13. bölüm / 22
ATMACA KALBİM13.bölüm
Bölümler 22Şu an: 13.bölüm
- 1 1.bölüm323 kelime
- 2 2.bölüm784 kelime
- 3 3.bölüm1.191 kelime
- 4 4.bölüm686 kelime
- 5 5.bölüm636 kelime
- 6 6.bölüm848 kelime
- 7 7.bölüm775 kelime
- 8 8.bölüm862 kelime
- 9 9.bölüm997 kelime
- 10 10.bölüm730 kelime
- 11 11.bölüm490 kelime
- 12 12.bölüm613 kelime
- 13 13.bölüm1.015 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 14.bölüm1.149 kelime
- 15 15.bölüm972 kelime
- 16 16.bölüm939 kelime
- 17 17.bölüm882 kelime
- 18 18.bölüm1.118 kelime
- 19 19.bölüm389 kelime
- 20 20.bölüm1.247 kelime
- 21 21.bölüm697 kelime
- 22 22.bölüm960 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
ATMACA KALBİM
13.BÖLÜM
#silbaştan
``bölüm Serkan ve sevimin birbirine bakakalması ile başlar``
Derin sessizlik devam ederken Serkan’ın sözü tüm sessizliği bozar
*Serkan düğümlenen boğazı ile*
Serkan:Peki bunu benden neden sakladın bunu bana niye yaptın?
Sevim:Bende yeni öğreniyorum sana söylemeye yer arıyordum zaten… söylesem daha mı iyi olacaktı sanki şu haline bak
Serkan:Tabiki de daha iyi olucaktı be ben kaç yıldır uyku uyuyamıyorum be katil oldum diye sen benim içime su serpmek yerıne gerçeği benden uzaklaştırıp beni daha da bataklığa soktun farkında mısın bunun?
Sevim:Dedim ya bende yeni öğreniyorum nerdeyse eskiye dayalı bir şey değildi Serkan nolur sakin ol…
Serkan:Peki şu an nerde?
Sevim:Bilmiyorum sadece yaşadığını biliyorum (yalan söylüyor aslında nerde olduğunu biliyor)
*serkan derin bir nefes çeker ve koltuktan kalkar hızlı adımlar ile merdivende çıkar*
FADİME VE GÜNEŞ ARABADA
Güneş:Ee kaptan rota nereye?
Fadime:bilmemm ki
Güneş:Ya biz şöyle kız kıza bir sohbet edelim sen şu yakındaki sahil kenarına sür
Fadime:Tamamdır iyi olur benim içinde
*kızlar sahil kenarına doğru giderken bilmedikleri bir şey vardır*…
TEOMAN VE ARKADAŞLARININ MEKANI
Teoman:Çabuk kalkın şimdi sahil kenarına gidiyorlar hadi oraya gidelim
Sarp:Kral senin de dinleme cihazın çok işimize yaradı ha hemencecik bulabiliyoruz
*teoman kafası ile onaylayıp sırıtır*
Teoman ve ekibi (aman ne büyük ekip) sahil kenarına doğru yola koyulurlar
İSO-LEYLA KONUSMASI
Leyla:Hiç değişmemişsin oğlum hep o aynı deli dolu iso var gözlerinde boyun,kilon değişse bile kalbin hep aynı kalır güzel evladım…
*iso gülümser*
Zeyneb:Ee tamam ya bu kadar dram yeterli hadi gelin içeri geçelim sohbet muhabbet falan edelim ya şu altı yılın hasretini gidermeyecek miyiz?
Leyla:Gidereceğiz tabiki ya hadi gelin geçelim (Leyla iso ve zeynebi kollarının arasına alır)
*engin dolan gözleri ile arkadan onları izler gururla dolan gözlerini oluşturur ve arkalarından yürür*
Leyla:ee n’aptınız nasıl gidiyor bu altı yıl içerisinde neler gelişti bakalım
Zeyneb:Anneciğim bunu öğrenmek istiyorsan altı yıl boyunca her gün tek tek gelmen lazım böyle bitmez çünkü
*herkes gülümser*
*İso hala inanıyordur bu ona bir rüyaymış gibi geliyordur annesinin kokusu onu bu gerçekliğe sürüklüyordur*
Leyla:İsom?
İso:E-efendim annecim
Leyla:Senın kolyen nerde bakalım onun için bir söz vermiştik hatırladın mı bak Benımkı hala burda *leyla kolyeyi göstetir*
İso:Benımkıde… odamda ya banyoya girince çıkartmıştım takıcağım hemen
*leyla gülümser ve tamam der*
İso:O sözü verdiğimizde hatırlarsan 3 kişiydik anne… *iso acı bir tebessümde bulunur*
*ortam sessizleşir,engin gider*
Leyla hatırlıyorum der kısık ama güçlü bir ses ile…
*Leyla konuyu değiştirmeye çalışır*
Leyla:Ali de sizi çok merak ediyor en kısa sürede onu da getireceğim
*zeynebın yüzü bir anda düşer,kaşları çatılır ve hafif sesli bir şekilde*
Herşeyde de biricik oğlun olan Aliyi karıştırmasan keşke…
*zeyneb bunu söyler ve ayağa kalkar arkasına bakmadan gider*
İso:Zeynep sen nasıl konuşuyorsun öyle biricik oğlun falan kendine gel o da bizim kardeşimiz ya hani!
