18. bölüm / 22
ATMACA KALBİM18.bölüm
Bölümler 22Şu an: 18.bölüm
- 1 1.bölüm323 kelime
- 2 2.bölüm784 kelime
- 3 3.bölüm1.191 kelime
- 4 4.bölüm686 kelime
- 5 5.bölüm636 kelime
- 6 6.bölüm848 kelime
- 7 7.bölüm775 kelime
- 8 8.bölüm862 kelime
- 9 9.bölüm997 kelime
- 10 10.bölüm730 kelime
- 11 11.bölüm490 kelime
- 12 12.bölüm613 kelime
- 13 13.bölüm1.015 kelime
- 14 14.bölüm1.149 kelime
- 15 15.bölüm972 kelime
- 16 16.bölüm939 kelime
- 17 17.bölüm882 kelime
- 18 18.bölüm1.118 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 19.bölüm389 kelime
- 20 20.bölüm1.247 kelime
- 21 21.bölüm697 kelime
- 22 22.bölüm960 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sevim tam telefonu kapattığı esnada Serkan gelir
Sevim:Günaydın nasılsın canım
Serkan:İyi iyiyim benim şimdi işlerim var biraz çıkıyorum öğlen görüşürüz
Sevim:Sende var bir şeyler,neyse zamanla öğreniriz hadi öpüyorum canım
Serkan bir şey demeden başıyla onaylayarak evden çıkar.
Serkan arabaya biner.
Serkan’ın kafasında Engin’in söyledikleri yankılanıyordur: “KIZINI ALACAĞIZ!”, “KIZIN OĞLUM İLE EVLENECEK SERHAT!”
Serhat bir seçim yapmak zorundadır ve o seçimi tam o anda yapmıştır.
GÜNEŞ - FADİME
Fadime:Ee şimdi biz İsogil ile konuşacağız diye böyle önden gidiyoruz da ya müsait değillerse haber vermeden falan gidiyoruz?
Güneş:Ya ne müsait olmayacaklar kızım, her gün kafelerdeler buralardaki.
Fadime:Sen bunu nerden biliyorsun ya?
Güneş:Ya şey, ya şey yani diyolar hep kafedeyiz biz diye.
Fadime:Kafenin bu kafeler olduğunu nerden biliyosun peki Güneşcim?
Güneş:Ya of tamam ya Instagramdaki hikayelerinden görüyorum.
Fadime:Of Güneş ya nasıl buldun onların Instagramlarını da hiç şaşırtmıyorsun.
Güneş:Orası bende kalsın hadi gidelim, kafeye varınca ararız onları. Sırıtarak.
KAAN - İSO
İso:İşte öyle oldu, ben de o yüzden geç gelmiştim. Sana da o anki şaşkınlıkla anlatmadım.
Kaan:Vay kardeşim vay. Ne yapacaksın şimdi? Bunu sonrasından bildiğin öğrenilirse işler kötüye gidebilir.
İso:Evet işte o yüzden bir çözüm bulmalıyız.
Kaan:Direkt Fadimeye bodozlama söyle gitsin ya.
İso:Olur mu öyle şey ya? Sonra ailesi yok olsun, olmaz öyle şey.
Kaan:Bence pek de bir aile oldukları söylenemez. Fadime halinden mutlu değil gibi.
İso:Ne mutlu olmayacak canım? Babası onu prensesi gibi seviyor, çok şanslı.
Kaan:Babası prensesler gibi seviyor sevmesine de anne olmayınca o prenses sevgisinin pek de anlamı kalmıyor be İsom.
İso duraksar. Kaan’ın dedikleri çok doğrudur.
İso:Haklısın be kankam.
Kısa bir sessizliğin ardından Kaan’ın telefonu çalar.
İso:Kim o?
Kaan:Aa Güneş arıyor.
İso:Aç aç.
Kaan telefonu açar.
KONUŞMA
Kaan:Alo.
Güneş:Alo selam Kaan, nasılsınız?
Kaan:İyiyiz, İso ile oturuyoruz öyle. Siz nasılsınız?
Güneş:İyi, biz de aynı oturuyoruz kafede. Müsaitseniz siz de gelsenize. Hep siz bizi çağırıyorsunuz, bu sefer de biz sizi çağıralım dedik.
Kaan İso’ya bakar ve başı ile onaylar.
