5. bölüm · Ayaz'ın kışı

Ağladın mı lan sen?

Nestown_ Fan

İkizler bana katılınca Aras da katıldı

"Tamam o zaman, bende"

Üzerimizi giyindikten sonra sahaya geldik.

.
.
.
.

Kapıyı çalıp beklemeye başladım. Birkaç saniye sonra açılan kapı ile bakış açıma Füsun hanım girdi

"İyi akşamlar oğlum, geç"

"İyi akşamlar"

Diye mırıldanıp içeri geçtim. Baya yorgundum

"Geç geldin"

Sesi çekingendi

"Arkadaşlarımlaydım"

Dedim sadece. O aynı çekingenlikle konuştu tekrar

"Baban kızdı biraz"

Omuz silktim.

Bize kızacak konumda değil

Kesinlikle.

Direkt merdivenlere yöneldim

"Oğlum, yemek yeseydin!"

Seslendi arkamdan. Ona bakmadan konuştum

"Dışarıda yedim"

Ergen gibi davrandığımı düşünebilirlerdi fakat umrumda değildi. Onlar benim için bir avuç yabancıdan ibadetlerdi ve onlarla aile oyunları oynamayacaktım

"Nereye evlat?"

"Uyumaya"

Dedim aniden karşıma çıkan Hakan beye.

"Bu saatte gelmeni neye borçluyuz?"

"Arkadaşlarımlaydım"

Hep böyle hesap vereceksem yandık

Onlara hesap vermek zorunda değilsin. Onları alışkanlıklarına alıştır

Bana emir vermeyi kes

"Bu saatte dışarıda olamayacağını söylememiş miydim sana?"

"Bende size istediğimi yapabileceğimi söylemiştim"

"İlk numaranı veriyorsun, sonra doğru odana. Sabah konuşacağız"

Sesi kelimelerinin aksine sakindi. Galiba duygu kontrolünde ona çekmiştim

"+90****"

O telefonuna kaydederken numaramı söyledim.

"İyi geceler"

Ardından doğru odama ilerledim.

Güneş'e masal okuyacaktık

Remzi'nin hatırlattığı şeyle olduğum yerde kaldım. Geri dönüp Füsun hanıma seslendim

"Güneş nerede?"

"Odasında"

"Yanıma alabilir miyim?"

"Tabii oğlum. Kardeşinle kaynaşın"

"Odası nerede?"

"Senin odandan 3 oda sonra"

"Teşekkürler"

Doğruca onun odasına gidip kapıyı tıklattım hafifçe

"Prenses?"

Ses gelmeyince kapıyı hafifçe aralayıp başımı uzattım. Uyumaya çalışıyordu ama uyumamıştı

"Ayaz abi?"

Yavaşca içeri girdim

"Sana masal okuyacaktım"

Hevesle yerinde doğruldu.

"Evett!"

Normalde onunla uyumak istiyordum ama ikinci günüm olduğu için evdekilerin bundan pek memnun olmayacaklarını düşünüyordum. Özellikle Efsun. Abisi olmama rağmen

Efsun sen ona bir şey yapmadan sana böyle hakaret ediyorsa üzerine iftira yıkmaktan da çekinmeyecektir...

Abisiyim bu çocuğun

Bu onun umrunda değil

Farkındayım

Belki de o uyuyorken-

Saçmalama! Tekrar katil damgası yiyemem!

Birisi kendini öldürdü, ve bunun sebepkarı biz olduk. Efsun ölmeyi hakediyor. Belki de işlemediğin suçun cezasını çekmektense işlediğin cinayetin cezasını çekmek daha caziptir.

Fazla konuşmaya başladın.

Oda da ki bir pufu alıp yatağın yanına koydum

"Benimle uyumayacak mısın?"

"Belki başka bir gün, tatlım"

Onu uzatıp yorganını düzelttikten sonra oturdum. Elleri yorganının üzerinde, heyecanla beni bekliyordu.

Kimse masal okumamış mı bu çocuğa?

Belki de sevgili ailesi ilgisizdir

Olabilir.

"Bir var mış, bir yokmuş"

Diye başladım. Ona en nefret ettiğim masal olan Hansel ve Gretel'in masalını anlatacaktım. Duyduğum her ortamı ya terk ettiğim, yada kulaklarımı tıkamaya çalıştığım için yarım yamalak bilsem de uydurarak tamamlardım.

"Hansel ve Gretel adında iki çocuk varmış. Bu çocukların annesi ölmüş, baba çalıştığı ve çocuklarına bakamadığı için evlenmiş. Evlendiği üvey anne çok kötüymüş, çocuklara sürekli bağırır, evden kovarmış"

Dudaklarını büzdü

(Ya bölüm silinmiş😭)

"Neden kötüymüş ki?"

"Üvey anneler kötü olur çünkü"

"Abi peki senin annen de kötü müydü?"

Duyduğum sözcükler, hayali bir yumruk misali darbe vurmuştu. Birkaç saniye Güneş'e bakarak kendime gelmeye çalıştıktan sonra görmezden gelmeye karar verdim

"Üvey anne sürekli çocuklarını istemediğini söylüyormuş. Baba da bir keresinde onları evden göndermeye razı olmuş. Bu 4 lü çıkmışlar ormana karanlıkta yürümeye başlamışlar. Tabii bu Gretel sözde zeki olduğu için yanına ekmek alıp kırıntılarını yürüdükçe yere atmış evin yolunu bulabilmek için"

Travma almayacağı şekilde anlatmalısın

Çalışacağım. Keşke bunu anlatmasaydım, fazla psikoloji bozan bir masal aq

Belki de bu yüzden sevmiyorsun dur

Belki

"Bunlar baya gittikten sonra anne ve baba odun toplayacağız bekleyin burada deyip gitmişler. Çocuklar beklemiş, ama anne ve baba gelmemiş. Gretel evin yolunu bulabilmek için ekmek kırıntılarına bakmış ama kuşlar kırıntıları yedikleri için evin yolunu bulamamışlar"

Güneş'in tekrar dudaklarını büzdüğünü gördüm

"Kayıp mı olmuşlar?"

