6. bölüm / 22
ATMACA KALBİM6.bölüm
Bölümler 22Şu an: 6.bölüm
- 1 1.bölüm323 kelime
- 2 2.bölüm784 kelime
- 3 3.bölüm1.191 kelime
- 4 4.bölüm686 kelime
- 5 5.bölüm636 kelime
- 6 6.bölüm848 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7.bölüm775 kelime
- 8 8.bölüm862 kelime
- 9 9.bölüm997 kelime
- 10 10.bölüm730 kelime
- 11 11.bölüm490 kelime
- 12 12.bölüm613 kelime
- 13 13.bölüm1.015 kelime
- 14 14.bölüm1.149 kelime
- 15 15.bölüm972 kelime
- 16 16.bölüm939 kelime
- 17 17.bölüm882 kelime
- 18 18.bölüm1.118 kelime
- 19 19.bölüm389 kelime
- 20 20.bölüm1.247 kelime
- 21 21.bölüm697 kelime
- 22 22.bölüm960 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
ATMACA KALBİM
6.BÖLÜM
Prenses ve Odun
_Teoman camın önündedir. Camı hafifçe ittirmesi ile birlikte cam açılır. Teoman hafiften camı aralar._
Teoman kısık bir fısıldama ile:
“Fadimee, Fadimee kalk bi kızım.”
_Fadime hâlâ kalkmaz, bebeğine sarılmış mışıl mışıl uyuyordur._
Teoman en son Fadime’nin yanına gider ve Fadime’yi dürter.
_Fadime irkilerek kalkar ve kalkması ile bağırması bir olur._
Fadime çığlıklar atar. Teoman onu susturmaya çalışır, eli ile ağzını kapatır ama nafile. Fadime bağırdıkça bağırır. Karanlıkta Teoman olduğunu anlayamaz, anlasa bile zaten çok geçtir.
_Sevim uyanır, hemen eline bir sopa alır. İrkilerek “Kim o?” diye merdivenlere doğru gelir._
Teoman ayak seslerini duyunca hemen camdan atlar.
_Sevim koşarak Fadime’nin yanına gelir._
Sevim: İyi misin kızım? (Titreyen ve panikli bir ses tonu ile)
Fadime: İyi değilim, ben hiç iyi değilim. (Ağlayarak)
_Sevim Fadime’ye sarılır._
Sevim: Kimdi o, görebildin mi?
_Fadime başını sağa sola sallar ve ağlamaya devam eder._
Bu esnada Sevim Serkan’ı arar.
Teoman koşarak oradan geçerken ayağı ile sert bir şeye bastığını hisseder. Bakmak için eğildiğinde ise sabah İso’nun bahsettiği kolye yerde ayağının altındadır.
_Teoman şaşırarak_
Bu sarı civcivin bahsettiği kolye değil mi ya? Neyse, alayım ben bunu. (Sırıtır)
Teoman yerde kolyeyi incelerken Serkan’ın arabasını görünce hemen ayaklanıp koşar.
_Serkan eve gider hiçbir yere bakmadan yukarı çıkar._
Serkan: Babam iyi misin güzelim? (Fadime’ye doğru koşarak)
Fadime: Değilim baba…
Serkan Fadime’ye sarılır, daha sıkı sarılır.
Serkan cama baktığında ise çamur izleri görür. İyice öfkelenir ve kameralara bakmak için aşağıya iner.
Kaan: Hadi kardeşim, bize geçelim artık. Zeynep’i de ara da cama çıksın, onu da alalım.
İso: Tamam, ben hallediyorum.
Kaan: Bak oğlum, iyi misin? Yüzünden düşen bin parça. Sabahtan beri hiç konuşmuyorsun.
İso: İyi değilim Kaan, iyi değilim oldu mu?
Kaan: Tamam, beni ne tersliyorsun ya? Ben ne yaptım?
(İso Zeynep’i arar, konuşur)
İso: Tamam, söyledim. Hadi gidelim.
Kaan: Tamam, hadi.
_İso ve Kaan yürürken Teoman ile karşılaşırlar. Durdukları konum hemen Teoman’ın evinin önüdür._
Kaan: Bu sabahki belalı değil mi ya? Ne işi var burda?
İso: Aman ne bileyim ya, gel gidelim şu sırıkla uğraşamam.
Teoman hemen kolyeyi cebine sokar ve İso ile Kaan’a samimiyetsiz bir gülüş atıp içeriye geçer.
Bu esnada Serkan kamera kayıtlarına bakmaya çalışır ama hiçbiri çalışmaz.
_Serkan sinirlenir, her yeri dağıtır._
Serkan yerde otururken aklına bir şey gelir ve koşarak yukarıya çıkar.
Fadime: Ne oldu baba, buldun mu?
Serkan: Yok bulamadım kızım… Ama...
