20. bölüm / 22
ATMACA KALBİM20.bölüm
Bölümler 22Şu an: 20.bölüm
- 1 1.bölüm323 kelime
- 2 2.bölüm784 kelime
- 3 3.bölüm1.191 kelime
- 4 4.bölüm686 kelime
- 5 5.bölüm636 kelime
- 6 6.bölüm848 kelime
- 7 7.bölüm775 kelime
- 8 8.bölüm862 kelime
- 9 9.bölüm997 kelime
- 10 10.bölüm730 kelime
- 11 11.bölüm490 kelime
- 12 12.bölüm613 kelime
- 13 13.bölüm1.015 kelime
- 14 14.bölüm1.149 kelime
- 15 15.bölüm972 kelime
- 16 16.bölüm939 kelime
- 17 17.bölüm882 kelime
- 18 18.bölüm1.118 kelime
- 19 19.bölüm389 kelime
- 20 20.bölüm1.247 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 21.bölüm697 kelime
- 22 22.bölüm960 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
— FADİME – SERKAN – GÜNEŞ
Sahne Fadime'nin şaşkınca bakakalmasıyla açılır. Fadime donmuştur, tepkisiz bir şekilde babasına bakarken…
Güneş: Serkan amca, sen sen ne diyorsun?!
Serkan: Basbayağı işte! İso ile Fadime evlenecek, bunu söylüyorum.
Fadime bunun bir şaka olduğunu düşünür.
Fadime: Ya hadi tamam baba, asıl olay ne onu söyle. Neden çağırdın bizi?
Serkan: Kızım, olay bu! Anla artık! Yüz kere mi soracaksın? İso ile evleniyorsun dedim!
Fadime önce susar, derin bir nefes alır ve konuşmaya başlar.
Fadime: Baba, sen ne saçmalıyorsun? Neyin rüyasındasın sen? Ne diyorsun ya? Daha düne kadar bu adamlara yapmadığını bırakmadın! Ne değişti, ne oluyor? Benim hiçbir şeyden haberim yok, gelmişsin bana İso ile evleneceksin diyorsun! Hangi devirde kaldık biz baba?!
Fadime derin bir nefes verir.
Serkan: Öncelikle sakin ol kızım. Ben sana her şeyi anlatacağım. Vaktimiz yok, yarına kadar bu işi kabullenmen lazım. Sana her şeyi anlatacağım, bir rahatla önce.
Fadime: Baba, sen ne saçmalıyorsun ya?!
Fadime koltuğa oturur, elini başına götürür ve dolan gözlerini siler. Güneş de yanında Fadime'ye teselli veriyordur.
SAHNE 2 — ZEYNEB – NİSA
Zeyneb, Nisa'yı arar.
Bir süre sohbet ettikten sonra…
Zeyneb: Kanka, ben sana bir şey soracaktım.
Nisa: Sor canım.
Zeyneb: Annem bugün evden çıktı. Arkadaşlarımla özlem gidereceğiz falan dedi. Sonra kızların işi varmış, biz de Nesrin'le oturduk, bir saat sonra erken geldim gibi bir şey söyledi. Ama bir garipti. Senin haberin var mı? Nesrin teyze falan bir şey dedi mi?
Nisa duraksar.
Nisa: Kanka, annem bugün full evdeydi ama hiç çıkmadı dışarı. Hatta rahatsızdı biraz, yatıyordu.
Zeyneb: Tamam kanka, sağ ol. Ben bir konuşayım. Hadi hoşça kal.
Zeyneb telefonu kapatır.
Zeyneb: Allah Allah! Annem ne çeviriyor ya?!
— SEVİM – KARGO
Kapı çalar.
Sevim: Şükür, geldi ya sonunda!
Sevim kargoyu alır ve kapıyı kapatır.
Sevim: Ay, bu hafif biraz! Levent'in attığı kitap kocamandı. Bir de her yerini bantlamışlar. Bu ne ya?!
Sevim kargoyu zar zor açar. İçinden bir not çıkar ve okumaya başlar.
Notta yazanlar:
“Ay tatlım, selam! Ben Leyla. Ne oldu, benim kitabıma erişmeye mi çalıştın? Ha ha ha! Çok beklersin şekerim. Senin ne halt olduğunu biliyorum ben. Planlı ve her şeye hazır bir kadınım. Benim Levent ile tüm konuşmalarım elimde, Serkan'a gidiyor.
