32. bölüm / 50
Aşk Oyunu32. Bölüm
Bölümler 50Şu an: 32. Bölüm
- 1 1. Bölüm185 kelime
- 2 2. Bölüm137 kelime
- 3 3. Bölüm250 kelime
- 4 4. Bölüm217 kelime
- 5 5. Bölüm518 kelime
- 6 6. Bölüm360 kelime
- 7 7. Bölüm239 kelime
- 8 8. Bölüm286 kelime
- 9 9. Bölüm229 kelime
- 10 10. Bölüm146 kelime
- 11 11. Bölüm98 kelime
- 12 12. Bölüm172 kelime
- 13 13. Bölüm375 kelime
- 14 14. Bölüm169 kelime
- 15 15. Bölüm155 kelime
- 16 16. Bölüm543 kelime
- 17 17. Bölüm108 kelime
- 18 18. Bölüm241 kelime
- 19 19. Bölüm245 kelime
- 20 20. Bölüm248 kelime
- 21 21. Bölüm218 kelime
- 22 22. Bölüm91 kelime
- 23 23. Bölüm145 kelime
- 24 24. Bölüm210 kelime
- 25 25. Bölüm102 kelime
- 26 26. Bölüm173 kelime
- 27 27. Bölüm217 kelime
- 28 28. Bölüm115 kelime
- 29 29. Bölüm916 kelime
- 30 30. Bölüm104 kelime
- 31 31. Bölüm192 kelime
- 32 32. Bölüm1.102 kelime · Okuduğun bölüm
- 33 33. Bölüm237 kelime
- 34 34. Bölüm195 kelime
- 35 35. Bölüm114 kelime
- 36 36. Bölüm148 kelime
- 37 37. Bölüm58 kelime
- 38 38. Bölüm674 kelime
- 39 39. Bölüm319 kelime
- 40 40. Bölüm190 kelime
- 41 41. Bölüm154 kelime
- 42 42. Bölüm245 kelime
- 43 43. Bölüm394 kelime
- 44 44. Bölüm750 kelime
- 45 45. Bölüm147 kelime
- 46 46. Bölüm213 kelime
- 47 47. Bölüm147 kelime
- 48 48. Bölüm464 kelime
- 49 49. Bölüm377 kelime
- 50 50. Bölüm!568 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Elisa
Gün bittiğinde acele etmeden eşyalarımı çantama yerleştirdim ve Aslan'ın çıkmasını bekledim. Herkes ayrılırken yeni gelen bana bir kez bakıp yüzündeki nefret ettiğim gülümseme ile asansöre geçmişti. Gözlerimi kapatıp kendime bugün bin defa söylediğim kelimeyi tekrarladım. Sakinim.
Aslan odasından çıkınca bende yerimden kalkıp onun yanına geçtim. "Sabahtan beri hiçbir şey söylemedin." dedi bana bakıp yürürken. "Lütfen sadece gidelim." Endişeli bir yüz ifadesiyle bana baktı ama bir şey demedi. Birlikte onun arabasına geçtiğimizde onunla gideceğime biraz şaşırdığını gördüm ama yine de bir şey demedi. Telefonumu çıkarıp aşına olduğum ismi arayıp bulduğumda telefonu kulağıma götürüp bekledim. "Merhaba." Dilek benim bir buçuk yıl gittiğim psikoloğumdu. "Nasılsın Azra?" Ona anlattıklarımdan sonra bana hep Azra diye hitap ediyordu. "İyi sayılırım ama hafta sonu boşluğunuz varsa gelmek istiyorum." Defterine bakıp benim için bir saat ayarlarken beklemeye başladım göz ucuyla Aslan'a baktığımda bir bana bir yola bakıyordu merak ediyordu ama ben konuşmadığım için bir şey söylemiyordu.
"Cumartesi saat bir uygun mu?" Onu onaylayıp telefonu kapattım ve çantama atıp konuşmadan yolu seyrettim. Binaya geldiğimizde Aslan garaja park edip çıktığında bende indim. Yukarı çıkana kadar ikimizde konuşmadık, eve girdiğimizde ona oturmasını söyleyip odama geçtim ve üstümü değiştirdim. Mutfağa gidip bir tencereye su koyup kapağını kapattım. "Makarna seviyorsundur herhalde." Yanına geçip oturduğumda bana bakıp başını salladı. Televizyondan çalma listeme bağlanıp Taylor Swift'in I Can Do It With A Broken Heart şarkısını açtım. Şarkı tam beni anlatıyordu.