Fadime: Ne ama?
Serkan: Ben birinden şüpheleniyorum!
_Fadime “o kim” dercesine Serkan’a bakar._
Serkan: Kesin bu sabahki çocukların işi ya. Bak şu İso muydu, İsot muydu? Kesin o doyumsuz insanlar!
Fadime: Baba, onların ne işi olacak benimle? Paralarını da verdik, bir daha geçmezler buradan. Hem öyle biri değiller.
Serkan: Kızım nereden biliyorsun öyle biri olmadıklarını, Allah aşkına ya!
_Sessizlik oluşur. Fadime bir şey söylemez, bebeğini alıp gider._
Sevim: Gitme bak kızın üstüne. Sen şunu bulmaya bak kimmiş!
Serkan: Ben onu bulacağım. Ben onu öyle bir güzel bulacağım ki!
_İso ve Kaan, Zeynep’i arka bahçeden alırlar. Üçü birlikte Kaangilin evine doğru yürürler._
İso: Ne yaptım abicim? Bugün sıkılmadın değil mi?
Zeynep: Yok abi ya, odaya kitlemiştim kendimi zaten. Telefona falan baktım, öyleydi. Babam da klasik, aşağıda kırıp döktü. (Zeynep bunu söylerken gözleri dolar)
İso, Zeynep’e bakar ve elini omzuna atar.
_Kaan’ın evine gelirler, herkes uyuyordur._
Kaan: Kardeşim, siz nerde rahat ediyorsanız orada yatın.
İso: Eyvallah Kaan’ım. Biliyorsun, Zeynep yalnızlıktan korkuyor. Biz şurda birlikte yatalım.
Kaan: Nasıl isterseniz.
_Kaan örtü ve yastık getirir, hazırlarlar. Kaan odaya gider, lambalar kapanır. Zeynep uyur._
İso, Zeynep’in başını okşarken bir yandan eli boğazına gider ve kolyesinin olmadığını tekrar hatırlar.
İso kendini kötü hisseder, boğazı düğümlenir. Cama doğru ilerler.
İso camdan dışarıyı izlerken arkada bu şarkıya giriş yapılır:
_“Uçan atmaca iken şimdi kaldım kanatsız,
Geldim kondum dalına sen de çıktın hayırsız.”_
İso’nun gözlerinden yaşlar süzülür. Pantolonunun paçalarını sıkar ve “Annem.” diye fısıldar.
Fadime de salona inmiştir. Aynı İso gibi cama geçer. Elinde bebeği, yanda annesinin fotoğrafları ile gözleri dolar. Gözyaşları bir bir damlarken Fadime camın demirliklerine yaslanır, gözlerini kapatır.
BU ESNADA SAHNE İKİYE BÖLÜNMÜŞTÜR. BİR YANDA İSO, BİR YANDA FADİME VARDIR…
_Sabah olur._
Fadime gözlerini açtığında yatağında yalnızdır.
Ama alışmıştır artık. Geceleri çoğunlukla salonda uyuyan Fadime, her sabah gözlerini yatağında açar. Babasının getirdiğini biliyordur.
Kaan sabah su doldurmaya gittiğinde İso’yu karşısında görür.
Kaan: Kardeşim ne arıyorsun burda bu saatte? Neden kalktın erkenden, yatsana.
İso: Ben hiç yatmadım ki Kaan…
Kaan: Kardeşim ya...
_Teoman kolyeyi arkadaşlarının yanına götürür_
Ada: Bu nasıl bir kolye abi bu ne?
Teoman: Ne bileyim, inceliyoruz işte.
Ada: Hakan, bu senin şu mavi kolyeye çok benzemiyor mu ya?
Hakan: Yok be ne alaka, ikisi de mavi sadece.
(İncelemeye devam ederler)
Teoman: Ama ben o sarı civciv ile hala işim bitmedi ha. Onu tekrar bi görürüm inşallah.
Ada: E tabi göreceksin, badigart gibi eniştemiz oldu.
Teoman: Ada sus istersen!
Hakan: Of tamam susun, otele geç kalıyoruz. Hadi gidelim. Fadime ile Güneş’i de arayın, geç kalmasınlar.
_İso ve Kaan konuşurken İso’nun telefonu çalar_
Kaan: Kim arıyor baksana.
İso: Bekle bakıyorum.
_İso telefonu eline alması ile birlikte şok olur, telefona bakakalır_
Kaan: Kim arıyor kardeşim? Baksana, aç şunu.
İso: O arıyor, o!
Kaan: O kim oğlum ne diyorsun? Aç şu telefonu.
İso: Annem…
6.BÖLÜM SONU
_______________________
Devamı yarın gelicekkk
Yorumlarınızı ve desteğinizi bekliyorumm
Bölüm etkileşimi