Hoşça kal tatlım. Evin de otur ağla tabii. Artık Serkan bunları görünce oturacak bir evin kalırsa…
Sen ne hakla benim İso'mu yıkmaya çalışırsın ya?!”
Sevim, gördüğü şey karşısında şoka girer. Sinirden elleri titremeye başlar. Öfkeyle kâğıdı buruşturur ve ortalığı yıkıp döker.
Sevim: Olamaz ya! Olamaz! AAAAA!
— ENGİN – İSO – KAAN
İso ve Kaan eve gelmiştir.
Kaan: Girelim bakalım kankam, ne konuşacakmış Engin amca seninle?
İso: Aynen, girelim de öğrenelim.
İso ve Kaan içeri girer. Kapıda Engin vardır.
Engin: Sonunda geldiniz çocuklar! Ben de sizi bekliyordum.
İso: Geldik baba, geldik. Ne oluyor?!
Engin: Odama gelin, konuşacağız.
Engin önden gider. İso ve Kaan arkadan, ne olduğunu anlamaya çalışarak yürür.
Engin: Oturun bakalım çocuklar.
Engin koltukları işaret eder. İso ve Kaan oturur, garip bir şekilde birbirlerine bakarlar.
Engin: Sizi buraya çağırmamın sebebi, İso hakkında önemli bir değişiklik olacak.
İso şaşkınlıkla babasına döner.
İso: Ne oluyor baba? Söylesene artık!
Engin: Hiç gevelemeyeceğim. Oğlum, pat diye söylüyorum. Artık ne tepki verirsin umurumda değil.
İso: Tamam baba, söylesene artık?!
İso ve Kaan birbirlerine bakarken Engin bir anda söyler.
Engin: FADİME İLE EVLENİYORSUN OĞLUM!
İso, Kaan'a bakarken yüzünü hemen Engin'e çevirir.
İso: B-baba, sen ne diyorsun?!
Kaan: Ohooo! Noluyoo, noluyoo?!
Kaan ellerini birbirine sürterek heyecanlanır.
İso: BABA, SEN NE DİYORSUN?!
Engin: Ne diyeceğim? İşte gerçekleri söylüyorum! İster kabullen ister kabullenme. Yarın Serkan Bey ile konuşacağız. Fadime'nin de haberi olmuştur zaten. Bu yaz evleniyorsunuz!
İso kalakalır. Aklında Fadime ile yaşadığı anlar canlanır.
Engin: Benim işim var, şimdi gidiyorum. Hadi görüşürüz çocuklar. Yarın belki sen de gelirsin İso.
Engin gider.
İso: A-az önce ne yaşandı ya?!
Kaan: Vaaay, kankaaam!
İso: Oğlum, harbi az önce ne yaşandı?!
İso ellerini başının yanına götürür ve olayları anlamaya çalışır.
— LEYLA – KONUŞMA
Leyla: Kargo ulaştı mı Sevim'e?
Adam: Tabii ki efendim. İlettiğimden beri bir iki saat oldu.
Leyla: Tamamdır, dediğim gibi attım IBAN'ına.
Adam: Sağ olun efendim.
Telefon kapanır.
Leyla: Hahayt! Kudursun bakalım Sevim Hanım!
Leyla poşeti açar.
Leyla: Oh, tamam! Kitabım burada. Şimdi bunu buradaki kasama koyayım bakalım. Burada bulabiliyorlar mı?
Kapı tıklanır. Leyla kitabı elinden bırakıp aşağı atar.
Leyla: Gel!
Zeyneb içeri girer.
Zeyneb: Anne, rahatsız ediyorum ama…
Leyla: Yok kızım, ne rahatsızlığı?
Zeyneb: Gelsene, biri aşağıda bilet soracağım.
Leyla: Geliyorum hemen. Sen in, benim ufak bir işim var.
Zeyneb: Peki.
Zeyneb daha da şüphelenir. Leyla hemen kitabı kasaya koyar ve kasayı kilitler.
— FADİME – SERKAN – GÜNEŞ
Serkan: Olay bu, bir tanem. Yarın da Engin Bey ile konuşacağız. İstersen gel, belki İso da gelir. Daha net konuşabiliriz.
Serkan odadan çıkar.
Fadime: İnanmıyorum ya! Ne oluyor?!
Güneş: Vallahi bilmiyorum kankam ama iyi şeyler olmadığı kesin. Ne yapacaksın şimdi?
Fadime: Bilmiyorum, bilmiyorum! Rüya gibi geliyor. Babamın bana böyle bir teklif sunması imkânsız! Bir de o kadar rahattı ki… Bu benim babam olamaz!
