22. bölüm · Badem Çiçeği(texting)
20
Gerçekten çok bitkin hissediyordum. Onu gördüğüm her an daha da kötü hissediyorum. Sevgilisi olan bir adama karşı böyle duygularımın olmasından hoşlanmıyorum. Sevgilisi olan bir adama karşı bir şeyler hissetmem çok yanlış. Onun biriyle ilişkisi var, belki evlenecekler ve ben bu ilişkiyi bozmak istemiyorum.
Ben burada olursam belki de o ilişki, benim yüzümden bozulacak. Bunu yapamam, kendi mutluluğum için başka bir kadının mutluluğunu çalamam. Yaren çok güzel bir kadın, her ne kadar belli etmese de duygularını içinde, en yüksek şekilde yaşadığından eminim. Onu çok fazla tanımasam da üzülmesini istemiyorum.
“Yine ne düşünüyorsun?” Diyen Mert’in sesiyle, başımı kaldırıp ona baktım. Ona ne düşündüğümü söylememeliyim, eğer bana karşı hâlâ hisleri varsa üzülür. “Hiç.” Dedim omuzlarımı silkerek.
Muayenehanenin kapısı açıldığında, bir iç çekerek kimin geldiğine bile bakmadan ayağa kalkıp sedyenin yanına geçtim. “Doktor.” Diyen Yaren’i duyduğumda, bakışlarımı hemen kapıya doğru çevirdim. Kollarını göğsünde birleştirmiş, oldukça ciddi bakışlarla bana bakıyordu.
Bu ciddiyetten nefret ediyorum. Kesinlikle bir şey olmuş olmalı. Ya da her zamanki hali ki acaba? Emin değilim. Yaren zaten ciddi bir kadın ama bu defa bakışları çok daha ciddi görünüyor. Bir şey mi oldu ki? Ya Rüzgar’a hislerim olduğunu öğrendiyse ve bunun için hesap sormaya geldiyse? O zaman ne yapacağım?
Kahretsin… Allah’ım, bana bir çıkış yolu ver. Zaten yorgunum ve bitkinim, lütfen işlerimi daha da zorlaştırma.
“Efendim?” Dedim her şey normalmiş gibi.
“Konuşacağız,” Dedi Yaren ciddiyetinden ödün vermeyecek. Bakışları Mert’e kaydı. “Yalnız.”
İşte şimdi yandım…
“Mert, bizi yalnız bırak lütfen.” Dediğimde, Mert bir şey söylemeden ayağa kalkıp çıktı. Bakışlarımı Yaren’in koyu mavi gözlerine çevirip sandalyeme oturdum. “Ne konuşacağız?” Dedim gülümseyerek.
Yaren, Mert’in sandalyesini tam önüme çekti ve oturdu. “Rüzgar’a karşı hislerin var, değil mi?” O an, zamanın durduğunu hissettim. Kalp atışlarım hızlanırken yutkundum. İki ihtimal var, ya burada ağzımı burnumu kırıp beni bu askeriyeden gönderecek ya da sadece gönderecek. Acaba hangisi?
“Kızım aptal mısın sen?” Dedi Yaren gözlerini devirerek. “Cidden o salağı mı seviyorsun? Daha iyisini bulamadın mı?” Bakışlarımda şaşkınlık belirdi. Cidden bana gelip kendi sevgilisini mi kötüleyecek? Bunu için mi yanıma geldi?
“Ne?” Dedim şaşkınlığımı gizleyemeden. “Kendi sevgilini mi kötülüyorsun?”
Yaren tek kaşını havaya kaldırdı. “Ne sevgilisi?” Dedi azarlarcasına. “Cidden o aptalla çıkar mıyım sence? Hadi aptal olmasını geçtim, abimle neden çıkayım?”
Ne? Doğru mu anladım? Kesinlikle yanlış duymuş olmalıyım, abim dememiştir. Başka bir şey demiştir, Rüzgar nasıl onun abisi olabilir ki? Uykusuzluktan saçma şeyler duymaya başlamış olmalıyım, o ikisi kardeş olamaz. Sevgili gibi görünüyorlar!
“Eğer sen, o salağı seviyorsan, git ve ona söyle.” Derin bir nefes alarak başını arkaya attı. “Yoksa mezarının başında ağlayıp yaşayamadığınız ihtimaller için kafayı yiyebilirsin…”
“Rüzgar ölecek mi?” Dedim anlamadan. Neden böyle söylüyor? Rüzgar neden ölsün? Tamam işi riskli, ama ölecek diye bir şey yok ki. Her asker şehit düşmüyor sonuçta, bazıları emekli oluyor.
Yaren kaşlarımı çatarak bana baktı. “Gerçekten aptalsın.” Dedi. “Benim gibi olma diye söylüyorum, gidip mezarlıklarda zırlayıp kendini paralama istiyorum.”
Şaşkın gözlerle Yaren’e bakarken, ne dediğini anlamadığım da belli oluyordu. Önemsiz olduğunu düşünerek kollarımı göğsümde birleştirdim ve arkama yaslandım. “Sevgili değilsiniz yani?” Dedim ve alaycı bir tavırla güldüm. “Sana neden inanayım?”
“Eğer Rüzgar sevgilim olsaydı, onu sana kaptırmak istemezdim. Neden sevgilim olmadığını söyleyeyim?” Yaren’in sesi her zamankinden biraz daha sert çıkmıştı. Bu kadından ciddi anlamda korkuyorum. “Aklını başına al ve onunla konuş.” Oturduğu yerden kalkıp muayenehaneden çıktığında, hâlâ şaşkın bakışlarla arkasından bakıyordum.
