4. bölüm / 22
ATMACA KALBİM4.bölüm
Bölümler 22Şu an: 4.bölüm
- 1 1.bölüm323 kelime
- 2 2.bölüm784 kelime
- 3 3.bölüm1.191 kelime
- 4 4.bölüm686 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5.bölüm636 kelime
- 6 6.bölüm848 kelime
- 7 7.bölüm775 kelime
- 8 8.bölüm862 kelime
- 9 9.bölüm997 kelime
- 10 10.bölüm730 kelime
- 11 11.bölüm490 kelime
- 12 12.bölüm613 kelime
- 13 13.bölüm1.015 kelime
- 14 14.bölüm1.149 kelime
- 15 15.bölüm972 kelime
- 16 16.bölüm939 kelime
- 17 17.bölüm882 kelime
- 18 18.bölüm1.118 kelime
- 19 19.bölüm389 kelime
- 20 20.bölüm1.247 kelime
- 21 21.bölüm697 kelime
- 22 22.bölüm960 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
🦅 ATMACA KALBİM
4. BÖLÜM
#herşeybirbirinekarışıyor
Serkan hastanede yatakta gözlerini açar.
Sevim: Uyandı uyandıı kızlar gelin!
Fadime babasının gözünü açtığını görünce göz yaşlarını hemencecik silip babasının yanına koşar.
Fadime babasının elini tutarak:
Fadime: İ-İyi misin babacım?
Serkan gözlerini daha da açar ve kısık bir sesle:
Serkan: İyiyim babacım, bir şeyim yok.
Fadime: Oh çok korkuttun beni babam.
Fadime o sırada babasına sarılır, babası da ona sarılır.
O esnada kapının önünde İso ve Sarp onları izliyordur.
Serkan: Neden geldi bunlar? (Kızgın bir ifadeyle.)
Sevim: Bitanem seni hastaneye onlar yetiştirdi. Onlar olmasa…
Serkan: Ne onlar olmasa!?
Sevim: Onlar olmasaydı ve seni yetiştiremeseydi kalp krizi geçirebilirdin…
Fadime derin bir nefes çeker ve koşarak dışarı çıkar.
Güneş: Of Fadime'nin yanına konuşmayın böyle şeyler ya!
Serkan “kızım” diyerek ayağa kalkmak ister ama kalkacak hali yoktur.
Sevim: Of ben ne yaptım ya, ağzımdan kaçtı…
Serkan: Tut o zaman o ağzını Sevim…
Güneş Fadime'nin peşinden koşar.
Güneş: Dur Fadime, dur ya!
İso: Allah Allah, noldu ki?
Sarp: Bilmiyorum, gel bi bakalım.
Kaan ve İso Güneş'in yanına gider. O esnada Güneş koşuyordur.
Sarp: Noldu, nereye böyle?
Güneş: Bizi bir salın artık nolur ya!
Sarp: Of biz ne yaptık şimdi ya…
İso: Noldu acaba…
Güneş Fadime'nin yanına gider.
Güneş: Fadime bi dur kızım be.
Fadime: Hava almaya çıktım, bir şey yok.
Güneş: Emin misin?
Fadime: Çok…
Güneş: Bu konularda ne kadar hassas olduğunu biliyorum.
Bu esnada Kaan ve İso yanda dinliyordur.
İso: Ne olayı ya?
Kaan: Bilmiyorum kanka, dinliyoruz işte.
Fadime arkasını dönünce İso ve Kaan'ı görür.
Fadime: Yaptıklarınız yetmiyormuş gibi bir de bizi mi dinliyorsunuz ya?
Fadime koşarak gider.
Güneş de hiç bir şey demeden Fadime'nin peşinden gider.
İso: Kardeşim biz ne yaptık şimdi ya…
Kaan: O değilde biz şu araba şeyini ne yapacağız ya? Bittik biz…
İso: Harbiden ya. Şimdi söyleyemeyiz de en iyisi biz gidelim, bi şekilde hallederiz.
İso ve Kaan arabanın sahibi olan eve gider.
(Olayları anlatıp izah ederler.)
Arabanın sahibi: Olur mu öyle şey ya! Ne saçmalıyorsunuz? Çocuklar, bende buna inanacak göz var mı sanıyorsunuz? Ama bu olay babanın kulağına gidecek İso, söylemeyeceğim sanma!
İso: Ya abi valla bildiğin gibi değil ya. Babamı karıştırma nolursun.
Kaan da ikna etmeye çalışır.
Arabanın sahibi: Ben diyeceğimi dedim artık. Bu ne rezillik ya! Arabam da yarına geldi geldi, gelmedi bu işin arkasına başka kişiler sokarım.
İso ve Kaan endişe ve pişmanlık ile evden çıkar.
Kaan: E kankam ne yapacağız şimdi? Bittik biz.
İso: Bizde çare tükenmez kardeş. Bi şekilde halledeceğiz. Ama biz önce kazanın olduğu yere gidelim. Arabayı öylece bıraktık orda.
Kaan: Doğru söylüyorsun kardeş, hadi.
Fadime: Daha iyi misin babam?
Serkan: İyiyim ya, hadi çıkalım. Bir sorun yok.
Doktor: Evet Serkan Bey, bir sıkıntı yok. Biraz istirahat edin yeterli. Geçmiş olsun.
Serkan: Tamamdır, sağ olun.
(Hastaneden ayrılırlar.)
Arabada iken…
Serkan: E kızlar söyleyin bakalım, şu iki oğlan nerde? O olayı unuttum sanmayın.
Güneş: Serkan amca bi eve gidelim, her şeyi anlatacağız. Şimdi olmaz böyle.
Fadime o esnada camdan dışarıyı izliyor, elinde bebeği dalmıştır.
Sevim: Fadime, sen iyisin değil mi kızım?
Fadime: İyiyim abla, sorun yok.
Serkan derin bir iç çeker.
Serkan: Güzel kızım, senin doğum günün de mahvoldu. Gerçekten çok üzgünüm. Telafi edeceğiz bu berbat doğum gününü.
Fadime: Baba benim zaten annemsiz geçen her doğum günüm berbattı ki… Nolucak, alıştım ben…
Derin bir sessizlik oluşur.
4. BÖLÜM SONU
İso ve Kaan arabanın önüne gelmiştir.
İso: Kankam aslında o kadar da kötü değil. Arabanın durumu, hallederiz biz ya.
Kaan: Sabah saydıran sen mi diyor bunu? Nasıl halledeceğiz?!
İso: Bi dur kardeşim ya, bekle. Telefondan açacağım.
İso'nun telefonu uçak modundadır. Uçak modunu kapattığında…
İso: Oha! Babam 27 kez, Zeynep 13 kez aramış! 64 kere yazmış! Her yerde bana ulaşmaya çalışıyorlarmış!
Kaan: Ana! Biz onları unuttuk ya. Vay kankam, senin de ne sevenin varmış.
İso: Annem olmadığı sürece sevenim olsa ne olur ki…
Kaan hemen olayı değiştirmeye çalışır.
Kaan: Ee kankam, bugün bizde kal bari. Şu arabanın sahibi babana falan haber ettiyse eve gitme.
İso: Bilmiyorum kanka ama gelsem Zeynep de gelse olur mu? Onu o evde tek bırakmak istemiyorum…
Kaan: Tabii ki de kankam.
İso'nun yüzünde düşünceli bir ifade oluşur.
Kaan: Ne oldu?
İso: Hiç… Hadi gidelim.
Ekran kararır.
— 4. BÖLÜM SONU —
Bölüm etkileşimi