Serkan odadan çıktığı gibi gözleri dolar ve tuvalete gider.
Serkan: Kızıma bunu nasıl yapıyorum ben ya?! Ben nasıl bir insanım? Onu korumam gerekirken ne yapıyorum ben?!
— SEVİM – EMİR
Sevim adeta sinir krizi geçirmiştir. Koltuğun köşesinde otururken telefonu çalar. Gözyaşlarını siler. Engin arıyordur. Sevim ilk aramayı meşgule atar. Engin tekrar arar.
Sevim: Ne oluyor ya, ne oluyor?!
Telefonu açar.
Sevim: Ne var Emir?!
Emir: Abla, dur bir! Bismillah! Ne oldu? Sesin neden öyle geliyor?
Sevim burnunu çeker.
Sevim: Bir şey yok. Nezleyim oğlum biraz.
Emir: Bir sinirle girince garipsedim yani. Neyse, geçmiş olsun sana. Mutlu bir haber verecektim.
Sevim: Ne vereceksin?
Emir: Ben geliyorum, uçaktayım. Bir saatim falan kaldı.
Sevim: Aa, ne güzel Emircim!
Emir: Abla, sen iyi misin ya?!
Sevim: Çok iyiyim Emir! Hem de hiç olmadığım kadar! Hadi ben kapatıyorum, gelince ara.
Emir daha konuşamadan Sevim telefonu kapatır.
Emir: Allah Allah! Bu kadında bir şey var ama ne?!
Sevim: Ben bu Levent'i niye aramıyorum ya?! Her şey onun yüzünden oldu!
Sevim Levent'i arar, ancak Levent meşgule atar.
Sevim sinirlenip telefonu fırlatır.
— ENGİN – SERKAN
Engin, Serkan'ı arar.
Serkan telefonu açar.
Engin: Hallettin mi?!
Serkan: Hallettim, hallettim. Sen?
Engin: Ee, tabii! Ben dünden razıyım ya!
Engin kıkırdar.
Serkan: Boş boş zırvalama yine. Yarın aynı yerde mi buluşacağız?
Engin: Evet. Ben İso'yu da getireceğim. Sen de Fadime'yi getir.
Serkan: Tamam.
Telefon kapanır.
Serkan: Of, off!
— EMİR – SERKAN
Emir İzmir'e inmiştir.
Emir: Ohh! İzmir'in havası gibi de yok ha! Özlemişim burayı. Ee, ben şimdi nasıl gideceğim? Beni kim karşılayacak? Ablamı arayamam, tekrar o sinirli hâlinden sonra… Ben en iyisi eniştemi arayayım.
Emir, Serkan'ı arar.
Serkan: Alo?
Emir: Eniştemmm bee!
Serkan: Vay Emirim! Nasılsın?
Emir: İyiyim enişte, geldim ben İzmir'e.
Serkan: Hoş gelmişsin, hoş gelmişsin! Hangi rüzgâr attı seni buraya?
Emir: Uzun mesele enişte ya ama temelli buradayım artık. Gelince detaylı konuşalım. Şey diyecektim, beni alacak kimse yok da acaba sen gelebilir misin?
Serkan: Ben de müsait değilim ki şu an aslanım ama ben sana bizim adamları yollayayım.
Emir: Sağ olasın enişte. Fadime'ye selam söyle.
Telefon kapanır. Serkan paltosunu almak için odaya geri girer.
Fadime: Ee, ben hâlâ açıklama bekliyorum baba?!
Serkan: Zamanı gelince her şeyi anlatacağım kızım. Siz bir evlenin de…
Fadime: Delireceğim ya! Hâlâ evlenmek diyorsun! Kafayı mı yedin baba sen?!
Serkan: Yedim kızım, yedim! Hem de çok pis yedim! Ama sen bana sonra şükredeceksin. “İyi ki evlenmişim,” diyeceksin. Bu senin hayatın için. Zamanla öğreneceksin.
Fadime: Allah'ım, istemiyorum diyorum baba! İSTEMİYORUM! Tekrar etmemi mi istiyorsun? İSTEMİYORUM!
Serkan: Bal gibi de isteyeceksin! Ayrıca Emir'in sana selamı var.
Serkan odadan çıkar.
Fadime: Emir'le ne ara konuştu ya bu?
Güneş: Bilmiyorum ki!
_____________________________________
Düşüncelerinizi yazmayı unutmayınn
Bölüm etkileşimi
