.”“Neden?”“Çünkü Karan o gece orada değildi.”“Öyleyse neden onun ailesi bu işin içinde?”Annem gözlerini kaçırdı.“Çünkü Levent Demir’in yaptığı şey sadece babanla ilgili değildi.”Boğazım düğümlendi.“Ne yaptı?”Annem ayağa kalktı.“Bugün okula git.”“Ne?”“Okuldan sonra devam ederiz.”“Hayır.”Ben de ayağa kalktım.“Şimdi anlat.”“Nare…”“Yıllardır susuyorsun!”Sesim titredi.“Bir kere olsun beni dışarıda bırakma.”Annem bana baktı.Gözlerinde öyle bir acı vardı ki bir an ne söyleyeceğimi unuttum.Ama yine de söylemedim.Çünkü o an annemin üzülmesinden daha çok, bana yıllarca gerçeği anlatmamış olması canımı yakıyordu.“Ben senin çocuğunum,” dedim daha alçak bir sesle.“En azından bana güven.”Annemin gözlerinden bir damla yaş süzüldü.Ama yine cevap vermedi.Ve bu sessizlik, söylediği her şeyden daha çok canımı acıttı.Okula girdiğimde Ece beni kapıda karşıladı.“İyi misin?”“İyiyim.”“Gerçekten?”Bu kez ona baktım.“Hayır.”Ece şaşırdı.Bir an durdum.Sonra başımı salladım.“Yani… bilmiyorum.”Ece hiçbir şey sormadı.Sadece yanıma geçti.Bazen insanın ihtiyacı olan şey cevap değil, yanında sessizce yürüyen biriydi.Koridorda ilerlerken dün yaşananları hatırladım.Ece’nin beni okuldan çıkarken gördüğü anı.Karan’ın koşarak gelmesini.Beni kucağına alıp götürmesini.O anı hatırlayınca garip bir şekilde yüzüm ısındı.Hemen bu düşünceyi bastırdım.Bu önemli değildi.Karan’ın beni taşıması önemli değildi.Önemli olan neden benim hayatımın tam ortasında olduğuydu.Ece birden konuştu.“Bu arada dün seni Karan taşıdı.”Adımlarım yavaşladı.“Ne?”“Evet.”“Ne kadar?”Ece güldü.“Ne kadar ne?”“Ne kadar taşıdı?”“İnfirmariye kadar.”Başımı önüme çevirdim.“Neyse.”“Senin için bayağı uğraştı.”“Ece.”“Tamam.”Bir süre sustu.Sonra bana baktı.“Onun hakkında ne düşünüyorsun?”Bu soru beklemediğim kadar zor geldi.“Hiçbir şey.”Ama bu doğru değildi.Karan hakkında çok fazla şey düşünüyordum.Sadece hiçbirini adlandıramıyordum.Ondan şüpheleniyordum.Ona kızıyordum.Bazen söylediği tek bir cümleyi saatlerce düşünüyordum.Ve bütün bunların arasında, garip bir şekilde…Bana doğruyu söylemesini istiyordum.Belki de ona güvenmek istediğim için değil.Sadece artık kimse tarafından kandırılmak istemediğim için.Ders boyunca tahtaya bakıyordum ama hiçbir şey duymuyordum.Defterimin köşesine farkında olmadan aynı tarihi yazdım.17.08.2018Yanına bir soru ekledim.O gece ne oldu?Kalemi bıraktım.Telefonum titredi.Yeni mesaj.Bu kez yalnızca bir fotoğraf vardı.Fotoğrafı açtım.Karanlık bir sokak.Eski bir araba.Ve fotoğrafın ön tarafında iki kişi.Birini hemen tanıdım.Babam.Diğeri…Levent Demir.Nefesim kesildi.Fotoğrafın altındaki yazıyı gördüm.“Baban o gece yalnız değildi.”Parmaklarım titremeye başladı.Fotoğrafı büyüttüm.Arka tarafta üçüncü bir kişinin silueti vardı.Yüzü görünmüyordu.Ama boynundaki kolyeyi seçebiliyordum.Eski.Koyu renkli.Fotoğrafı biraz daha yakınlaştırdım.Kalbim hızlandı.Lara.Ama…Lara 2018’de kaç yaşındaydı?Ve neden onun kolyesine benzeyen bir kolye, babamla Levent’in bulunduğu bir geceden kalma fotoğraftaydı?Aklımın içinde onlarca soru aynı anda patladı.Annem bunu biliyor muydu?Karan biliyor muydu?Lara biliyor muydu?Yoksa herkes biliyor, bir tek ben mi hiçbir şey bilmiyordum?Bu düşünce canımı yaktı.Çünkü mesele artık yalnızca bir sır değildi.Benim hayatım hakkında herkesin benden habersiz konuşuyor olmasıydı.Telefonu sımsıkı tuttum.Tam o sırada sınıfın kapısında Karan belirdi.Gözleri doğrudan telefonuma kaydı.Yüzündeki ifade bir anda değişti.“Onu nereden buldun?”Sesindeki şey dikkatimi çekti.Korku.İlk kez Karan’ın gerçekten korktuğunu görüyordum.Telefonu göğsüme yaklaştırdım.“Demek sen de biliyorsun.”Karan cevap vermedi.“Fotoğraftaki kişi kim?”Sessizlik.“Karan.”Gözlerini kapattı.Sanki vereceği cevabın ikimizi de geri dönüşü olmayan bir yere götüreceğini biliyordu.Sonunda gözlerini açtı.“Bu fotoğrafı kim gönderdi sana?”“Önce soruma cevap ver.”Karan bir adım yaklaştı.“Bu fotoğrafı kim gönderdi, Nare?”Sesindeki ciddiyet beni susturdu.Bir an ona baktım.İlk kez onu gerçekten anlamaya çalıştım.Belki de benden bir şey saklıyordu.Ama yüzündeki ifadede sadece sır yoktu.Korku vardı.Ve o an anladım.Karan’ın benden uzak durmasının sebebi belki de benden nefret etmesi değildi.Belki de bana yaklaşmanın neye yol açacağını biliyordu.Bu düşünce içimi daha da huzursuz etti.Çünkü artık ondan korkmam gerekip gerekmediğini bilmiyordum.Ama daha kötüsü…Ona inanmak isteyip istemediğimi de bilmiyordum.Ve hayatımda ilk kez, birinin gözlerinin içine bakıp tek bir şey düşünüyordum:“Lütfen bana yalan söyleme.”
Bölüm etkileşimi