İso kısık ses ile:
İso:Tamam de, tamam olur.
Kaan:Tamam biz müsaitiz. Yani ben her zaman müsaitim de İso’ya sordum, o da okey mi diye.
Güneş:Oldu o zaman, bekliyoruz. Kafenin ismi Bal Badem. Biliyor musunuz, bilmiyorsanız konum göndereyim.
Kaan:Bilmez olur muyuz ya? Biz gidiyoruz hep oraya. Geliyoruz hemen.
Telefon kapanır.
GÜNEŞ - FADİME
Fadime:Bak yaa, bir de bilmiyormuş gibi “Bu kafeyi biliyor musunuz?” diyorsun. Kızım sen fenasın ha.
Güneş:Ee tabii, belli etmemek lazım. Yalnız bir ara sen de göz at, kaliteli paylaşımları var.
Fadime:Aynen canım aynen.
Fadime:Sen onu boşver de ben bu İso’nun ağzını nasıl arayacağım ya?
Güneş:Basit işte kankam. Sohbet ederken konuyu bir anda kardeşlere çevireceğiz, sonra o sıra sorarsın sen de.
Fadime:İyi tamam da İso’nun Zeynep dışında kardeşi yok bence ya. Neyse, en azından içimdeki şüphe gitsin.
Güneş:Aynen öyle.
LEYLA NEREDE?
Leyla:Kimseye gözükmedin bak, değil mi?
?:Yok gözükmedim tabii. Kim anlar beni bu halde?
Leyla:İyi iyi tamam. Ver bana onu hadi.
?:Tamam al, dikkatli ol.
Leyla:Ya ne anlatıyorsun? Gözüm gibi bakmışım ben buna, şimdi mi dikkatli olamayacağım?
?:Orası da doğru.
Leyla:Tamam, hadi sen kimseye görünmeden çık. Tekrardan paranı gideceğin arabanın içine bıraktım.
?:Tamamdır.
ENGİN’İN ODASI
Engin:Bakalım Serhat’ın cevabı ne olacak. Zaman kısalıyor, son bir gün.
Engin ayakta ellerini arkaya bağlamış bir vaziyette sağa sola gidiyordur.
Engin:Kızını verirse çok işime yarayacak. Hapse girmek istemez herhalde. Kızını da bana vermek istemez. Acaba ne yapacak ya?!
Engin’in telefonu çalar.
İSO VE KAAN MEKÂNA GELİR
İçeri girerler. Fadime onlara elini kaldırır. Fadime’nin olduğu tarafa doğru giderler.
Güneş:Hoşgeldinizz!
Fadime:Hoşgeldinizz!
İso ve Kaan aynı ağızdan:Hoşbulduk.
Güneş:Hadi geçin oturun. Koltukları göstererek.
Kaan ve İso oturur.
Fadime:Ee nabersiniz? Görüşmeyeli uzun zaman oldu.
İso sırıtır.
Kaan:Daha 2 gün oldu ama işte birbirimizden ayrı kalamadık.
Kaan’ın bu lafı üzerine herkes Kaan’a kitlenir.
Kaan:Ne ya, kötü bir şey mi dedim ben? Neden öyle bakıyorsunuz?
İso:Kardeşim sus istersen ya. Ayağı ile Kaan’ın ayağına basar.
Güneş:Ee neyse, biraz sohbet edelim. Hayat nasıl gidiyor?
İso ve Kaan tekrar bir ağızdan:
İso ve Kaan:İyi.
İso bunu dedikten sonra duraksar. Bu sorunun cevabını İso da bilmiyordur ki. “İyiyim” deyip geçiyordur ama İso aslında iyi midir?
İso dalmıştır. Etrafa bakarken Fadime de ondan habersiz aynı konumda dalmış, dışarıyı izliyordur.
Kaan fısıldayarak:Şunlara bak.
Güneş:Evet çok güzel gözüküyorlar şu an. Hadi bu anı güzel bir anı bırakalım, foto çekiyorum.
Güneş ilk önce İso ve Fadime’yi çeker, sonra da kendini ve Kaan’ı. En son toplu çekinirken Fadime ve İso fark eder, arkalarını döner.
İso:Neden haber vermeden çekiyorsunuz ya? Ona göre bir saçımı başımı düzeltirdim.
Kaan:Kankam senin saçını başını düzeltmeye gerek mi var? Şuna bak bee.