Ben cidden Rüzgar’ı, kendi öz kardeşinden mi kıskanmıştım? Ne kadar da aptalım… Günahını aldım adamın, bir helallik istesem iyi olur.
Öte yandan Yaren, Rüzgar ile konuşmam gerektiğini söylüyor. Rüzgar ise asla onun Badem Çiçeği olmayacağımı söylüyor. Ben onun Badem Çiçeği olmak istiyorum, öylesine bir Badem Çiçeği olmak istemiyorum. Rüzgar’ın bana Badem Çiçeği’m demesini istiyorum. O ise bunun asla mümkün olmayacağını kesin bir dille söyledi.
Neden ona karşı hislerim var ki? Keşke olmasaydı. Keşke onu sevmediğimi söyleyebilsem de bu askeriyeden gidebilsem ama bu mümkün değil. Aşk ne onu bile bilmeyen bir kadındım ben, oysa şimdi Rüzgar Efe Kandemir’e aşığım. Hissettiğim şeyin aşk olup olmadığından emin değilim ama, eğer aşk olmasaydı, neden onu her Yaren’le gördüğümde kalbim acısın ki? Neden onun gülüşü beni mest etsin ki?
Aşkın acı verici olduğunu, abimin sevgilisi Ela sayesinde biliyordum. Abimle sık sık tartışmazlardı ama nadiren de olsa, her çift gib tartışırlardı. Ela ise her tartışmalarında ağlayıp üzülürdü. Özellikle son tartışmalarında… Abimle basit bir konudan tartışmışlardı, abim iyi geceler yazıp gönderemeden uyuyakalmıştı, Ela da kırılmıştı. Abim, kendisini affetsin diye çok uğraşmıştı, hatta ağlamıştı bile. Erkek adam ağlamaz derler ya, abim Ela için ağlardı. Ela ise ona trip atmaya devam etmişti, abim kendini affettiremeden göreve gitmişti ama, o görevden asla dönememişti.
Onlar küsken öldü abim, Ela bunun pişmanlığını hâlâ iliklerine kadar hissediyor. Her ne kadar belli etmemeye çalışsa da ne zaman abimden bahsedilse hep gözleri dolar, yanımızda ağlamamak içinse hep uzaklaşır. İçini dökmesi için peşinden gitmememiz gerekse de dayanamayıp hep giderim.
Ela’yı da abimi de çok özledim. Abimi her ne kadar özlersem özleyeyim, ona olan özlemimi gidermem mümkün değil. Ela da bu durum mümkün, yanıma çağırsam hemen gelir. Onunla en kısa zamanda görüşmem gerekiyor.
Aklıma gelen şeyle gülümseyerek telefonumu çıkardım ve mesaj sekmesini açtım. Ne yazacağımı bile bilmeden parmaklarımı klavyede hareket ettirdim.
Badem Çiçeği; Sevgili olmak zorunda değiliz. Arkadaş olabiliriz, değil mi?
Rüzgar Efe Kandemir; Arkadaş olamayız.
Badem Çiçeği; Neden olamayalım ki?
Rüzgar Efe Kandemir; Âşık olduğum kadınla arkadaş olup kendime acı çektirmek istemiyorum.
Rüzgar Efe Kandemir; Öte yandan da seni görmeden nefes bile alamadığımı hissediyorum.
Rüzgar Çiçeği; Ne yapacağım ben seninle?
Badem Çiçeği; Abimin mezarına gidip ondan izin istesek nasıl olur? Abimin iznini alırsak, vicdan azabı çekmene ya da kendinden utanmana gerek yok
Rüzgar Efe Kandemir; Denemedim mi sanıyorsun? Emirhan izin vermedi.
Badem Çiçeği; İzin vermediğini nereden biliyorsun?
Rüzgar Efe Kandemir; Yağmur yağmadı. İzin veriyorsa, yağmur yağmasını söyledim ama nafile, yağmur yağmadı.
Badem Çiçeği; Beraber denesek nasıl olur?
Rüzgar Efe Kandemir; Mert denen lavukla görüşmüyor muydun sen?
Badem Çiçeği; Senin kıskanıp kıskanmayacağını merak etmiştim. O yüzden uydurdum.
Rüzgar Efe Kandemir; Kıskandım.
Badem Çiçeği; Ödeşmiş olduk.
Badem Çiçeği; Yaren’le birlikte olduğunuzu sanıyordum… Gelip onun abisi olduğunu ve seninle konuşmamı söyledi.
Rüzgar Efe Kandemir; Yaren yanına mı geldi?
Rüzgar Efe Kandemir; O bücür… Elimde kalacak bir gün! İşlerime burnunu sokmak zorunda mı?
Badem Çiçeği; Kötü bir şey söylemedi!
Rüzgar Efe Kandemir; Yaren’i beklemek yerine gelip bana, sevgilimin olup olmadığını da sorabilirdin.
Badem Çiçeği;
Badem Çiçeği; Aklıma gelmedi…
Rüzgar Efe Kandemir; Her neyse. Sevgilimin olup olmamasının bir önemi yok, biz birlikte olamayız.
Badem Çiçeği; Seni kocam yaptığımda da bunları söyleyebilecek misin?
Rüzgar Efe Kandemir; Senin kocan olmak gibi bir niyetim yok.
Badem Çiçeği;
Rüzgar Efe Kandemir; İşim var, görüşürüz.