"Bir şey söyleyecek misin?" dediğinde ona bakıp yüzünü inceledim. Bugün odasından ne zaman çıksa aynı endişeli yüz ifadesiyle bana bakmıştı. "Ve oyunu boş ver direkt anlat." dediğine omuz silkip başımı salladım. "Anlatırım ama ilk yemek olmalı." Açken ben ben değilim özellikle de mutsuzsam, gerçi bunun da altında geçmişimden bir yaşanmışlık var.
Makarnaları yaparken Aslan da arkamdaki tezgaha yaslanmış beni izliyordu. Ne ben konuşuyordum ne de o konuşuyordu sadece beni izliyordu. Yemek hazır olduğunda makarnanın olmazsa olmazı kıymasını da hazırlayıp tabaklara koydum ve birlikte içeri geçtik. Yemek masasına yerleşip teşekkür etti ve yemeğine dokunmadan bana bakmaya başladı. "Yemek de olduğuna göre artık konuşabilirsin." Ona gülüp çatalıma makarna doladım. "Neden birini aldık?" dediğimde bana daha önceki verdiği cevabı verdi. "Bu kişiyi nereden tanıyorsun sen?" Tanımayı hiç istemezdim.
"O benim dibe vurma sebebim." Ağzıma makarnayı yıkıp onun tabağını işaret ettim. "Eski sevgilim." Bakışları sertleşti ama sözümü kesmeden dinlemeye devam etti bende en baştan anlatmaya başladım.
"Yakın arkadaşlar aracılığı ile tanıştığım birisiydi ve sonrasında sevgili olduk. Sonra ailemle tanıtım ailem onu baya sevdi kendi oğulları olarak gördü. Aradan zaman geçtikçe ilk zamanlardaki halimiz de değişti tabii. Ben takıntılı gibiydim ne derse inanacak haldeydim yani. Bu beni çantada keklik sanarak hep aldatmış ruhum duymamış. Bir gün en yakın arkadaşım dediğim kişi ile yakalayınca gözüm açıldı tabii. O gün kavga kıyametti zaten, narsist birisi sana kendini her şekilde kötü hissettirip suçlu gibi gösterebilir ve o da bunu yaptı." Ben önümdeki tabağı bitirip yeni bir tabak almıştım ama o sadece birkaç çatal alıp beni dinlemeye devam ediyordu.
"Sorunun tamamen bende olduğunu düşünmemi sağladı, kişiliğimden kadınlığıma kadar yerden yere vurdu yani. Sonrasında ben onun beni kimlerle aldattığını öğrendim söyleyenler oldu. Bütün arkadaşlarımla yatmış bildiğin. Ben öğrendikçe o suçu bana attı sonra da ailemden vurdu. Ailemizde sadakat çok önemlidir ve ailem saygısızlığa tahammül edemezler. Beni onlara kötü gösterip sanki ben onu küçük düşürmüşüm gibi gösterdi. Bununla da kalmadı ablamın eski eşi ile yattığımı, bizi birlikte yatakta görmüş gibi anlattı. Ailemde inandı tabii çünkü eski eşi Bodrumda yaşıyor bende hafta sonu için gitmiştim onu da söyleyince ablam başta olmak üzere herkes ona inandı." Eli ağzında beni dinlerken ona güldüm.
"Tabii ailemle de kalmadı ve bunu tüm çevreme yaydı. Ailem de ona inanıp beni dışladılar ve kapı dışarı ettiler. Ablam ve eski eşinin ilişkisi gerçekten çok sorunluydu ve ablam onun yüzünden düşük yapmıştı onun ismi geçtiğinde bile sinirinden yerinde duramazdı. Hal böyle olunca da beni göremeye tahammül etmedi. Yani kendimi bir anda ailesiz ve evsiz buldum, kimse yardım etmedi, yanına almadı ya da inanmadı. Bir süre sokakta yaşadım, hatırlıyorum tam iki ay sokakta kaldım ve bir akşam araba çarptı. O kadar acıkmıştım ki yoldan geçerken gözüm kararıp gelen arabayı da göremeyince hastanelik oldum. Dört gün yoğun bakımda kalmışım sonra normal odaya almışlar ama kendi kendime söylenip, sayıklayınca bir psikolog ile görüştürdüler. O kişinin o gün arkadaşı yanındaymış o da gelmişti. Durumu anlatınca benimle ilgilenmeyi kabul etti. Devlet desteği aldım ve bir yere yerleştirildim, bir buçuk yıl psikolog ile görüştüm ve kendime anca geldim."