*zeyneb merdivenlerden çıkarken yüksek bir ses tonu ile*
Benim öyle bir kardeşim yok!…
Leyla’nın yüzü düşer
İso:Annecim sen onu takma sadece biraz kırgın sana
Leyla:Haklı ama zaten…
*kısa sürelik sessizliğin ardından*
İso:Eşinin adı… levent ile aynı bilerek bunu yaptın değil mi
Leyla: İso bak oğlum biliyorsun bana böyle ayaklar ile gelme ben o zamandan beridir seviyordum Levent’i…
*iso annesinin elini kendi dizine getirir,kendi elini annesinin elinin üstüne koyar ve*
Biliyorum anneciğim biliyorum be Levent’i alıp bizi terk ettiğin gün Anladim onu zaten
*iso annesini kırmak istemediği için minik bir tebessümde bulunur ve evden çıkar*
Bu laf Leyla’ya çok ağır gelmiştir…
Fadime ve Güneş sahil kenarına oturur deniz manzarası eşliğinde kahvelerini yudumlarken
İsodan bir sesli arama gelir
Fadime:Sen aç ben açmam böyle
Güneş:Ay ne varmış canım halinde asıl ben niye açıyorum senin şeyini
Fadime:*kaşları çatılarak* neyimi güneşcim?
Güneş:Neyini olacak ya telefonu senin telefonunu ben açsam yanlış anlar şimdi sen konuşmak istemiyormuşsun gibi
Fadime:Aa doğru söylüyorsun ya
Güneş:tabii ya ama sen açmazsan birazdan kapanacak aç artık
*fadime telefonu açar*
İso:Aloo
Fadime:Alo efendim isoo
İso:Ya ben şey diyecektim,benım kolyem vardı ya onun hakkında bir gelişme varmı annem de sordu da geçiştirdim hemen…
*Fadime annem kelimesini duyunca daha da önemseyerek*
Yok daha net bişey yok Teoman’ın ağzını arıyoruz ama çok yaklaştık sen sakin ol halledeceğiz biz
İso:çok güven verdin prenses *sırıtarak*
Fadime:komik mi yaa bak uğraşmam görürsün ha odunluğunu yapma
İso:Pekii *hala sırıtır*
*bu esnada yandaki ağaçların arkasına saklamam Teoman çıkar*
Teoman:Oo iso beyler ile mi konuşuyoruz bakıyorum da keyifler de yerinde ver bi de ben konuşayım
*teoman telefonu Fadimenin elinden çekiştirir fadime bağırır Teoman zorla telefonu alır*
İso telefondan bağırır Teoman’a saydırır
İso:Ulan senı bi elime alsam varya bırak lan kızları ******** herif geliyorum lan oraya
Teoman:kızları burda bulabilirsen gelirsin *der ve telefonu isonun yüzüne kapatır*
Fadime:Ne yapmaya çalışıyorsun ya ne istiyorsun?
Teoman:İstediklerimi yapmani istiyorum tabiki canım *pişkin pişkin güler*
Fadime:Ne istiyorsun ya yeter artık yeter!
*Teoman cebindeki isonun kolyesini çıkartır*
Teoman:bunu görüyorsun değil mi
Fadime:Ver şu kolyeyi ya napıyorsun
*fadime parmak uçlarına kolyeyi almak için zıplar ama Teoman 1.88 olduğu için Fadimenin zıplaması hiç bir şeyi değiştirmez*
Teoman:Sakin ol canım vericeğim sana bu kolyeyi anlaşacağız şimdi
Fadime:Ne istiyorsun söyle!
Teoman:Ne istediğimi sende gayet iyi biliyorsun,bana o gitarı vericeksin prenses
İso gibi konuştum bak onun dilinden sen seviyorsun ya
*teoman yine sırıtır*
Fadime:Ya bu kadar acımasız bi insan olma ya yeter artık bıktım senden ve senin saçmalıklarından ver şu kolyeyi ya tabiki de kabul etmiyorum
*bu esnada yanda iso ile konuşan güneş isoya bulundukları yeti atmıştır ve iso oraya çok yakın olduğunu beş dakikaya geliceğini söylemiştir*
Güneş acele ile telefonu kapatır ve Fadimenin yanına koşar
Teoman:Peki o zaman kolyeye veda canım
Fadime:Bi dakika dur napıcaksın
Teoman:Denize atıcağım tabiki
*teoman koşarak denize doğru ilerler ve kolyeyi denizin derinliklerine atar*
Fadim:Ne yaptın sen ya *teomanı iter*
Teoman:Bunu sen istemiştin canım *der ve ordan uzaklaşır*
Fadimenin kulaklarında isonun dedikleri yankılanır,o kolyenin iso için ne kadar önemli olduğunu biliyordur fadime isoya bu iyiliği yapmalıdır,kendini isoya karşı borçlu hissediyordur.Fadime hiç bir şey düşünemez arkasına dönüp güneşe bakar
Güneş:Fadime napıyorsun? Yürü gidelim iso geliyor zaten hemen onu karşılayalım kolye daha da derinlere inmeden isoyu bulmalıyız koş
Fadime:İsonun gelmesine gerek yok
Güneş:Ne demek gerek yok?!
*fadime arkasını döner kolye gittikçe uzaklaşıyordur yapacak bişey yoktur isoyu beklemeye vakit yoktur fadime hiç bir şey demeden denize atlar*!
Güneş:Fadime dur napıyorsun fadime
*güneş bağırır çağırır ordan oraya koşar ama çok geçtir*
*Sorun şu dur ki fadime yüzme konusunda hiç iyi değildir,yüzmekten nefret eder ve o kadar da bildiği söylenemez*…
Bölüm etkileşimi