Güneş:Tamam hadi kameraya bakın da çekeyim.
Fadime tam ortalamak için kafasını eğerken İso da kafasını eğmiştir. Tokuşurlar.
İso elini Fadime’nin kafasına, Fadime de elini İso’nun kafasına götürürken Güneş arka arkaya kameraya basmıştır. O anın fotoğrafını çeker.
Güneş:Muazzam oldu, tarihi eser bee!
İso:İyi misin Fadime? Bir şey yok demi?
Fadime:Yok yok. Sende var mı bir şey? Sen daha sert çarptın. Fadime elini İso’nun saçlarında gezdirir.
İso Fadime’ye bakakalmıştır. Fadime İso’nun kafasına bakarken rüzgârdan uçuşan kumral saçları İso’nun eline ve yüzüne geliyordur.
Fadime:Bir şey yok gibi gözüküyor. Sorun yok yani. Tekrardan özür dilerimm.
İso hâlâ Fadime’ye bakıyordur.
Fadime oturur.
İso zaten oturuyordur.
Arkadan Kaan:
Kaan:Yandı buralar yandı hee. Pişkin pişkin sırıtır.
Güneş:Hemde ne.
Kaan:İso, bir gittin oğlum bak bir.
İso alttan Kaan’ın ayağına sertçe bastırır.
İso:Bir sus artık oğlum.
Fadime:Ee konuya girmemiz lazım. Nasıl gireceğiz hadi Güneş? Kısık sesle.
Güneş:Tamam bekle, o iş bende. Kısık sesle.
Güneş:Aa Fadime, beni Yiğit aramış ya.
Kaan hemen atlar.
Kaan:Yiğit kim?
Güneş:Kardeşim. Sabah işin bitince ara, seni alalım demiştim de.
Kaan:Heee tamamdır. Kaan içinden oh çeker.
Fadime:Napalım o zaman? Az sonra kalkarız, içelim kahveleri.
Güneş:Tamam. Sizin de var mı kardeşiniz bu arada?
Kaan:Benim yok.
İso:Biliyorsunuz Zeynep var benim kardeşim, bir de…
Fadime ve Güneş hemen birbirlerine bakarlar. İso’nun ağzından çıkacak o kelimeyi merakla bekliyorlardır.
Güneş:Bir de?…
İso susmuştur. Gözleri dolar ama sakin kalır.
İso:Öyle yani. Neyse siz Yiğit’i almaya geç kalmayın, biz de kalkalım hadi.
Kaan:Noldu kardeşim ya?
Kaan anlar, hemen susar.
İso:Bir şey olduğu yok. Hadi kızlar görüşürüz. Gidelim Kaan.
Kaan:Tamamdır, hoşçakalın kızlar. Yine otururuz böyle.
Fadime ve Güneş ne olduğunu anlayamaz.
Fadime ve Güneş aynı ağızdan:
Fadime ve Güneş:Görüşürüz?
İso ve Kaan gider.
Güneş:Bak kesin söylüyorum, var bir şey. Söyleyecekti, sonra ne olduysa oldu. Tahmin ettiğimiz şey bence.
Fadime:Kesinlikle. Ama İso bozuldu gibi, bir değişik oldu. Yanlış bir şey mi söyledik ki?
Fadime’nin telefonu çalar.
Serkan arıyordur.
Fadime:Alo, efendim baba?
Serkan:Kızım senle bir şey konuşacağım demiştim ya, akşam olsun diye. Benim akşam işim çıktı da şimdi konuşsak olur mu?
Fadime:Olur babacığım. Sen nerdesin? Biz gelelim.
Serkan:Yok kızım, ben gelirim. İsogil de orda değil mi?
Fadime:Yok baba, onlar gittiler de sen acil değil demiştin. Şimdi neden böyle panik yaptın?
Serkan:Gelince konuşalım. Madem İsogil gitti, o zaman siz ofise gelin.
Fadime:Tamam baba. Geliyoruz. Hadi gelince görüşürüz.
Fadime telefonu kapatır.
Fadime:Allah Allah, babam baya panik yapmış gibi. Ne konuşacak acaba?
Güneş:Bilmiyorum ki. Hadi gidince öğreniriz.
Kızlar çantalarını alır ve çıkarlar.
BÖLÜM SONU
Bölüm etkileşimi