Cümlemi bitirip ona baktığımda şaşkınca bana bakıyordu. Şimdi neden hep en dibi gördüğümü söyleyip durduğumu anlamıştı. "Ailen seni hala dışlıyor mu? Senin başına gelenlerden sonra bile." Başımı iki yana salladım. "Psikolog ile görüşürken bana gerçeği ortaya çıkarmam gerektiğini söyledi ve ikna etti. Bodruma gittiğimde bir iş için gitmiştim aslında ve orada otelde kaldım zaten otelden de hiç çıkmadım çünkü oteldeydi işim. Bunların kanıtını sundum ve eski eşi ile iletişime geçip atılan iftiradan bahsettim benim haberim olmadan gidip konuşmuş benim şahit gösterdiğim kişiler de olunca neyin ne olduğunu anladılar ama geç kaldılar. Şu an onlarla konuşmuyorum aslında gördüğüm oluyor selam veriyorum ama ablamla hiç konuşmuyorum." Aileme de fazlasıyla kırgındım aslında onlara bir selam vermek bu gerçeği değiştirmezlerdi ama ablam? Onun bana inanması gerekirdi.
"Ailene selam veriyorsun ama ablan?" dediğini ona baktım. "Ablamın ailemden önce yanımda durması gerekirdi çünkü o zor sürecin hepsinde sadece ben yanındaydım. Düşük yaptığında ben onun yanındaydım bir süre aileme söylemedi kendini hazır hissettiğinde söyledi ve ben ona tam destek olurken onun buna inanması? Hayır onu hiçbir şekilde istemiyorum." Başımı iki yana sallayıp arkama yaslandım.
"Kısacası böyle başıma gelenler bunlar ve şu an aynı yerde çalışıyoruz." Omuz silkip ona baktım o ise gözlerini bile kırpmadan bana bakıyordu. "Neden bunu bana hemen söylemedin? Onu kovardım." Başımı hızla iki yana sallayınca anlam veremeyerek bana baktı. "Hayır çıkarmayacaksın. O artık beni ilgilendirmiyor ne yaptığı umurumda da değil. Onca zaman sonra onu karşımda görmek şok etkisi yarattı ve kendimi kötü hissettim. Hafta sonu da bunu konuşmak için psikoloğun yanına gideceğim zaten."
"Arabada aradığın kişi o muydu?" dediğinde başımla onayladım. Yavaşça başını allayıp ellerini çenesinin altında birleştirip başını yasladı. "Böyle bir şeyin olacağını hiç düşünmemiştim." dediğinde güldüm. Kimsenin aklına gelmez zaten o yüzden ona anlayabiliyordum. "Hatta seninle ilgili de konuştuk." dediğimde gözleri merakla bana döndü. "Dilek yani psikoloğum. Ona senden bahsettim işe ilk girdiğim zamanlarda. O zaman birkaç kez gitmiştim çünkü bu olanlardan sonra ilk defa toplum içine karışıp işe gidecektim rahatlamamı sağlıyordu sonra senden bahsettim. Ara ara onu arayıp anlattım da hatta anonim olarak yazacağımı da söyledim. Bunu söylediğimde bana çok gülmüştü." Gülümseyerek benim dediklerimi dinledi.
"Şimdi ne olacak peki?" dediğinde omuz silktim. "Hiçbir şey ben kendi hayatıma bakıp seni sinir etmeye devam edeceğim." dediğimde güldü. O geldi diye hayat bitmiş olmuyordu.
Evet kitapta yazdığım ikinci en uzun bölüm :)
Siz Elisa'nın yaşadıkları hakkında ne düşüyorsunuz?
Bölüm etkileşimi