Onu taklit ettim

"Kaybolmuşlar. Sabaha kadar ormanda yürümüşler, sonunda bir ev görmüşler. Bu ev kurabiyeden ve bir sürü şekerden yapılmış, çok güzel bir evmiş"

"Bana da alır mısın kurabiye ev?"

Gülümsedim

"Kendi ellerimle yaparım abim."

"Söz mü?"

"Söz."

Fazla bağlandın dur artık.

Kapa çeneni.

İki günlük "kardeşine" çok hızlı bağlanıyorsun Ayaz

Yıllar sonra kardeşim olduğunu öğrenmişim. Az bile

Zayıf noktan olacak

Olsun

Ölürse yıkılırsın

Ölmez

Zarar gelirse kendini kaybedeceksin

Feda olsun kardeşime

Sana ihanet edecek

Çocuk o

Büyüyünce eder

Sus artık.

"Çocuklar aç oldukları için evi yemeye başlamışlar"

"Oha yamyamlar mı bunlar"

Şaşkınlıkla dediği şeye güldüm. Tatlıydı gerçekten

"Aptallar, fazla şeker dişleri ağrıtır."

Aynı zamanda ona örnek bir abi olmaya çalışıyordum. Devam ettim

"Evin sahibi cadı içeriden çıkıp evde daha fazla şeker olduğunu söyleyip onları içeri davet etmiş. Çocuklar da salak oldukları için içeri geçmişler. Yabancıların evine girmenin yanlış olduğunu bilmiyorlarmış,"

Usulca başını salladığında gülümsedim

"Cadı Hansel'i kölesi yapmış, Gretel'i ise bir kafese koymuş. Birkaç gün sonra Hansel Gretel'i sonunda kurtarmayı başarmış ve birlikte cadıyı pişirip yemişler"

Gerizekalı mısın sen?

Güneş bana korkuyla bakınca yanlış yaptığımı anladım ve toparlamaya çalıştım

"Yemişler derken, cadıyı kurabiye yapıp öyle yemişler"

Batırıyorsun

"Büyüyle kurabiye yapmışlar yani"

Güldü bu dediğime. Neye gülüyordu?

"Ya abi"

Tatlı tatlı gülüşüne bende güldüm. Galiba ne demek istediğimi anlatabilmiştim. Arkadan bir gülme sesi gelince hemen arkamı döndüm. Hakan bey ve Füsun hanım kapıda gülümseyerek bizi izliyorlardı ve gülüş sesi Füsun hanıma aitti

"Ne zamandır buradasınız?"

Dediğim şeye Hakan bey kolları göğsünde bağlı bir şekilde cevap verdi

"En başından beri"

Kaşlarımı çattım

"Keşke bana güvmediğinizi söyleseydiniz de boşuna gelmeseydim buraya"

Füsun hanım hemen telaşla konuştu

"Hayır hayır! Lütfen öyle deme, sen de Güneş'in abisisin! Biz sadece anlaşıp anlaşmadığınızı merak ettik"

Onlar olmadan hayat daha güzel

Kesinlikle. Özellikle Hakan bey ve kuralları olmadan.

Yerimden kalktım. Güneş'e uzanıp alnını öptüm ve üzerini tekrar kontrol ettim

"İyi geceler prenses"

"İyi geceler abisi"

Gözleri ışıl ışıldı. Küçücük çocuk nereden bilsin kin tutmak nedir? Bu kadar temiz bir kalbi kirletmeye çalıştığı için Efsun'a kızgındım.

Pufu aldığım yere geri bırakıp kapıda bizi izleyen ebeveynleri görmezden gelip odama yürüdüm

"İyi geceler oğlum!"

Füsun hanımı kıramayıp arkamı dönmeden seslendim

"İyi geceler"

Doğruca odama girip kendimi yatağa attım. Telefonumu alıp whatsapp a girdim. Melisa'nın annesi yazmamıştı?

Telefonu kapatıp komodinin üzerine bırakıp yorganın altına bile girmeden gözlerimi kapattım ve kendimi uykuya teslim ettim.

~

Yatakta telefonla ilgilenmeyi kestim ve kalkıp tuvalete girdim duş almak için.

Çıktıktan sonra çalışma masasına yürüyüp göz serumumu gözlerime damlattım, ardından gözlerimden akan damlaları silip gözlüğümü taktım. Albino olduğum için görüşüm biraz zayıftı. Çantamı hazırlayıp odadan çıktım mutfağa gitmek için.

"Günaydın"

"Günaydın abisiiii"

Hemen yüzüme bir gülücük kondurup Güneş'in yanağını öptüm. Sonra da yerime oturdum

"Günaydın oğlum"

Hakan beyin ardından Füsun hanım konuştu

"Günaydın paşam"

"Günaydın"

Kardeşlerden Güneş'im ve Poyraz dışında kimse geri dönüş yapmamıştı. Çok da umrumdasınız.

Tabağıma odaklanmışken üzerimde ki yoğun bakışları hissetmemle gözlerimi önüme diktim. Boran dikkatle gözlerime bakıyordu

"Ağladın mı lan sen?"

.
.
.
.

Nasıl buldunuzzz

Baybayyy

TikTok hessbım Nestown_fan

Her yeni bölüm gelmeden önce bir sonraki bölüm için spoiler paylaşıyorum.